Anadolu Gençlik Derneği üniversite komisyonu konferansı soru cevapları

22 Ekim 2016 tarihinde  Anadolu Genlik Derneği Üniversite Komisyonu  daveti ile Tokat Gençlik Merkezinde üniversiteli bayan öğretmenlere bir kişisel gelişim konuşması  yapmıştık. Bu konferansımız sonunda  soruları cevaplamıştık. Bu sorulara verdiğimiz cevapları bir defada burada cevaplayarak  okuyanlar faydalansın  diliyorum.

            *Okuduğunuz  kişisel gelişim, diksiyon, yüz okumayla ilgili bizlere tavsiye edebileceğiniz kitaplar ve dergiler var mı, bende okuyarak kendimi geliştirmek istiyorum, hangi  kitapları ve yazarları tavsiye edersiniz? (Beyza Betül Güzel)

CEVAP: Kişisel gelişim kitaplarını sizlerin seçmesi daha  doğru olur. Tavsiye edilen  kitapları anlayarak uygulayarak okumazsanız bir faydası olmaz. Çok genç bizden tavsiye kitap istiyorlar ama biz kitapları da  hediye ediyoruz. Okuduklarını anlamayınca  gençler  “tavsiye ettiği kitaplar da bir işe yaramadı” diye düşünerek bizlerle irtibatı  kesiyorlar. Yani suçlu biz oluyoruz neredeyse. Halbuki  devamlı okuyan, anlamıyorsa anlayana kadar okuyan ve hayata uygulayan insanlar en basit kişisel gelişim kitaplarından bile faydalanabilirler.

            Benim de devamlı ve tüm eserlerini okumaya gayret ettiğim Doğan Cüceloğlu, Mümin Sekman, Muhammed Bozdağ faydalandığım yazarlardır. Bunlardan sizlerde faydalanır mısınız bilemem.

            *Kimleri kendinize örnek alarak hayatta engelleri aştınız? (Ayşe Ergin)

CEVAP: Hakkında kitaplar yazdığım Recep Yazıcıoğlu başta olmak üzere ülkemize kimler faydalı olmuşsa bizleri tarafsız olarak sevmişse ve kalbimizde yer etmişse  onlardan mutlaka faydalanmış ve  bunları da kitaplarımızda yazılarımızda sevgi ve saygıyla anmışızdır. Kalbimizde iz bırakan herkese selamlar olsun.

            *Önerdiğiniz kişisel gelişim kitapları nelerdir? (Nazlı Övecek)

CEVAP: Mümin Sekman'ın "Her Şey Seninle Başlar" kitabı başta olmak üzere yukarıda saydığım yazarlar  ve  faydalanacağınız her kitap.

            *Özgüven size  göre nedir, sizce sınırları var mıdır, özgüveni yüksek insanların sizce diğer insanlardan farkı nedir? (Nurgül Samur)

            Bu sorusu ile Nurgül Hanım Recep Yazıcıoğlu'nun liderlik sırları kitabımızı hak etti ve bizde hediye ettik. Umarım  hem kendisine hem de  çevresine faydalı olacak bir kitap.

CEVAP: Özgüven insanın kendine güvenmesidir. Özgüvenin sınırları ise insanlara maddi ve manevi olarak  zarar vermemesidir. Başkalarından  kendi güçlerini aşacak maddi ve manevi beklenti içinde olmamaları başkalarına maddi ve manevi zarar vermemeleridir. Bazı gençler muhataplarından ödünç kitap alıp vermez, güçlerinden  fazla olarak muhatabından maddi şeyler bekler ve ister bunu da özgüven zanneder. Özgüvenli insan  önce  karşısındaki insana da güven verir. Kendine güvenerek  insanlardan sadece bilgi ve sevgi beklemek bence özgüvenli olmaktır.  İnsanlara  verdiğimiz sözde durmamak aldatmak özgüven olamaz.

            *İşitme yetersizliğinizi ilk  öğrendiğinizde  veya anladığınızda  ne yaptınız. İman gücünüzle daha güçlü mü oldunuz, yoksa böyle hayattan bıkkınlık mı oldu? (Yasemin Topçu)

CEVAP: İlk başta küçük yaşta olmamız nedeni ile bazı şeyleri anlamadık ama sonrasında kırgınlıklar  “artık okuyamaz”  falan gibi önyargılara üzülsek, ailemizin bilmediğinden dolayı  “isterse okumasa da olur”  anlayışına üzülsek de daha sonra sessiz olsa da hayatın güzel olduğu, insanların işitme engelli olsa da başkalarına umut moral verebileceğini anlayınca  hayata daha sıkı sarılarak çok okuyarak başarıyı yakalamakla kalmayıp bunu başkalarına moral vermeyi  de katınca doğru olduğumuzu anladım. Gerçi bu çabalarımızda maddi şeyler kazanamadığımız konusunda  aşağılansak, küçümsensek de bunun karşılığını bir gün göreceğimiz inancı ve umudu hayata daha  çok bağlanmamıza sebep oluyor.

            *Kendinizi ayrıcalıklı olarak görüyor musunuz, bence  görmelisiniz.  Çünkü farklısınız. (Ravza Bekcan)

CEVAP: Ayrıcalıklı görmek değil de  insanların gereken değeri vermemesi bizleri üzüyor. Hem toplumun bireylerinin çocuklarının çok okumasını isteyip de hem de çevrelerinde yazarlara saygı duyacak onların kitaplarını alarak  çocuklarına  hediye edecek yerde  onları  seviyoruz diye yazarları hafife almak  gereksiz şakalaşmalar girmek  tutumu insanı üzüyor. İsterdim ki kitaplarımız daha  çok insana ulaşsın. Daha çok konuşmalara davet edilelim. İnsanlar  bizlere faydalı olamıyorsa  gereksiz şakalarla bizleri üzmesin.

            *İnsanlara yardımcı olmayı çok seviyorsunuz. Bu yardımların hayatınızda  ne kadar  pozitif  ve negatif etkisi oldu, başarıya ulaşmanızda  en büyük destekçiniz kimdi? (İrem BİTER(

CEVAP: Yol gösterdiğimiz insanların seneler sonra  bizim çocuklarımıza yol gösteren konuma gelerek yol göstermeleri ve yardımcı olmaları, seneler sonra  bizi arayan  geçlerin “keşke sizin anlattıklarınızı daha  iyi dinleyerek uygulasaydım” diye cevap veren insanların  tutumu bizi gerçekten de  mutlu ediyor. Ancak  toplumumuzun geneli  nankör olduğundan seneler sonra bile hatasını anlamayarak bizim hakkımızda  olumsuz konuşanlara rastlamak da üzücü. Biz güzel örneklere odaklanarak yazılarımızda  güzel örnekleri anlatarak yolumuza devam etmekten her zaman mutluluk duyuyoruz. Gençlere de olumsuzluklara bakmadan olumlu olaylara  bakmaları ve  olumlu insanlarla her zaman haşır neşir olmalarını tavsiye ediyorum.

            Başarıya ulaşmamda tabii ki en büyük destekçilerim annem ve babam ve  öğretmenlerimiz ve   sizin gibi bizi dinleyerek  kitaplarımızı okuyarak faydalanan insanların başarımıza katkısını  inkar edemeyiz. Gönül isterdi ki daha  çok insana kitaplarımız konferanslarımızla  ulaşalım.

            *Hediye ettiğiniz defterler için teşekkür ederiz. Rica etsek hatıra olsun diye imzalayabilir misiniz? (Şura Kurt)

CEVAP: Ben de teşekkür ederim hediyelerimizi kabul ettiğiniz için.

            *Hocam ben çocuk  gelişimi bölümünde okuyorum. Ve özel eğitim dersim var.  Hocamla konuştuktan sonra sizi sınıfımda  görmekten mutluluk duyarım. Hocama sizden bahsedip sizi üniversiteye davet etmek istiyorum. Rica etsem gelir misiniz? (Yasemin Topçu)

CEVAP: Bizde davet edildiğimiz yerlere severek giderek gerek  Üniversitelerde gerekse  liselerde kendini geliştirmek isteyen gençler ile  öğrenci yurtlarında  buluşmak ve onlara  kişisel gelişimin önemini anlatmak  onlarla sohbet etmek güzel soru soranlara kalemler   defterler  hatta en güzel soru soranlara  şimdi olduğu  gibi  kitaplar hediye etmek her zaman bize mutluluk verecektir.

            *Gazetede yazdığınız yazılar genel  olarak işitme engellilerle ilgili konular mı yoksa konu olarak her gün farklı konuları mı ele alıyorsunuz.

            Hiç özgüveninizin kırıldığı konuşma yapmaktan  vazgeçtiğiniz bir zaman oldu mu, oldu ise sizi vazgeçiren unsur neydi? (Rabia Dana)

CEVAP: Konuşma yapmaya davet edildiğimiz zaman hemen hemen her davete icabet etmeye bakarız. Yalnız uzak mesafelere davet edip de yol konaklama karşılamayan insanlar ile davet edelim deyip de sonradan hiç aramayan çok insan olmuştur. İnsan davet  ettiği zaman bu gerçekleşemese de bunu muhatabına sonradan arayarak bildirmesi bir nezaket icabıdır  ve bunu yapmayanlar insanı ister istemez üzmektedir. Bir de sadece  bizi konferanslarda dinledikten sonra iletişimi kesen insanlar üzer arada bir araya gelerek  sohbet etmek  sosyal medyadan mesajlaşmak sevdiğimiz yazarlar ile aynı şehirde isek sohbet etmek motivasyonumuzu yüksek tutar ve aynı zamanda bize özgüven verir.

Ben şahsen istekli hevesli gençlerin sesi olmak onlarla  köşemde röportajlar yaparak kamuoyuna söyleyecek sözü olanlara  imkan tanımaktan memnunluk ve mutluluk duyuyorum.  Hatta  isteyen  öğrenciler ile birden fazla defa röportaj yaptığım olmuştur çok zaman bu bakkal da olabilir yazar da  öğrenci de  öğretim üyesi de. Kimseye hakaret etmeden onları kırmadan düşüncelerimizi kamuoyuna açıklamayı  öğrendiğimiz zaman toplum olarak iletişim konusunda gelişme sağlamış oluruz. Bütün sorunlarımızın sebebi çok zaman iletişim kuramamak ve yanlış iletişim kurarak birbirimiz arasında köprü kurmak isterken  duvar  örmeye kalkmamız. İşte bu yüzden de toplum olarak mutlu olamıyoruz.

            *Bir soru bulamadım ama sizi çok sevdim. İyi ki sizi tanıdım. (Serap Macit) 

CEVAP: Teşekkür ederim bu duygunuz iyi niyetinizin dışa yansımasıdır. Ben de sizlerle tanışmaktan  mutluluk duydum.

 

            Bu arada işaret dili kursuna giderek   işaret dili öğrenerek işitme engellilerle daha  iyi iletişim kurmak azmi ve amacında olan Zeynep  Şahinbaş'ın bizi orada dinleyerek  hemen Anadolu Gençlik derneği için de bir konuşma tertip etmesi  gerçekten takdir edilmesi gereken bir davranış. Kendisine teşekkür ederek hayatta iyi bir sınıf  öğretmeni ve anne olacağına inancımızı tekrar  dile getirmekten mutluluk duyuyorum.  Bizi davet ettiği için buraya gelerek konuşma yaptık.