ALTIN ÇAĞ

Yorgun günlerin serin mutluluğunu doyasıya yaşamak isterken bile aldığımız nefes, içtiğimiz çay, yediğimiz lokma boğazımızda düğümleniyor.

            Bin yıllık bir tarihi seyir içinde hiç rastlamadığımız, duymadığımız, görmediğimiz bir ihanet şebekesinin ülkeye yaptıklarını düşündükçe insanın havsalası duruyor.

            Bunu söylerken; bu melun, bu kâfir, bu haşhaşi çeteyi büyütmek istemiyorum.  Zaten ne kadar cüce oldukları milletimizin karsında güneşi gören kar gibi eriyip yok olmalarından, belalarını bulmalarından anlamak mümkün değil mi?

            Evet, gerçekten millet olarak, hatta ümmet olarak büyük bir badireyi alnımızın akıyla atlattık. Ümmet olarak diyorum; zira bu din kisvesine bürünmüş fetocu çetenin verdiği en büyük zarar hiç şüphesiz Ümmet-i Muhammed’e olmuştur.

            Batıdaki Müslüman karşıtlığı hareketleri tetiklemiş,  Avrupa’da, ABD’de ve dünyanın diğer ülkelerinde İslam düşmanlığı artmıştır. Belçika’da camilerin kapatılması, Müslümanların bir bir takip edilmesi; Almanya’da dindaşlarımızın fişlenmesini korkarım daha büyük sıkıntılar takip edecektir.

            ABD ve onun uşakları dün olduğu gibi, bu gün de, yarın da güçlü Bir Türkiye’yi asla istememişlerdir. Son iki yüz yıldır ülkemizin iki ayakları üzerinde yürümesine izin vermemişlerdir.

            İstiklâl Savaşı sonunda imzalanan LOZAN Paçavrası da ayağımıza vurulan bukağılardan birdir. Bu bukağıdan kurtulduğumuz an ki, “bu tarih 2023’tür”, ondan sonra bu milleti kimse durduramayacaktır.

            Mazlum milletlerin umudu, yoksulların süruru, kimsesizlerin kimsesi, zalimlerin korkusu olan bu millet, ebette dünyaya yeni bir “Altın Çağ” hediye edecektir.  Buna yürekten inanıyorum. Bu inancımı yaşadığım hiçbir an yitirmedim. En karanlık, en sıkıntılı günlerde bile bu umudumu, bu inancımı hiç bir zaman azalmadığı gibi bir kat daha arttı.

            Dün akşam Tokat Valisi Cevdet Can ile kısa bir sohbet yaptık.  Onun bir 15 Temmuz gazisinin düğününde yaptığı duayı dinlerken; “İşte Altın Çağın Valileri” diye heyecanlandım, sevindim, gururlandım. Hatta gözlerim doldu. Gözyaşlarımı yüreğime gömdüm.

            Biliyorum Sayın Valimiz Cevdet Can ve onun gibi onlarca valimiz, askerimiz, polisimiz, bürokratımız, memurumuz, esnafımız, işçimiz, emeklimiz, kadınlarımız, kızlarımız yani “Büyük Türk Milleti” var. Bu güzel milletle “Büyük Türkiye”  hayalinin köşe taşlarından biri olan “ALTIN ÇAĞI” yakalamak hiç zor olmayacaktır.

            Ne mutlu, Türk Milletinin insanlığı kurtarmak için, mazlumların ve masumların sevinci olmak; zalimlerin ve kendini “Kâinat İmamı” maskaralığına inandıran güruhun korkulu rüyası olmak için gayret gösterenlere…

 

Hepsinin,  Allah yar ve yardımcıları olsun.                                                                                                                                                                    Mehmet Emin Ulu