TECRÜBELERDEN AZAMİ FAYDALANAN KIZIM

Sevgili Kızım,

Sende bilmektesin ki, İnsanlar dünyaya geldiği zaman, ondan önce dünyaya gelmiş, başta anne babası olmak üzere başka  insanlarda vardır.  Sende bu dünyaya geldikten sonra  insanlar dünyaya gelecek, biz nasıl anne ve baba olduysak sende anne ve baba olacaksın  eğer kaderinde varsa. Sonra belki nine de olacaksın. İnsanların sırayla dünyaya gelmesinin hikmetini anlayanlar  hayata neden geldiklerinin bilincinde olarak, neyin kendilerine zararlı, neyin faydalı olduğunun bilincine ererek  yaşarsa mutlu, bunun farkına varamayan insanlar ise mutlu olduğunu zannederek mutsuz olurlar aslında.İnsanlar ilerde başkalarına verdikleri katkı ile  bıraktıkları eserler ile anılacaklardır. Bunun bilincinde olan anne ve baba  çocuklarına güzel bir kişilik  bırakmak için çaba harcar. Çocuklarının da torunlarına güzel bir miras olarak kişiliklerini bırakmalarını sağlar. 

Canım kızım,

 Gençler, genellikle çocuklar bir yaşa geldikten sonra  kendilerinden önce yaşamış ve  kendilerine rehberlik eden insanları dinlemeyerek, kendilerinin onlardan daha iyi bildiğini zannederler. Sen ise  anne ve baban olmak üzere büyüklerinden faydalanmaya, onların iyi bildikleri konuları da onlara sorarak öğrenmeye çalışmaktasın. Bu tutumun gerçekten  takdir edilmesi, alkışlanması gereken tutum.

Canım  kızım,

Hayatta başarılı olan veya kimseye muhtaç olmayacak kadar kazanan, ailesini  güzelliklere götüren insanlara baktığım zaman ortak noktalarının mutlak surette  anne ve babalarının, sözünü dinleyen, çevrelerinde  tüm imkansızlıklara rağmen zorluklara göğüs gererek  ayakta durmasını bilmiş insanların tecrübelerinden faydalanan insanların sadece mesleklerinde değil sosyal ve toplumsal hayatta da bunları yapmayanlara nazaran başarılı olduklarına şahit oldum.

Canım kızım,

Tecrübeli insanlardan faydalanmak  insanın yaşı ile başı ile değil, aileden gördükleri, içinde bulunduğu ortamın  durumu ile alakalı bir şey.

Mesela bir kız ailesinin tecrübesinden faydalanır, anne ve babasının sözlerini dinler ve uygularken, evlenerek sorumsuz, hayattan en istediğini anlamayan ve başı boş dolaşmayı marifet sanan insanların içine düştüğü zaman tecrübelere sırt dönerek, içinde bulunduğu aile gibi tecrübeli insanları küçümseyerek kendisini çok akıllı sanabilir.

Canım kızım,

Dedim ya, tecrübeli insanlardan faydalanan insanlar çok zaman rahat ederler. Çünkü tecrübeyi tekrar tekrar tecrübe etmenin  hiç faydası olmadığına inanırlar ve doğru düzgün hayatta yürüyen insanların izlerini takip etmenin, hayatı yeniden tecrübe etmekten daha kolay ve az maliyetli olduğuna ve verimli olduğuna inanırlar çünkü.

Canım kızım,

Tecrübeyi önemseyenler bu yüzden hayatta başarılı olmuş insanları anlatan roman, hikaye, başarı öykülerini dergilerden, gazetelerden okuyarak, kendilerine yakın olan, başarılı insanlarla güzel dostluklar kurarak, onları gerçek manada severek onlardan faydalanırlar.

Sevgili kızım,

 Bu yüzden seninle akşamları ödevlerini yaparken bizlerin yardımını istemektesin. Bilmektesin ki annen ve babanda senin geçtiğin yerlerden geçti. Onlarda senin okuduğun okullarda okudu. Onlara sormak, onlardan öğrenmek, kendi başına öğrenmekten, kendi başına zorlanmaktan daha güzel bilgi edinme. Bu yüzden de başarılı olmak isteyen insanlar tecrübeyi önce ailelerindeki tecrübelerinden, sonra okullarından, sonra arkadaş çevresinden ve hayattan öğrenirler. Öğrenmenin sadece  okulda, evde olmadığını, hatta okula giderken ve gelirken bile insanları izleyerek onların tutumlarından bile dersler çıkarmasını bilir akıllı ve tecrübeli insanlar.

Sevgili Kızım,

Biliyorsun ki, ben de yaşımız ilerlemesine rağmen öğrenmeye ve öğretmeye, sizleri de bizler gibi geliştirmeye  gayret etmekteyiz. Sadece sizler değil, ulaşabildiğimiz her insana da ulaşarak onların gelişimine de katkı sağlamak isteriz ve o ortamı sağlayacak yerlere gitmek isteriz ama çok zaman dar görüşlü, bencil insanlar,  “Ne edeceksin başka insanlara faydalı olmayı, sen çocuklarına bak” diyerek bizleri  evimize, iş yerimizde  odamız hapsetmeye çalışmaktalar. Çünkü onların görüş alanı bizim  hayatımızın evimiz ve işimiz ile sınırlı olmasını istemekte. Çünkü onların da hayatları evleri ve iş yerleri ile sınırlı. Kendilerinden daha tecrübeli, daha gelişmek isteyen insanları anlamamak nerede ise hayat felsefesi olmuş.

Canım kızım,

 Bizim gelişmemizi, insanlara faydalı olmak istememize rağmen” Sen işine bak” diyen insanların eğitimsiz, cahil insanlar olduklarını sanırsın ama  onların Üniversite, hatta iki Üniversite  tamamlamış, hatta  yüksek lisans bile yapmış insanlar olduğunu anladığın zaman, sende şaşar kalırsın. Çünkü zamanla okumanın ayrı, uygulamanın ayrı, insanları anlamanın ise apayrı şeyler olduğunu da  benim gibi yaşayarak anlayacaksın. Yaşamak insanı en güzeli öğreten büyük öğretmendir. Buna işte biz tecrübe demekteyiz. Bu en güzeli öğreten tecrübe adlı öğretmeni hayatta  ilerlerken sende benim gibi çok ama çok seveceksin benim güzel akıllı kızım.

Biricik kızım,

Bazı insanlara rastlarız, tecrübeden faydalanıyoruz zannederek anne ve babalarından sadece maddi çıkar beklerler. Bunlar sadece hayvani yönünü geliştirmiş, insanlıktan sınıfta kalmış insanlardır. Anne ve babayı sadece para gibi gören, onların yaşantısını, tecrübelerini anlamayan insanlara başka ne deriz biz. Ama hayatta ben bunları da gördüm. Hatta  seviyor görünerek kardeşinin maddi beklenti içinde olan insan. Çünkü maddi beklenti içinde olmayan insan kardeşinin anne ve babasının aylık geliri ve servetinin asla dedikodusunu yapmaz, onları sadece anne ve babaları olduğu için severler. Sen de anne ve babanı sadece bu yüzden sevmektesin. Onları sadece anne ve baba oldukları için seversen onların vereceği manevi değerlerin, bilgilerin aslında maddi  beklentilerinden çok daha güzel olduğunu göreceksin. Hayatta bu tecrübe de seni  geliştirecek. Ama önce sen tecrübeli insanları severek onlardan faydalanacaksın.

Canım kızım,

Başkalarının başarısını görmek istemeyen, ama kendi hatalarını da kimsenin görmek istemesini istemeyen insanlara da rastlayacaksın  hayatı tecrübe ederken. Onların bu tutumunu çok zaman da anlamayacaksın. Ama göreceksin iki, onlarda okullarda öğrendiklerine değil de anne ve babalarının davranışlarının doğru olup olmadığına bakmadan bilinçsizce kabullenmelerinden, anne ve babayı eleştirmenin ayıp olduğuna inanmalarından   dolayı onların görüşlerini benimsediklerini göreceksin. Halbuki anne ve babalar ayrı bizler ayrıyız. Saygılı olmak ayrı, anne ve babanın yanlışlarını cesaretle, açık yüreklilikle onlara  anlatmak farklı şeyler. Bunu  ne yazık ki çok insan anlamaz. Ama sen anlayarak, uygulayarak  hayatta daha çok güzelliklerin farkına vararak sevineceksin. Çünkü hayatın sadece evimiz ve işimiz arasında olmadığını, evimizden, işimizden dışarıda da hayat olduğunu, bu hayatta bizlerin maddi ve maneviyatına muhtaç insanlar olduğunu onlara da tecrübelerimizle, gücümüz nispetinde sadece akıl vermeyerek onlara yardımcı olmamız gerektiğini de anlayacaksın.

Canım kızım,

 İnsanlara tecrübelerimizi anlatırken,  onlara güzellikle anlatmalıyız. Onları suçlar mahiyette, onları aç gözlü insanlarmış gibi hakaret ederek  tecrübelerimizi anlatırsak hiçbir şey anlatamayız. İnsanlar kendilerine empati( kendimizi onların yerine koyarak) bakmamızı isterler. Burada bize yapılmadığını istemediğimiz bir davranışı bizimde  diğer insanlara yapmamamız gerektiği ortaya çıkar işte.

 

Canım kızım,

Küçük yaşta ödevlerini yaparken  tecrübelerden faydalanarak anne ve babana sorma öğrenme geleneğinin, hayatı öğrenme aşamasında da devam etmesini “ El elden üstündür “ atasözümüzü anlayarak, manasını iyice kavrayarak hayata geçirmeni candan dilerim.

 

Şimdi tecrübelerden faydalanan senin  tecrübelerinden de ilerde kendi çocukların olmak üzere bir neslin  faydalanacağına candan inanmaktayım