İşitme Engelli Milli Basketbolcu Emir Özoğuz: Fedakarlık yapmak büyük onur verici

*Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız, hangi okullarda okudunuz bugüne kadar, nerelerde çalıştınız?

EMİR ÖZOĞUZ: Ben 1989 yılında Bursa'da doğdum. Babam işi sebebiyle, ailem ile Afyon'a yerleştik. 1 yaşında yüksek ateşlenme geçirdim, işitme kaybım oldu. Bir İşitme engelli olarak iyi eğitimi almak için ailem Eskişehir’deki İÇEM okuluna yazdırdı. Kreşten üniversiteye kadar Eskişehir'de okudum. Üniversiteden mezun olduktan sonra Bursa’da özel şirkette grafiker olarak kısa süre çalıştım. 2012 yılında Ömss'de (özürlü personel sınavı) iyi puan alarak Ankara'ya atandım. Şimdi TRT’de memur olarak çalışmaktayım.

            *Ailenizden bahseder misiniz; anne ve babanız ne iş yapar, kardeşleriniz nerede okur, onların sizin çabalarınıza bakış açısı nedir?

EMİR ÖZOĞUZ: Annem bankacı, babam ise teknik öğretmen olarak çalıştı. Şuan annem ve babam emekliler. Tek kardeşim var, kendisi Eskişehir Anadolu Üniversitesi örgün işletme ana bilim dalını bitirdi. Şu anda Uludağ Üniversitesinde Uluslar arası Ticaret bölümünde tezli yüksek lisans yapmakta ve özel bir şirketin ihracat işlerini yürümekte. Benim başarıları olmam için ailem hep destek verdi. Aileme bu konuda çok borçluyum.

            *Basketbola başlama ve milli olma hikayenizi anlatır mısınız, sporda nasıl geliştiniz?

EMİR ÖZOĞUZ: Küçükken futbol hastasıydım. Ortaokulda her öğle yemeğinden sonra boş vaktimde koşa koşa futbol oynamaya giderdim. Şaka gibi okul arkadaşlarım arasında boyu en kısa olan bendim. Boyum kısa olduğu için ailem beni basketbola gönderdi. Basketbolu zevkle oynayarak kendim için gelecek hedefleri koydum, buna başarmayı hep düşündüm. “Kobe Byrant”ın sözleri (aşağıdaki yazdığı sözleri) beni çok etkiledi. İlk basketbol kariyerim Eskişehir İşitme Engelliler Basketbol takımında başladı, iki yıl içinde çok çalışıp milli takımına seçildim. İyi ki basketbola girdim. Fedakar bir sporcuyum.

KOBE BYRANT’in sözleri

İstiyorsan çalışırsın

Çalışırsan geliştirsin                                                                                                Gelişirsen hırslanırsın                                                                                                      Hırslanırsan kazanırsın                                                                                             Kazanırsan kazanırsın

            *Milli bir oyuncu olarak hangi başarılara imza attınız?

            EMİR ÖZOĞUZ: 18 yaşındayken ilk defa milli oyuncu olarak Avrupa şampiyonasında Almanya’nın Bamberg kentinde turnuvaya katıldık, 8. bitirdik. Basketbol tarihine geçmiş unutulmaz iki anım var . 1- 2009 yılında ev sahibi Polonya’da Lublin kentinde U20 Avrupa şampiyonu olduk. 2- 2012 yılında A Milli Takımı ile Avrupa şampiyonasındaki ev sahibimin Konya şehrinde 3. olma şansını kaçırıp 4. olduk. Diğer turnuvalarında istikrarlı şekilde ilk 8’e girme başarısını elde ettik. Gelecekte 2017 yılı Olimpiyat şampiyonasında ev sahibi Türkiye’nin Samsun kentinde yapılacak. Bu turnuvasında finale girmek için elimden geleni yapıyorum

            *İşitme engelliler genelde çekingen ve kelime hazinesi az siz gelişmişsiniz bunu neye borçlusunuz?

EMİR ÖZOĞUZ: Basketbol hayatımın ilk antrenmanına katılmak bana çok zor geldi. Eskişehir İşitme Engelliler takımına gelen oyuncular arasında yaşları en küçük bendim. Takımında bulunan tecrübeli abiler bana çok yardımcı oldular. Antrenmanda çok sık çalışarak yavaş yavaş kendimi geliştirmeyi başladım ve cesaretlendim. Kendimi geliştirmeme vesile olan hocalardan ilk başta Abdullah Ünlü olmak üzere Halil Ömeroğlu , Süha Demircan ve Rıza Ali Solmaz a teşekkür ederim.

            *İşitme engelliler ve işitme engelli sporcular için eğitimin öneminde bahseder misiniz ?

 

EMİR ÖZOĞUZ: İşitme engelliler için Türkiye’de bazı eğitimleri yetersiz olarak görüyorum. Eğitim çok önemli. İşitme engelli sporcular normal takımlarına gidip antrenman yapsın. Kendi geliştirmenin en kolay yolu budur.

            *Sporda bundan sonra nerelere gelmek istersiniz ?

EMİR ÖZOĞUZ: İleride basketbol antrenörü olmayı düşünüyorum. İşitme engelli oyuncuları geliştirmek ve başarı sağlamalarında bir pay sahibi olmayı çok isterim. Pozitif bir kişiyim. Hayatın ne getireceğini hep birlikte göreceğiz.

            *Spor bir işitme engelli olarak hayatınıza neler kattı ?

EMİR ÖZOĞUZ: Sporun insan hayatına katkısını tartışmamıza gerek yok, sağlıklı bir hayat , kötü alışkanlıklardan uzak tutma vs. Hele ki bizler için. Benim için ise öncelikle iletişim kurma becerilerim gelişti, takım içerisinde bulunan arkadaşlık ve izlemeye gelen taraftarlar kendime güvenimi geliştirdi diyebilirim fakat her şeyden önemlisi sağlıklı bir hayat kattı.

            *işitme engellilerin sorunları genelde neler, sizce çözüm yolları ne?

EMİR ÖZOĞUZ: İşitme engelli sporcular ile normal sporcular arasında spor yapma arasında bir fark yok. Duymayabiliriz fakat gözlerimiz görebiliyor, ayaklar ve kollar hareket edebiliyor. Fiziksel olarak büyük problemler yaşamıyoruz. Spor yapmak için engel yok, biz bahane üretiyoruz. Ben en çok istediğim şeylerden biri Türkiye Bölgesel Liginde oynamaktı fakat lisans sorunu yaşadım. Çünkü küçük yaşlarda basketbol altyapı oynamamam gerekliydi. Keşke küçük yaşımdayken altyapı basketbol okuluna gitseydim.

            *İyi ve milli sporcu olmak isteyen işitme engellilere neler tavsiye edersiniz?

EMİR ÖZOĞUZ: Spor, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini destekleyen çok önemli bir araç. 7-10 yaşları arasında spora başlamak gerekli olduğunu düşünüyorum. Çocuklar hangi branşı seviyorlarsa ve zevkle çalışıyorlarsa o alanda spor kariyerlerinde başarılı olabileceklerini düşünüyorum.