DOST VE SEVGİ ÜZERİNE

Bunca sevgisizliğin olduğu bir dönemde sevgiden başka sarılacak neyimiz var Allah aşkına?

Hiçbir şey!...

Uzun zamandır bilgisayarın başına oturup köşe yazısı yazmamıştım. Aklıma ilk gelen konu sevgi olmuştu.

Sevgili dostum, Bedrettin Beyin bu konudaki yazısını görünce de dayanamadım, aldım o yazıyı aynen size naklediyorum.                   

“Ağaca dost ol, komşuya dost ol, süfli olmayana dost olacağız

Kendimize ve gayrimize dost olacağız

Tarih ve coğrafyaya dost olacağız

İşimize, aşımıza ve eşimize dost olacağız

Zamana, eşyaya ve mekâna dost olacağız

Derdimize, çilemize, zehrimize dost olacağız

Niyetimize, amelimize ve ahirimize dost olacağız”

***                     ***

Dost sözlükte, “Birinin iyiliğini isteyen, onu gönülden seven;

İyi görüşülen, sevilen, güvenilen kimse arkadaş”

Aşık Veysel ne diyor?

“Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın

Düğün olur, bayram olur/ Dostlar beni hatırlasın”

Dost kapısına kimler gelir?

O vefa gibi asil duyguları kimler taşır?

“sevenler…” yani  “yarenler…” taşır.

Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya, Huda’ya yakarır;

“Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız/ Ve vatansız bırakma Allah’ım

Müslümanlıkla yoğrulan yurdu/ Müslümansız bırakma Allah’ım”

Rahmetli Mehmet Kaplan Hocamız, “İnsanları düşünmeye, aramaya,

Yapmaya sevk eden en büyük amillerin biri sevgidir” derlerdi.

Yahya Kemal Beyatlı,

 “Sürekli sevgiyi duydukça anne topraktan

İçimde korku nedir kalmıyor yok olmaktan”

Şairimiz, sevgi denilen hayat iksirini her birimize içiriyor

Ahmet Kabaklı Hoca, “şefkate çağrı” makalesinde şöyle derler;

“Şefkate çağrı, zulüm ile zalimle mücadeleye çağrıdır.

Daha güzel daha gayretli vicdanlı bir Türkiye’ye çağrıdır.

İşsizliğin,  bencilliğin, yolsuzluğun, fakirliğin kökünü kurutarak,

Buhranlara, bahtsızlıkları çile düğümlerini çözerek;

Sanatın mutlu dünyasında boy göstermeye çağrıdır”

Kabaklı Hoca’nın eserlerine sıklıkla bahsettiği, “Alperen kimliği!”

O kimlikle bizler, “Malazgirt’te” buluştuk!

O kimlikle bizler, “Çanakkale’de” buluştuk!

O kimlikle bizler,  “Sakarya’da, Kocatepe’de” buluştuk!

O kimlikle bizler,  “15 Temmuz’da…” milletin iradesinde buluştuk!

***                      ***

Bir mütefekkirimiz ne diyorlar; “İnsanları sev ve kimseyi kendinden alçak görme.

Tevazu sahibi ol; zira en halis ziynet alçak gönüllülüktür.

Mütevazı olan kimse, en güzel ziyneti takınmıştır.

Kimseyi kendinden aşağı görme.

Hayatta haset etmeden say, kıskanmadan sev.

Bazı insanlar, başkasını sevmez. Öyle olma. Gıpta et,

Fakat haset etme.”(Süleyman H. Tunahan)

“Korku vicdana tesir/ sevgi illete hekim” diyebiliriz.

O halde bir büyük meşaley geliniz birlikte, asırlar ötesine yakalım…

Kupkuru hezeyanlar, kupkuru sevdalarla değil?

Ecdadımız bizlere öyle ibret şahikalarıyla dolu eserler bırakmışlar ki;

O eserlere nüfuz ettikçe,

İslam’ın, “şefkat ve hoşgörü dini…” olduğunu anlıyoruz.

O hoşgörü bizlere; sevgiyi, aşkı, bir daha içimize sindirerek öğretiyor.

Hadis; “Birbirinizi sevmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız”

İnancımız ne diyor?

“Kişi arkadaşının yolu üzerinedir”

O yol bazen bizlere katıksız, bazen aşina olduğumuz sıkıntılı bir yoldur.

Şuna iyi dikkat edelim; “Sevginin, muhabbetin azaldığı yerde menfaat;

Kin, düşmanlık ve isyan ortaya çıkar!”

Sevgi dolu bir tebessüme neler feda edilmez ki?

Şefkat yüklü bir bakıştan, tatlı bir dilden bu dünyada etkili ve güçlü ne olabilir ki?

“Yaratılanı, Yüce Yaratan için…” seviyor muyuz?

“Yetmiş iki millete bir gözle…” bakabiliyor muyuz?

Muhammet İkbal; “Çağımızın delirmiş insanın tedavisi için;

‘Sevgi Neşteri’ ve “Sevgi İlacı’ lazımdır.

Çünkü sevgi hem ilaçtır, hem hayattır, hem güçtür”

Bizlere güç veren, hayat veren ve dertlerimize ilaç olan;

Sevgi ve muhabbet kadar asil ne olabilir?

O asaletin kaynağından seslenen Sadi;

“Sevdiğimiz kişilerle konuşurken öyle konuşmalıyız ki,

Yarın onlarla dost olduğumuzda söylediklerimizden utanmayalım”

***                     ***

Sevgi bizlere aynı zamanda çok nazik bir çizgiyi,

Bir hassas dengeyi, bir izzet sahibi davranışın yolunu da açıyor.

Sevgi de saygı vardır, riya yoktur

Sevgi, dedikoduya malzeme vermez

Sevgi, paylaşma gibi asil bir duyguyu besler

Sevgi, birliğin ve diri olmanın adıdır

Sevgi, şiddeti, nefreti ve bencilliği reddeder

Sevgi, sabır ve şefkatle büyür; merhametle kökleşir

Yunus ne diyorlar?

“Ben gelmedim dave için/ benim işim sevi için//

Dostun evi gönüldedir/ Gönüller yapmaya geldim”

Sözün özü olarak, “Sevgi sadece insan varlığının değil;

Bütün yaratılmışların ortak hamurudur.” Bedrettin KELEŞTİMUR

Kısaca:

“Elif okuduk ötürü

Pazar eyledik götürü

Yaratılanı severiz

 

Yaratandan ötürü”