İşaret Dili tercümanı Faruk Bilge ile röportaj

İşaret Dili tercümanı Faruk Bilge: Öğretmenler üniversitede işaret dilini iyi öğrendikten sonra atanmalı

            *Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız, hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

FARUK BİLGE: Adım Faruk BİLGE. 1965 SİVAS doğumluyum. İlkokul, ortaokul, lise öğrenimimi Sivas'ta yaptım.. Okul hayatımda çeşitli işlerde çalıştım, aileme katkı amaçlı. Askerden kısa süre sonra kamuda  bir yıl DSİ 19 BÖLGE Müd. çalıştım. Daha sonra TCDD'ye girdim. Yaklaşık otuz yıla yakın kamu hizmetinden  bir buçuk sene önce emekli oldum. Kamuda çalışırken bir taraftan ek olarak 1995 - 1999 yılları arasında  beş yıl radyo programcılığı ve yönetiminde görev yaptım. Çok sayıda açık hava kapalı salon programları  sundum. Radyo ve TV'lerde şiir programlarına katıldım. Yerel radyoda şiir programı yaptım. Yine ilahi tarzında üç sanatçı arkadaşıma albüm yapımında büyük katkı sağladım. 1999 ve 2012 yılları arasında. Bu albümlerle ilgili Sivas'ta konserler yaptım. 1992 ve 2016 ve halen işitme engelli arkadaşlarımıza her konuda yardımcı olup ve Sivas işitme Engelliler Derneği yönetim kurulu üyeliği ve dernek tercümanı  olarak görev yapıyorum... İşitme engelli insanların hayatlarını kolaylaştırmak için her alanda Mustafa EPİK  ile beraber birçok proje ve programlar yapıyoruz... ENGEL OLMA DESTEK OL  TV programı hala devam etmekte... Şimdiye kadar birçok dernekte görev yaptım. Ayrıca edebiyatı seviyorum. Kısa adı SİFAHOD  olan Sivas fasıl Heyeti Aşıklar ve Halk oyunları Derneğinde yönetim kurulu üyesiyim. Sunum ve şiir  seslendirmesi yapıyorum, kısaca böyle...

            *İşaret dili ile tanışmanız nasıl oldu nasıl geliştirdiniz?

FARUK BİLGE: Bizim deri giysi, kemer ve çanta üzerine dükkanımız var. Yanımızda da Sivas işitme Engelliler derneği vardı. Cep telefonu yok o zaman. Arkadaşlar bizim dükkanın telefon numarasını  evlerine vermişler bizlerden bazı konularda iletişim kurmamız isteniyordu, biz de yazılı anlaşıyorduk... İşte  akşam eve erken gideceksin, gibi zaman geçtikçe yavaş yavaş bazı kelimeleri öğrendim işaretle fakat  çok azdı. Her şey Mustafa EPİK'in Sivas'a tayin gelmesiyle başladı. Hem teknik olarak hem de geniş bir  yelpaze olarak... İşaret dili eğitimi başlattık. Tekrar ben de katıldım... Derken tamamen içinde buldum  kendimi.

            *İşaret dilinin toplumumuz için önemini anlatır mısınız?

FARUK BİLGE: Dünyada her insan ve topluluklar gibi işitme engelli insanların da her şeyden önce insan  olduğunu ve onların da diğer insanlar gibi ya da diğer insanlarda olmayan özelliklerinden  faydalanmak  ve devletimize milletimize ve ailesine katkı sağlayacağı değerleri vardır. Bunların önünü açmak lazım. Şunu kesin bilmek lazım ki işitme engelli ile iletişimin yolu İşaret dilini bilmekten geçiyor... Bilmediğinizde  büyük ihtimal problem olur... İnsanların doğrudan ya da dolaylı olarak bütün resmi kurumlarda ve  büyük iş yerleri. Mecburi olarak ön iletişimi sağlayacak kadarda olsa işaret dili bilen çalışanını  bulundurmalı.

            *İşaret dilinin bir işitme engellinin eğitimde yerini anlatır mısınız ?

FARUK BİLGE: işaret dili edebiyatı sözlüğü şuan ülkemizde tam olarak yayılmış değildir. Yörelere göre  değişiklikler bir hayli fazla. Türk Dil Kurumu Sözlüğü Başta olmak üzere eğitim kurumlarındaki eğitimcilerin İşaret dilini iyi bilmesi sonrası usule uygun öğretilmesi ve aileler için çok önemli. Bu  sözlüğü güzel bir şekilde uygulamalı rastgele işaretlerle sıkıntı meydana geliyor. Zira işitme engelli  İnsanlar lise mezun olmuş ama sağlıklı insanlar gibi aynı seviyede değil. Aksine ilkokul 3-4 sınıf öğrencisi  gibi. Eğitim çok zayıf zira EKPSS sonuçları bunun en güzel örneği. Eğitimin şekli yeniden titizlikle  incelenmeli. Başta öğretmenler işaret dilini iyi bilerek üniversitede okula atanmalı... Bir başka ülkenin  dili gibi..

            *İşaret dili ile TV programı bile yapıyorsunuz. Bunun öneminden bahseder misiniz?

FARUK BİLGE: TV programı 2015'te başladı, Engel olma destek ol programı. Türkiye'de bildiğimiz  kadarıyla ilk program... İşitme Engelli Mustafa EPİK ile başladık.  Orada tercümanlık yapıyorum. Eskiden engelli çocuğu olan aile kendini suçlu hissederdi. Devletimizin de büyük katkıları var. Her şeye rağmen işitme engelli insanların seyredeceği sorunlarını ve yapması gerekenleri ekrandan rahat bir şekilde  izlemek. Eksikleri tamamlamak. hayattan bir takım bilgileri almaktır... konularına ve anlamlarına göre.. Program da İşitme Engelliler ve diğer engelli gruplarıyla birlikte engelli olmayanlarla hayatı paylaşmanın  her konudaki özetini yapıyoruz...

            *İşaret dili öğrenen çok ama işitme engelliler ile iletişime geçen isteyen az ne dersiniz?

FARUK BİLGE: İşaret dilini öğrenmek isteyen insanlar Sivas'ta verilen eğitimlerle birlikte yavaş yavaş  artıyor. Bu da sevindirici. Bu gönül işi zorunluluk yok... Kimi hobi olarak kimi bundan iş bulabileceğini  düşünerek ya da üniversitede bazı bölümlerde seçmeli ders veya zorunlu olması bunu ciddi anlamda  etkinleştiriyor... Biz bunu görüyoruz...

            *İşaret dilinin yaygınlaşması için neler yapılmalı?

FARUK BİLGE: İşaret dilinin yaygınlaşması önce işitme engelliler okullarında görev yapacak öğretmenler  üniversitede mecburi eğitimini alıp okula atanacak. Bu oradaki öğrencinin de kalitesini yükseltecektir. Aileler Devlet desteği ile işaret dili eğitiminden geçirilmeli daha okula başlamadan çocuğa ailede eğitim  verilsin. Üniversitelerdeki bazı bölümlerde tıp, sosyoloji, psikoloji, ilahiyat, sosyal hizmetler, el sanatları,   hukuk vs. gibi önemli bölümlerde işaret dili eğitimi mecburi olmalı. Ayrıca bu bölümlerin ilgili lise  bölümleri de içine alınmalı. Devletimizin bu konuda yapacağı seferberlik çok faydalı olacaktır.

            *İşaret dili öğrenen gençlere bunu faydalı hale getirmeleri için ne önereceksiniz?

FARUK BİLGE: İşaret dili öğrenen bir genç özellikle büyüklerimizin dediği gibi, "Bir lisan bir insan" işaret  dilini öğrenen insan iki insan olduğunu söylüyorum. Bu zenginliktir. Bilginin zararı olmaz. İnsanlara ve  insanlığa faydalı bir iş yaptığını ifade etmek gerekir. Ailesinde şuan yok ama ileride yakınlarında  olabilir... Rahatlıkla katkı sağlar bildikleriyle...

            *İşaret dilinin yaygınlaşması için belediye, üniversiteler ve valilik gibi kurumlar neler yapmalılar?

FARUK BİLGE: İşaret dilinin yaygınlaşması için şehir merkezlerinde bir yer istihdamı yaparak orada tüm  işitme engelli diğer engelliler ve gönül verenler rahatlıkla bir araya gelmeli, burada faaliyetler devam  ettirilmeli. Kurumlar kendi içlerinde duruma göre işaret dili tercümanı istihdam etmeli ve tüm kamu  personeli bu konuda belirli sürelerde eğitime tabi tutulmalı. Üniversitelerde akademisyenler bu konuda  çalışma yapmalı ve çeşitli konferanslar düzenlenmeli... Sivas'ta belediyemiz çok önemli adımlar  atmaktadır işaret dili eğitimi yaygınlaşması konusunda. İşitme engellilerin çocukları veya anne baba  kardeşleriyle olan günlük hayattaki iletişimlerini hayat akışını valilikle, aile ve sosyal politikalar il müd.  aracılığıyla yapılmalı. Yine diyorum her kurumda en az bir tane işaret dili tercümanı olması mecburiyeti  olmalı.

            *İşaret dili konusunda başka ne anlatacaksınız ?

FARUK BİLGE: İşaret dili insan hayatının bir başka iletişim şeklidir. Bu kardeşlerimizin sağlıklı insanlar  gibi kendilerinde olan her türlü yeteneklerini ifade edebilmelerini sağlayacak bir eğitim ve bu ifadeleri  yerine getirebilecek aile kurum ve kuruluşların oluşabilmesi mecburidir. Aksi halde bu insanlarımızın  çoğunu dilini bilmediğimiz ya da öğretmediğimiz için zayi etmiş oluruz... Son olarak devletimize çok  teşekkür ediyorum. TC tarihinde 4-5 sene önce aile ve sosyal politikalar bakanlığına ve birçok İl müdürlüklerine işaret dili tercümanı atadığı için... Saygılarımla...

 

            Çok güzel bir röportaj oldu Faruk Bey, İşitme Engelliler ve aileleri size işaret diline katkılarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorlar.