TOKAT’IN İÇME SUYU

1970’li yılların ilk yarısıydı. Çorum’dan İlkokul öğretmenim ve eşi, misafir gelmişlerdi. Öğretmenimin bir ara yengeme hitaben:

            -Biliyor musun Zekiye, Tokatlılar, musluktan içiyorlar demişti, imrenmeyle. Demek ki onlar damacana suyuna ta o yıllarda başlamışlar.

            Yıllar sonra biz de alıştık damacanaya. Önce banka ve bazı marketlerde gördük. Cadde kenarındaki dükkân sahipleri de sebil olarak sergilediler.

            Böylece Tokat’ın suyunun da bozulduğunu anlamış olduk. Biz de başladık damacana suyuna. En yakınımızda Niksar Ayvaz suyu vardı. Sonra Hayat, sonra Erikli, giderek uzak yakın illerimizde üretilen damacana suyu saldırılarına maruz kaldık. Komşum diyor ki, “Nerede üretilirse üretilsin, hiç biri vermiyor, musluk suyunun tadını...”

            Şairin “Önce ekmekler bozuldu.” Dediği gibi bizim de önce suyumuz bozuldu.

            İçme suyu borularımızın hayli eski ve asbestli borulardan oluştuğu söyleniyor. İkincisi bir belediye görevlisi içme suyu için gölet inşaatına başlandığını müjdelemişti. Boruların ne zaman değişeceği, göletin ne zaman hizmete gireceği konusunda halkın bilgisi yok. Bu konularla ilgili açıklama ile damacanalardan kurtulmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. 

 

            Mutfak tüplerinden kurtaran Allah’ın en kısa zamanda damacanalardan da kurtarması dileğiyle… Tabii, bu da yetkililerin samimi gayret ve çalışmaları sayesinde olacaktır.