Yazar Ayten Turan: İmza günümde beklediğimden daha iyi oldu

Yazar Ayten Turan: İmza günümde beklediğimden daha iyi oldu. Hemşerilerimin kitaba gösterdiği ilgi takdire değerdi hepsine sizin nazarınızda teşekkür etmek istiyorum

            *Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız, hangi okullarda okudunuz bugüne kadar, nerelerde çalıştınız?

AYTEN  TURAN: Tokat Reşadiye doğumluyum, köyüm Cehet köyü. Sonradan Almus’un bir köyü olsa da Reşadiye doğumluyum. 3 yaşımda ailemin İstanbul’a gelmesiyle devam eden hayatımız benim ilkokulu bitirdiğim sene babamızı kaybetmenin akabinde iş hayatıma başlamam gerekti çünkü evin en büyük çocuğu olmam dolayısıyla evin yükünü üstlenmem gerekliydi.

            İş hayatıma çıraklıkla başlamış olsam da azmin gücüyle ustalık ve dışarıdan aldığım eğitimlere modelist yönetici olarak devam etti. Hala dışarıdan okullarıma devam ediyorum Modelistlik eğitimi ve bağlama dersleri aldım ve birçok dalda sertifikaya sahibim.

            *Daha önce 2 kitap yayınladınız, konusu neydi bu kitapların?

AYTEN TURAN: Kitabımın konusu Türkiye’de kadınlarımızın yaşadığı sosyal fiziksel ve ruhsal şiddetti gerçek hayatları dinleyerek yazdığım Gölge Nesil adlı kitabım oldu.

2'inci kitabım İstanbul Karası, bıçkın bir delikanlının İstanbul büyük şehre gelip yaşadığı sıkıntıları kaleme aldım.

            *Bu kitabınız roman ve biraz daha geniş, roman gerçek hayattan mı yoksa kurgu mu?

AYTEN TURAN: Bana göre yazılan her roman tamamen gerçek ya da tamamen kurgu denilemez. Benim romanımda aynı, herkesin kendisini bulduğu bir nokta var diye düşünüyorum. Türkiye’deki sıkıntılı süreçleri 80'li yılları hatırlayanlar bilir gerçek ve kurgu harman halinde bunun ayrımını da okuyucuya bırakmak lazım diye düşünüyorum.

            *Roman kahramanı Asya'yı okurken nerede ise karşımıza Ayten Turan'ın şahsı çıkıyor siz hayatınızdan ne kattınız Asya'ya?

AYTEN TURAN: Asya’nın bana benzeyen tarafları var bunu inkar edemem; asiliği, dik başlılığı, huysuzluğu, gururu.. Fakat birebir Asya’nın yaşadıkları ben değilim kendimde de kattıklarım elbet var. Okuyucularımız Asya’nın nasıl bir fiziki ruhsal görüntü içinde görmek istiyorlarsa öyle olmasını tercih ederim Ayten olarak değil.

            *İstanbul’da ikamet etmenize rağmen kitabınızın ilk imza gününü Tokat'ta yapmanızın   anlamı nedir, ilgiyi nasıl buldunuz?

AYTEN TURAN: Tokat benim memleketim ama imza günü yapmak tamamen kendi kendine gelişen bir şey oldu planlı projeli olmadı.  Şansa ve evrenin bana getirdiği enerjiye inanan biri olarak olması gerekliydi diye düşünüyorum. İmza günümde beklediğimden daha iyi oldu. Hemşerilerimin kitaba gösterdiği ilgi takdire değerdi hepsine sizin nazarınızda teşekkür etmek istiyorum.

            İstanbul’da imza günlerim olacak tüm İstanbul’daki dostlarımızı okuyucularımızı İstanbul’da yapılacak imza günlerinde ağırlamaktan onur duyacağım.

            *Bundan sonra hangi kitapları yayınlamayı hedefliyorsunuz?

AYTEN  TURAN: Roman yazmaya devam edeceğim. Kendimi her romanımda daha da geliştirmiş olarak devam etmek istiyorum. Geleceğe yönelik projelerim var ama sürpriz olmasını istiyorum. Okuyucularımı her kitabımda daha da şaşırtarak bambaşka dünyalarda, hayatlarda can bulmalarını istiyorum.

            *Siz eğitimini zamanında yapmamış biri olmanıza rağmen kitabınızı okuduğumuz zaman sanki üniversite bitmiş bir öğretmenin yazdığı havası seziyoruz. Okul dışında nasıl eğittiniz kendinizi?

AYTEN TURAN: İlkokul mezunuydum ama irademle beraber yaşadığım zor şartlara rağmen iş hayatımın dışında kalan zamanda okumaya devam ettim, inşallah üniversite de okuyacağım. Diğer taraftan mesleğim dolayısıyla modelistlik eğitimleri aldım diksiyon dersi, iletişim dersi ve yönetim dersleriyle kendimi eğitmeye devam ettim ve bunların dışında bağlama derslerine de katıldım. Aslında en önemlisi benim için insanları okumaya gözlemlemeye çalıştım en önemlisi de buydu benim için. Kalemimin en güzel sermayesi insandı.         *Çok yazarın aksine havalı "ben büyük adamım, yazarım" havası yok sizde ve size ilgi gösteren herkese değer veren bir insansınız, bu durum hayatınıza ne katıyor?

AYTEN  TURAN: Öncelikle insan olmanın gerektirdiği bir şey olarak düşünüyorum, geldiğimiz mevki ne olursa olsun insan olamadıktan sonra hiçbir önemi yok. Böyle davranmak bana insan olduğumu hissetmeyi sağlıyor. Çevremdeki insanlardan üstün bir yanımın olmadığını biliyorum herkes her şeyi yapamaz.

            Bence ben de çevremdeki insanların özelliğini taşımıyorum yani yazmak ya da bulunduğum mevki beni diğer insanlardan üstün kılmıyor ve yukarıda da dediğim gibi ben kendime insanı yol seçtim, kalemimin malzemesi insan, ben insanları sevmez nankör olursam tuttuğum kalemde yazmaz zaten.

            *Romanınızı okuyan insanların bu romanı okurken hangi gözle bakmasını istersiniz?

AYTEN TURAN: Bu kişiye göre değişir diye düşünüyorum. Eğer bu romanım okuyucuya bir şeyler katmıyorsa çok üzülürüm, okuyucu kendinden bir şeyler bulmalı bu romanda ki kahramanlar bizden birileri diyebilmeliler. Yaşadıkları olayları kendi hayatlarına lanse edip renk katmalılar ve okurken acıyı mutluluğu ve yaşanmışlıkları bir ders olarak almalılar diye umuyorum.

            *Okumak ve yazmak isteyen gençlere başka ne tavsiye edersiniz? 

AYTEN TURAN: Bana göre okumak yazmak dünyanın gözü kulağı ve yaşam kaynağı gibi. Eğer insan istiyorsa başaramayacağı hiçbir şey olamaz. Okumak isteyen en zor şartta bile bunu başarır. Keza yazmakta istemekle başlar. Yani pes etmeyin okuyabileceğiniz kadar okuyun, şartları zorlayın, imkansızı başarın. Bunları yapıp istedikleri noktaya gelenlerin sizlerden fazlası yok unutmayın. Her şey istemekten başlar ve bence herkes ne isterse başarabilir.

 

            Çok teşekkür ederim güzel bir röportaj oldu. Sorularımızı sanki Ayten Turan değil roman kahramanı Asya cevaplamış gibi oldu… Başarılar dilerim.