KUSURU BİRAZDA KENDİMİZDE ARAYALIM

Yazımıza bir hikâye ile başlayalım. İki kafadar hırsız kafalarına kestirdikleri bir eve bir şeyler çalmak için girerler. Eve girdiklerinde henüz kaldırılmamış bir yemek sofrasını bulurlar. Otururlar sofraya karınlarını bir güzel doyururlar. Ev sahibi ve çocukları gece yarısı olduğu için güzel uyku çekerler. Hırsızlar bu durumu iyi keşfettikleri için hiç rahatlarından ödün vermezler.

            Hırsızlar karınlarını doyurduktan sonra başlarlar evi karıştırmaya… O odadan bu odaya derken evin küçük yaramaz çocuğu tıkırtıya uyanır. Dinler tıkırtıları… Babasına, “Baba evde tıkırtılar var. Hırsız herhalde.” Der. Uykulu baba: “Oğlum uyu bu saatte hırsız mı olur?” Çocuk uyuyamaz. Babasını ve annesini uyandırmaya uğraşır. Nihayet uzun uğraşılardan sonra baba ve anne uyanır. Baba ve anne karşılarında iki hırsızla karşılaşırlar. Hırsızlardan birisi çok uyanıktır. Pabuç’un pahalı olduğunu anlayınca başlar arkadaşını dövmeye…” Seni hırsız seni, nasıl girdin bu eve. Neler çalacaktın ha! Seni polise vereyim de gör” Der. Ev sahibinin kafası karışır. Durumu kavrayamaz. Hırsız ve ev sahibi beraber arkadaşına iyi bir dayak atarlar. Çocuk, babasına “Babacığım bu adam da hırsız, numara yapıyor.” Dese de baba inanmaz. Dayak yiyen hırsız yakalanır. Fakat dayak atan hırsız kaçar kurtulur.

            Nasrettin hoca’nın evine hırsız girer. Herkes Hoca’yı suçlar. Hoca bu duruma kızar. Ve komşularına hiddetli bir şekilde çıkışır.” Hırsızın hiç mi kabahati yok.” der.

            Binali Yıldırım darbe ile ilgili dert yanmıştı:

            “MİT müsteşarı’na haberiniz yok muydu diye sordum, cevap vermedi

            Kumpas’tan mağdur olan Kurmay Albay Mustafa Önsel komisyona konuşmuş ve TRT’yi basan ve tutuklanan FETÖ’cü Kurmay Albay Tanju Poshor hakkında şunları söylemiş:

            “Poshor Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Muhafız Alayı Komutanı oldu. Haber gönderip “Bu adam Fettullahçı” diye uyardık, ama bir şey değişmedi.”

            Sadece bayram ve düğün davetiyeleri basan ve küçük bir matbaası olan Akın İpek bir iki yıl içerisinde nasıl holding sahibi oldu. Altın çıkarma imtiyazını ona kim verdi? Devletin bütün kitapları bunun matbaasında basıldı. Akın İpek’in annesinin elini bayramlarda öpmeye giden Cumhurbaşkanı kimdi? FETÖ’nün 16 Üniversitesine parsel parsel arsa veren Büyük Şehir Belediye Başkanları kim? KPSS sınavlarının çalınmasına göz yuman YÖK başkanını koruması altına alan kim? Daha yüzlerce soru cevap bekliyor.

            Dün farklı, bu gün farklı konuşanlar; bugün Balyoz, Ergenekon, Casusluk davalarının bir kumpas olduğunu söylüyorlar. Bu gün söylediklerini ertesi gün inkâr ediyorlar. Sorumluluktan kaçıyorlar.

            FETÖ yargıya, polise, orduya, okula, MİT’e, valilerin arasına, bankaya, fabrikaya, esnafın arasına, altın madenlerine, borsaya, belediyelere, aileye, camiye, mescide ve bütün teşkilatlara nasıl girdi.

            ByLock sistemiyle haberleşen bakanlar ve milletvekillerine ne yapıldı? Yeni bir sistem ile haberleşen bakanlar, milletvekilleri ve bürokratların olduğu söyleniyor. Bu güne kadar hangisine bir işlem yapıldı. Tutuklanan 100 binin üzerindeki sanıkların arasında bir tane AKP’li neden yok? FETÖ’cüler CHP ve MHP’de aranıyor. Bu bir hedef saptırma değil de nedir?15 Temmuz ruhu nerede… Her yere sızmış fakat AKP’ye sızmamış tek FETÖ’cü yokmuş. Buna kargalar güler!

            FETÖ soruşturması sonucu binlerce açığa alınan insanlar ve mağdur olan aileler… Sadece suçu çocuğunu FETÖ okuluna göndermek, bankadan havale yaptırmak ve para yatırmak olan karı-koca işten el çektiriliyor. Bunların çoluğu-çocuğu ne yiyecek ne içecek? Ömür boyu suçluluk duyacaklar.

            Bu gün yargıda hâkim ve savcı durumu ortada. Emniyette de durum aynı. Orduda uçakları kaldıracak savaş pilotu kalmadı dense yeri. Ceza evindeki pilotları imza karşılığı çıkarıp uçakları uçuruyoruz. Milli Eğitimde de binlerce öğretmen açığı var. Neresinden tutsan dökülüyor.

            En çok birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz bir zamandayız. Halen ve özellikle milli ve manevi değerler üzerinden siyaset yapmaya çalışılıyor. Bu gün seçim varmış gibi sorumsuz açıklamalar ve henüz yaraları yeni kapanmış tarihteki geçmiş olaylar Cumhurbaşkanı, Başbakan ve tarihle sorunları olan milletvekilleri tarafından kaşınıyor.

            Halkın suçu ne? Bütün zorlukları halk mı yaşayacak? Bizi yönetenlerin hiçbir şey olmamış gibi hareket etmeleri ve sorumsuz açıklamaları onları neden bağlamaz?

            Güneydoğuda PKK ile savaşılıyor. Her gün şehitler geliyor. Suriye’de İŞİD ve PYD ile mücadele ediliyor. Irak’ta Musul operasyonu başlatıldı. Türkiye saf dışı kaldı. Musul’da, Telafer’de Türkmenler kan ağlarken ve her gün cephelerden acı haberler gelirken neden dedikodulara bir son vermiyoruz.

            M.Luther KING’in sözü çok anlamlı:

            “Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik ama kardeşçe yaşamasını öğrenemedik.”

Millet bunlardan usandı, gına geldi artık. Birlik ve beraberlik zamanı… İleriki günlerin ne getireceği belli değil…

            Allah ordumuza güç ve kuvvet versin. Şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Aile ve yakınlarına sabırlar diliyoruz.