TOKAT VALİLERİ TOKAT’IN 2.VALİSİ:MEHMET RAMİ GÖKÇE

*Cumhuriyetin yaşı büyütülerek görev verilen en genç valilerinden biri.

*Mütareke yıllarında dost görünen İngilizler tarafından tedavisi için verilen bir ilaçla zehirlenmek istenen bir devlet adamı.

*Çanakkale Muharebelerinde atılan bir kurşunun boynunda asılı duran dürbüne isabet etmesi sayesinde kurtulan bir komutan.

*Giresun’da altı yıl, Tokat’ta bir yıl çalışmasına rağmen Tokat’ı  unutmayan bir vali.

Tokat’ımızın ikinci valisi olan Mehmet Rami GÖKÇE’nin  hayatta olan kızı Ayşe Özger GÖKÇE ile aldığımız randevu üzerine Şubat 2016’da İstanbul’daki evinde TRT İstanbul Radyosu Yapımcılarından Dursun Taşdelen Ağabeyle birlikte görüştük. Görüntü kayıtlarını da aldığımız Ayşe Özger Hanım 2015 yılında Tokat’a gelerek Valimiz Cevdet CAN’la görüşmüş, babasının görev yaptığı şehri ve Niksar ilçesini  ilk kez görme imkanı bulmuştu.

Bu yazımızda Tokat’ta bir yıl kaldığı halde bu şehre hizmet için çırpınan, değerli projeler imza atan ve unutmayan Mehmet Rami GÖKÇE’yi elde edebildiğimiz bilgi ve belgelerin ışığında konu edineceğiz.

Ayrıca  bu satırlar arasından babası ile ilgili bütün dokümanları ortaya koyan rahmetli Valimizin kızı Ayşe Özger Gökçe Hanımefendiye bir kez daha teşekkür etmeyi borç biliyoruz.

 

            1885 yılında Dimetoka’da (Yunanistan) doğan Mehmet  Rahmi Gökçe’nin babası Elazığ Vilayet Matbaa Müdürü ve Mektupçusu Ahmet Hamdi Efendi ,annesi Ayşe İhsan Hanım’dır. İki kardeştirler. Gazeteci olan kardeşi Arif Oruç (Elazığ 1893-İstanbul 1950) siyasetle de ilgilenmiş,”Yarın” adlı bir gazete çıkarmış, zor günler geçirmiştir.

            Mehmet Rami Bey, Elazığ Rüştiyesinde orta, Üsküdar İdadisinde lise öğrenimini  pekiyi derece ile tamamlamıştır. 1908 Temmuz ayında Mülkiye Mektebi’nden mezun olduktan sonra aynı yıl 21 Aralık‘ta Edirne Vilayeti Maiyet Memurluğuna tayin edilmiştir. 31 Ekim 1909’da Edirne Nüfus Müdürlüğüne atanan M. Rami Bey,Balkan Harbi sırasında Edirne Muhasarası Hilal-i Ahmer (Kızılay)İaşe Komisyonu üyeliğinde bulunurken Edirne’nin Bulgarlardan geri alınmasından sonra da kurulan Türk-Bulgar Mübadele Komisyonu Delegeliğinde bulunmuştur.

25 Ekim 1913’de kaymakamlığa terfi ederek 27 Kasım 1913’de Eceabat, 8 Kasım 1915’den 30 Aralık 1915’e kadar Gelibolu Mutasarrıf Vekilliği’nde görevlendirilmiştir.13 Ocak 1916 ‘da Keşan Kaymakamlığına (13.01.1916-Mart 1916) atanmıştır.

            Eceabat Kaymakamı iken 19.Fırka Kumandanı Miralay (Albay) Mustafa Kemal’le tanışarak yakın işbirliğinde bulunmuştur.  16 Mayıs 1915’de Edirne Valisi Hacı Adil Bey, Gelibolu Mutasarrıfı Rıfat, Keşan Kaymakamı, Gelibolu Jandarma Kumandanı Esat Paşa ve o zaman Mayos Kaymakamı olan Rahmi Bey Kemalyeri’nde Mustafa Kemal’i ziyaret ederek cephede gösterdiği fedakârlık ve kahramanlık nedeniyle kendisini tebrik etmişlerdir.

            Hayatının bir bölümü Edirne’nin işgali ve kurtuluşu, 1.Dünya Savaşı Çanakkale Cephesi içinde geçen Mehmet Rami Bey, 25 Nisan 1914’de Arıburnu ve Anafartalar Muharebelerinde ordunun erzak ve cephanesinin süratle menzil ve ambarlara naklini sağladığı için 8709 numaralı beratı ile “Gümüş Liyakat Muharebe Madalyası” ile taltif edilmiştir.

            Mehmet Rami Bey ,7 Nisan 1916 ‘da İstanbul Nüfus Müdürlüğüne nakledilmiş 14 Mart 1921 tarihinde bu görevinden ayrılarak Anadolu’ya geçip Milli hükümet emrine girmiştir.

            Ankara Hükümetince 16 Mart 1921 ‘de Dâhiliye Vekâleti (İçişleri Bakanlığı) Nüfus Müdüriyeti 1.Mümeyyizliğine atanmış görevindeki başarılarından dolayı 8 Ekim 1922’de Çanakkale Sancağı Mutasarrıflığına getirilmiştir. Cumhuriyet döneminde Çanakkale’nin il olması üzerine 1 Ekim 1923’de Çanakkale Valiliğine terfi ettirilmiştir.

            24 Aralık 1924’de ise Tokat Valisi olan Mustafa Said Bey’in Trabzon’a atanması sebebiyle Tokat Valiliği’ne tayin edilmiştir. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kayıtlarında bu tayin:”9.11.1924 tarih ,Tokat Valiliği’ne Rami’nin tayini” şeklindedir. Bir yıl kadar burada görev yapan Mehmet Rami Bey Giresun’da özellikle 25 Kasım 1925’de çıkarılan Şapka İnkılabına bölgede muhalefet oluşması ve 4 Aralık 1925’de isyan çıkması üzerine İstiklal Mahkemesi’nin kurulduğu Giresun’a tayin edilmiştir. (16 Ocak 1925’de Ordu Valiliğine atanan Vali Mehmet Rıfat (VARDAR)Bey’in  (1863-1947)yerine) Giresun Valiliği sitesinde ildeki görevi 30.11.1925-14.09.1931 olarak görülmektedir.Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kayıtlarında 23.12.1925 tarih, Tokat Valiliği’ne Hüsnü’nün, Giresun Valiliği’ne Rami’nin tayini" şeklindedir.

            1926 yılında Bedia Hanım’la evlenmiş, bu mutlu yuvadan Ayşe Özger adını verdikleri bir kızı olmuştur.

            Mehmet Rami Bey,31 Temmuz 1931 yılına kadar Giresun’da altı yıl kalarak imar,eğitim ve sağlık alanında büyük başarılara imza atmıştır. 1931 yılında Ankara Merkez Valiliğine alınarak üç yıl bu görevde kalmıştır.

            1934 yılında İzmir Vilayet Heyeti Azalığına tayin edilmiştir. On yıl bu görevi sürdüren Mehmet Rami Bey,24 Ocak 1944 tarihinde Bursa Vilayetler Mensup İdare Heyeti Azalığına tayin edilmiş, 13 Temmuz 1949 ‘da yaş haddinden emekli olmuş, yerleştiği İstanbul’da 1977 yılında vefat etmiştir.

TOKAT YILLARI

            1924 yılında Tokat Deve Görmez Mahallesi’nde Gazi Mustafa Kemal’in Tokat’a gelişlerinde kaldığı Milletvekili Mustafa Vasfi Süsoy’unda  (1876-1934)evi olan mahalde Gazi Paşa İlkokulu’nun temeli atıldı. Temel atma törenine Dâhiliye Vekili Mehmet Cemil Uybeydin (1880-1957),Sıhhiye Vekili İbrahim Refik Saydam (1881-1942) ve Tokat Milletvekili Mustafa Vasfi Süsoy katılmışlardır. Bu okul 1928 yılında eğitime başlamıştır.

            Bu okulun yapılışı ile ilgili Mustafa Vasfi Süsoy’un torunlarından Nail Tuncer Süsoy bize şu bilgiyi aktarmıştır:

            Mustafa Kemal eşi Latife Hanım’la Cumhuriyet’in ilanından sonra 25-27 Eylül 1924 tarihleri arasında Tokat’a gelişindeki sohbet sırasında Mustafa Vasfi Süsoy tarafından bir okul ihtiyacı konusu gündeme getirilmiştir. Bunun üzerine Mustafa Kemal heyette bulunan Maarif Bakanını çağırarak gerekli talimatı vermiştir. Kısa sürede Ankara’dan tahsisat gönderilerek okulun yapımına başlanılmıştır.

            1921 yılında kurulan Himaye-i Efdal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) çalışmaları içerisinde Süt Damlası projesini başlatmıştır.Savaş sonrası sağlıklı kuşaklar yetiştirmek için annelere pastörize süt dağıtımı,muayene, tedaviyi amaç edinmiştir. Şimdiki belediye binasının arka kısmında bulunan bir binada bu hizmetler yapılmış, halk arasında süt dağımı yapılan, çocuk parkının da bulunduğu bölgeye Süt Damlası adı verilmiştir.

            Tokat Vilayet Matbaası kurularak bu matbaada 1925 yılında “Tokat” isimli haftalık bir gazete yayınlanmıştır.

            Tokat’ta bir çalışma programı hazırlatarak İl Genel Meclisi’nde onaylanmıştır. Ancak tayini çıkınca bu program maalesef yarıda kalmıştır. İstanbul’dan başarılı öğretmenleri Tokat’a tayin ettirmiş,öğretmen maaşlarını artırmış, biçki dikiş kursu açtırmıştır.

AYŞE ÖZGER GÖKÇE HANIM VE VALİ MEHMET RAMİ GÖKÇE’NİN HATIRALARI

            1930 yılında İstanbul’da doğmuşum. Annem Bedia Hanımdır. Kendisi Erenköy Kız Lisesi mezunu çok kültürlü bir hanımdı.  Ben de Üsküdar Amerikan Kız Kolejini sonrasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdim. Konservatuara devam ettim. Hürriyet, Milliyet ve bazı gazetelerde yazı yazarak gazetecilik yaptım. Yirmi yıl İngilizce Öğretmenliği yaptım. Otuz yıl kadar yurt dışında bulundum ve İngilizce Öğretmenliğinden emekli oldum.

            Annemin babası Miralay (Albay) İbrahim Ethem Bey Sarıkamış’ta 28.Tümen Komutanı ve Enver Paşa’nın sınıf arkadaşıydı. Kendisi de bu muharebelerde Sarıkamış’ta şehit düşmüştür.

Ben doğduğum zaman babam o zaman Giresun’da imiş. Bir yaşında iken yanına götürmüşler. Babamı 1931 yılında Ankara’ya, merkeze almışlar. Burada üç yıl kaldıktan sonra İzmir’e Vilayet Heyeti Azası olarak tayin edildi. On yıl burada kaldıktan sonra aynı görevle Bursa’ya atandı. Sekiz yıl da burada çalıştıktan sonra emekli oldu. Emeklilikten sonra kendini kitap okumaya verdi. Arkadaşlarıyla sık sık bir araya geliyor ülke meselelerini konuşuyorlardı. Babam Giresun’da altı yıl çalışmasına rağmen bize hep Tokat’ı anlatırdı.

            Babam Mehmet Rami Bey mütareke yıllarında Çanakkale’de görevli bulunduğu sırada böbreklerinden rahatsızlanır. İngilizler kendi doktorlarına muayene ettirirler.Doktorlar,Rahmi Bey’e bir pomat vererek ağrıyan yerine her gün sürmesini isterler. Ancak uyguladığı bu tedavi hastalığını daha da artırır bunun üzerine Türk doktor arkadaşları İngilizlerin verdiği şu ilacı bir getir de görelim deyince kendisine verilen ilacı götürür.Derler ki bu pomatderi yoluyla vücudu yavaş yavaş zehirleyen bir çeşit ilaçtır. Derhal bırakmasını salık verirler.İngilizlerin bu sessiz, sinsi suikastından kurtulan Mehmet Rami Bey savaş sonrası İstanbul’da tedavi edilir.

            Diğer bir hatırası da Çanakkale Savaşı sırasında bir düşman mermisi babamı hedef alır. Ancak babamın boynunda bir dürbün bulunmaktadır. Merminin çarpması neticesi kullanılamaz hale gelen bu dürbün onun hayatını korur.(Üzeri mermi ile delinmiş bu dürbün ailesi tarafından muhafaza edilmektedir.)

            Tokat Valiliği sitesinde bulunmayan Tokat’ın 3.Valisi ile ilgili yazımızda buluşmak üzere.