DARBEYE DARBE YAPILDI

“Ne günler gördük biz.” diyeceğimiz o kadar farklı olaylarla karşılayarak yaşıyoruz ki zihnimizi toparlamaya fırsat bile bulamıyoruz. Yaşım itibariyle 12 Eylül’den başlayarak şahitliklerimi bir yere kaydediyorum. 12 Eylül, Özal’ın ölümü, 28 Şubat, e-muhtıra, Mit tırları, gezi olayları, 17-25 Aralık ve şimdi 15 Temmuz darbe girişimi.

            Arada kalan terör olayları, milletin içinden çıkan hainlerin yaptığı ahlaksızca saldırılar, gazeteci kisvesindeki teröristlerin kendi ülkelerini kurdukları cümlelerle satmaları, milletvekili görünümlü teröristlerin teröre verdikleri açık desteği ve daha nice gelişmeleri saymıyorum bile.

            Bu ülkeye ihanet ederek millete darbe yapmak isteyenler belki birçok hesap yaptılar ama milleti karşılarında göreceklerini hesap edemediler. Millet, darbecilere karşı çok sağlam bir sınav verdi. Tankların üstüne çıkmak gibi bir efsane anlatılırdı bu topraklarda. Anlatılanların gerçek olabileceğini bu millet canını ortaya koyarak gösterdi.

            Bütün bu olup bitene tiyatro diyenlere soralım. Bu nasıl bir tiyatro böyle? Yüzlerce insanımız öldü, binlerce insanımız yaralandı, meclis bombalandı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi karargâh gibi kullanıldı, sivil halka namlular çevrildi, Genel Kurmay Başkanı esir alındı. Cumhurbaşkanın kaldığı otele saldırıldı. Peki bütün bunlar olup biterken nasıl tiyatro diyeceğiz yaşananlara?

            Darbe dört saatte biter mi diyorlar? Darbenin karşısında millet dimdik ayakta durursa biter. TRT’ye yapılan saldırıyı halkın dirayeti sona erdirdi. Kanal D saldırısı, köprülerin ablukaya alınması ve olayların büyümemesi halkın kenetlenmesi sonucu bu kadar kısa sürede bastırıldı. Bu işe kalkışanlar belki birçok şeyi hesap ettiler ama halkın duyarlı olacağını düşünemediler. Kenan Evren’in “Tankların önüne bir kişi çıksaydı biz ihtilal yapamazdık.” dediği Türkiye değil artık burası. Gerektiğinde kenetlenmesini bilen bir yüreğe sahip olduğumuzu mecliste yapılan ortak açıklamalardan da anlamak mümkün.

            Neredeyse bütün haber kanalları ve yayın organları darbeye dur dedi ve ilk kez tek yürek olarak sesini yükseltti. Böyle yaptığımız zaman her zorluğun üstesinden gelebileceğimizi de tüm dünyaya gösteriyoruz. Aradaki darbe sevicileri de unutmamak üzere hafızalarımıza yazdık.

İhanet etmek, kendi vatanına kast etmek, kendi insanını hedef almak. Bunu ordunun içinde küçük bir grup yapmaya çalışmış olsa da hedefledikleri oyun bu topraklarda daha önce şahit olmadığımız cinstendi. Askerin kendi insanıyla karşı karşıya gelmesinin sonuçları tüm dünyada hep ağır bedellerle ödenmiştir. Ülkemizde de bundan önce ihtilaller oldu ama hiçbir zaman asker sokağa çıkıp insanlara rast gele ateş etmedi, meclisi bombalamadı.

            Ordunun içine yerleşen bu insanlar; vatanını seven, dinden imandan haberdar kişiler olarak yerleşmişti oralara. Hatta, başkaları gireceğini bunlar girsin, bunlar vatanını, milletini seven kişilerdir denerek göz yumulmuştu. Şimdi emri nerden aldıklarını görüyoruz ve ülkeyi nasıl bir felakete sürüklediklerine şahidiz. Yaptıkları her şey, kendi hesapları içinmiş, buna da şahit oldu herkes.

Ülkemizin yaşadığı bu zor günlere sebep olanlar ne kadar suçluysa, yaşananlara tiyatro diyen, başkanlık sistemi için yapıldı diyen de aynı derecede suçludur. Meydanlara inmek, yerini belli etmek ülkesini seven herkesin görevidir. Pencere arkasından olup biteni izleyip de hele bir ortam durulsun da ondan sonra çıkayım meydanlara diyenleri de kaydediyor tarih.

            Yıllar var ki meydanları özlemiş vatan sevdalısı ülkücülerin meydanlardaki birlik beraberlik pozlarını, Tokat Cumhuriyet Meydanı’nda coşkulu halka hitap eden CHP milletvekili Kadim Durmaz’ın birlik beraberlik mesajlarını da tarihe not olarak düşmek gerek. Bakıyoruz ki her akşam meydanda her görüşten söz sahibi kişiler çıkıp darbeye dur diyor. Bu birlik ve beraberlik çok önemli ve değerli. Bütün bunların yanında sesini çıkarmayan siyasiler de darbe olursa diyerek kurdukları hayalleriyle baş başa kalmaya devam etsin.

            Zor günleri aşmak için bir sınavdayız. Meydanlarda Recep Tayyip Erdoğan nidalarından kimse rahatsız olmasın. Darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren Başkomutan göreviyle darbeyi yöneten, kaçtı kaçacak diyenlere inat meydanlarda olan Cumhurbaşkanımız da tarihin şanlı sayfalarındaki yerini aldı. Son birkaç yıldır atlattığımız tehlikelerin tümünde Reis-i Cumhur’umuzun basiretli duruşu vardı. Bunu tüm dünya biliyor ve izliyor. Duyarlı olan tüm vatandaşlarımız gibi Başkomutanın talimatına uyarak meydanlarda olmaya devam edeceğiz. Bu toprakları kolay kazanmadık ki birkaç kendini bilmez satılmış zihniyetliye emanet edelim. Yerimiz ve duruşumuz vatan evlatlarının yanında her daim. Güvenle, cesaretle ve küçük hesapların peşine düşmeden. Allah yâr ve yardımcımız olsun.