DARBE

Milletin oyu ile ülke yönetimini ele alan yöneticileri, milli yönetimi yok sayarak, silah zoruyla yönetimden uzaklaştırmayı planlayan gayri meşru bir teşebbüstür darbe. Bu açıklamaya göre her ne sebeple yapılırsa yapılsın doğru görülemez. Böylece temel hak ve özgürlüklerin altı oyulur. Ülke daima geriye doğru gider. Demokrasi askıya alınarak keyfi yönetim gelir başa. En kötü demokrasi yönetimi en iyi darbe yönetiminden daha iyidir. Hayatım boyunca gördüğüm bu tür girişimlerde ülkenin daima demokratik anlamda geriye gittiğine bizzat şahit oldum.

            Demokrasiyi artık yerleştirmiş ileri ülkelerde kimse darbe yapmayı aklına getirmez. Partiler sadece siyasi görüşleriyle ülkeyi yönetirler. Kendilerine oy veren vermeyen arasında ayrım yapmazlar. Yani insanlara devlet yönetimi uygulanır. Herkes geleceğinden korku duymadan hayatını yaşar. Geri kalmış ülkelerde ise insanlarda bir devlete kendi görüş ve düşüncelerini hakim kılma vardır. Kibir hakimdir düşüncelerinde. Kendileri dışındakiler yanlıştır ve bu yüzden ülke kendi düşünceleriyle yönetilmelidir. İşte bu düşünce toplumu kutuplaştırır. Darbe yapmayı planlayanların elinde bir koz olur.

            Milli iradeye saygı duymak esastır. Bu düşünce toplumdaki her bireyin kafasına çivi ile çakar gibi sokulmalıdır. Seçilen yöneticiler de mevcut yasalar çerçevesinde, hak hukuk gözeterek, insanlar arasında eşitliğe azami özen göstererek yürütmelidirler çalışmalarını. Ülkenin gelişmesi ve insanların refahına olumlu katkılarda yaparlarsa yine seçilirler. Sürekli o koltukta oturmak istiyorlarsa da tek yolu budur.

            Ülkemizi buhrana sokan son darbe girişimindeki baş aktörlerin yaptığı asla tasvip edilemez. Artık sonlarının geldiğini anlayan bu insanlar dışlanacaklarını sezince onlar bizi yok etmeden son kozumuzu oynayalım düşüncesi içinde bu haince girişimi yapmışlardır. Neyse ki ordumuzun şerefli askerleri ve halkımızın darbeye karşı direnişi sayesinde amaçlarına ulaşamadılar ama kendileri intihar ederken insanların ölmesine sebep oldular.  Masum vatandaşın üzerine bombalar yağdıran, tanklarla ezen insan da olmaz Müslüman da. Allah büyük bir felaketten kurtardı Türk Milletini.  Kendi kazdıkları kuyuya düştüler.

            Türk ordusu emir komuta zincirinde dünyanın en disiplinli ordusuydu. Orduda birlik ve beraberlik zirvedeydi. Ordu üst yönetimi;  bu birlik ve beraberliği bozma ihtimali olan hainleri kendi iç dinamikleri içinde ayıklıyordu. Bu dinamiklere müdahale dilmesi yanlıştır. Eğer aynı şekilde devam edilseydi darbeyi yapanlar bu kutsal kurumun içine yuvalanamayacaklar şu anki rütbelerine gelmeden ayıklanacaklardı. Belki şu akut dönemde olmasa da her şey rayına oturduktan sonra bu konuda nerede hata yapıldığı enine boyuna düşünülmeli ve gerekli düzeltmeler yapılmalıdır. Ordunun kendini koruma içgüdülerine müdahale edilmemelidir. Bunun ne kadar önemli bir konu olduğunu yaşadığımız bu son darbe girişimi bize göstermiştir.

            Milleti yöneten kişilere bu olağanüstü durumda büyük görevler düşüyor. Ülkenin kurumlarından bu kişilerin ayıklanması doğrudur ancak bu işin hukuk çerçevesinde yapılması kurunun yanında yaşlarında yanmaması için özen gösterilmesi gerekir.  Adaletin kestiği parmak acımaz. Adalet ülkenin ayakta durması için en önemli konudur. Kini olan kişilerin suçlaması ile suçlu yaratılmasına dikkat edilmelidir. Yargıçlarımız verdikleri kararlarda yasalar ve vicdanlarını göz önünde bulundurmalı. Çağdaş devletlerde intikamın yeri yoktur. Yöneticilerimiz suçlamalarda yargıçlarımızın doğruları bulmalarında yardımcı olmalı.

            Ergenekon ve balyoz gibi davalarda ordumuzun değerli komutanları suçsuz yere hapislerde yattılar ölenler oldu. Onların bu durumlara düşmesini sağlayanlar bugün yaptıklarının cezasını çekiyorlar. Müslümanlığa sığmayan yalan ve iftiralarla neler yapılmadı bu insanlara. Darbeci diye tutukladıkları kişilerin ülkesine, vatanına bağlı kişiler, asıl darbecinin ise onları hapse atanlar olduğu ortaya çıktı. Yabancı işgal gücü gibi halka ateş açıp kamu kurumlarını bombaladılar.

            Darbeye ordumuzun geçit vermemesi yüreklerimize su serpti. Demokrasimiz bir daha kurtuldu. Böylece darbeciler emellerine ulaşamadılar. İnşallah bundan böyle bir daha ülkemizin darbe yaşamaması dileği ile saygılar sunuyorum.

26. 07.2016

Mehmet Tapar

 

Emekli Öğretmen