TÜRK-İSLÂM KÜLTÜRÜNE KAZANDIRILAN DEĞERLİ BİR ESER ” MİRKÂTÜ’L CİHÂD” ÜZERİNE

Bundan yirmi yıl öncesi 8 Haziran 1996 tarihinde Gaziosmanpaşa Üniversitesi ile Niksar Belediyesi koordinesiyle “Niksar’ın Fethi ve Danişmendname Niksar Bilgi Şöleni” düzenlemişti. Biz de o dönem Niksar’da Endüstri Meslek Lisesi Müdür Başyardımcısı olarak görev yapıyoruz. Niksar kültür ve sanatının zirveye çıkmasında-özellikle değerli eserlerin yayınlanmasında- büyük emekleri olan dönemin değerli Belediye Başkanı Av. A. Duran Ünverdi'nin istekleri doğrultusunda Bilgi Şöleni Tertip Komitesindeyiz.

            Çok değerli bilim adamlarının yanı sıra edebiyat dünyasına adım atmış bir araştırma görevlisi de o güne kadar çalışılmamış bir konunun “Mirkatü’l- Cihad’da Destani ve Tarihi Unsurlarının Değerlendirilmesi” başlıklı bildirisini sunmak üzere sahnede.

            Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Fakültesi’nde henüz çiçeği burnunda bir Araştırma Görevlisi olan Sivas-Yıldız 1965 doğumlu Ali Akar bu satırların yazarının daima iftihar ettiği yeğeni aynı zamanda.

            Bugün Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Ali Akar özellikle Türk Dili ve Türkoloji alanında yaptığı çalışmalarla ülkemizin saygın hocaları arasında yer almaktadır.

            Çalışma alanı ile ilgili olarak Türk Dili Tarihi, Tarihi Türk Lehçeleri konusunda yurt içinde ve dışında bilimsel toplantılara katılarak bildiriler sundu. Çok sayıda makalesi edebiyat dünyasında gereken yeri buldu. İşte yıllarını vererek ortaya koyduğu eserleri:

            Muğla Ağızları-2004,Türk Dili Tarihi Dönemi-Eser-Bibliyografya-2005, Muğla Yöresi Ağızları-2013Türkler-Uzun Bir Serüvenden Kısa Notlar-2014, Turkitanuv Giliminin Özekti Meseleleri Türkoloji İlminin Önemli Problemleri, Toplu Monografi-2015

            Ve bunlara ilaveten asıl üzerinde durmamız gereken çok değerli bir eseri (1997 yılında doktorasını yaptığı )2016 Ağustos’unda Türk Dil Kurumu Yayınları arasında yer alan 977 sayfadan oluşan:

            “Gelibolulu Mustafa Âli, Mirkatü’l Cihad, Dil İncelemesi-Metin-Dizin” i gün yüzüne çıkarmayı başardı.

            Burada bize düşen bu eşsiz eserin Türk kültür dünyasına hayırlı olmasını temenni etmek ve gecesini gündüzüne katarak bu destanı bugünkü dilimize çevirmek için yıllarını veren –yeğenim-Prof. Dr. Ali Akar’ı en kalbi duygularla tebrik etmektir.

            Beş yıl önce Tokat Gazetesi’nde O’nun hayatını ve çalışmalarını ihtiva eden:

            “Yıldız Dağı’nın Zirvelerinden Yükselen Bir İlim Bulutu” başlığıyla bir makale yayınlamıştım. Yanılmamışım demek ki, “Bu Bulut”2016 Ağustos’unda yeniden doldu taştı ve ilim dünyasına Ahmet Melik Danişmend Gazi’nin ruhunu serinletircesine sağanak sağanak Mirkatü’l Cihad'ı ile kez daha kahramanlık destanı olarak indi.

            Destanlar, milletlerin değişik zamanlarında yaşadığı önemli olayların kendi kültürüyle bütünleşerek ortaya konulan ve günümüze kadar ulaşabilen, edebi değer taşıyan eserlerdir.

            Danişmendname Türk dünyasında bilinmekle beraber, muhteviyatı Sivas, Tokat, Niksar, Amasya ve Çorum’u fetheden Melik Ahmet Danişmend Gazi’nin kişiliği etrafında oluşmuş yarı tarihi özellik taşıyan destanlardan biridir.

            Eserin yazılış tarihi tam olarak belli değildir. Bilinen Anadolu Selçuklu Hükümdarı 2. İzzettin Keyhüsrev’in emriyle 1245 yılında Mevlana İbn-i Alâ tarafından yazıya geçirilmesidir. 2.Murat döneminde Tokat Kalesi Dizdarı Arif Ali tarafından yeniden kaleme alınmış ve esere nazım bölümleri eklenmiştir. 17 Meclis olarak düzenlenen eserin bu nüshası elimizde bulunan nüshaların en eskisi olma özelliğini taşımaktadır.

            Destanın üçüncü safhasını Mirkatü’l Cihad (Cihadın basamakları)teşkil etmektedir. Osmanlı Tarihçilerinin önemli simalarından biri olan Şair-yazar Gelibolulu Mustafa Âlî, (1541-1600) Sivas’ta Defterdar iken1588’de görevinden azledilince bir hafta kadar Niksar’da kalır.Arif Alî ‘nin kaleme aldığı Danişmendname’yi bulur ve dikkatini çekince incelemeye başlar.Kırk gün gibi kısa bir sürede eseri yeniden yazarak Mirkatü’l Cihad adını koyar.

            Eserin günümüze ulaşan beş nüshası bulunmaktadır. Bunlardan birincisi İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi’nde Reşat Efendi Kitaplığında, ikincisi nüsha Çorum Hasan Paşa İl Halk Kütüphanesi’nde, üçüncü nüshası Tokat İl Halk Kütüphanesine kayıtlı olup Ankara Milli Kütüphane ’de, dördüncü nüsha Topkapı Sarayı Müzesi Türkçe Yazmalar Koleksiyonu’nda, beşinci nüsha ise Almanya Milli Kütüphanesi Türkçe Yazmalar Koleksiyonu’ndadır.

            Gelibolulu Ali bu çalışmasında Danişmendname'ye sadık kalarak eseri 117 bölüme ayırarak yeniden yazmıştır. Eserin ilk bölümünde Sivas Defterdarlığı’ndan azlinden, Arif Ali’nin bu eserini Niksar’da nasıl bulup sakladığından akabinde Battal Gazi’nin kahramanlığından, Danişmend Gazi’nin İslam’a yaptığı büyük hizmetlerden bahsetmiştir.

            Eserde Melik Ahmet Danişmend Gazi’nin merkezi Niksar’da Danişmendli Türk Devleti’nin kuruluşu ve sonrasında gaza arkadaşlarının Anadolu’da Rumlar ile müttefiki olan Ruslar, Gürcüler, Çerkezlerle yaptığı mücadeleler efsanevi, akıcı bir üslupla 117 bölümde anlatılmaktadır.

            Mirkatü’l Cihad’tayer alan tarihi bilgilerin yanı sıra coğrafi yer adları, şahıs adları günümüze ışık tutması açısından oldukça önemlidir. Eserin son bölümünde destanının içini çözümleyen 8000 kelimelik bir sözlük yer almaktadır. Bunlardan biri de çok tartışılan Tokat ismi üzerinedir. Tokat şehrinin adı üzerine çalışanlardan biri olan Amasya Tarihi Müellifi Hüseyin Hüsameddin,Turani bir kavim olan Tokayitlerden geldiğini ileri sürerken, Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Amalika Kavminden Dok’at adlı bir kahramanın adından kaynaklandığını söylemektedir. Tarih-i Ali Danişmend’ te Dokıya, Tohıya, Tukıya şeklinde geçer.

            Mirkatü’l Cihad’ta Dokiyye şeklinde Dokıya’nın biraz daha hafifletilmişini kullanmaktadır. Ali’nin “tok kat” etimolojisini surlu şehir anlamına gelen görüşü desteklenmektedir.

            Artık sıra, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Akar’ı Tokat ve Niksar’a davet etmeğe ve bu alanda yaptığı çalışmaları, Mirkatü’l Cihad adlı eserin bölgemiz açısından önemini bizzat kendisinden dinlemeye, ilgili kurum ve kuruluşların  bu tür çalışmaları yapan şahsiyetlere sahip çıkmasına gelmiştir.