Burası Burdur, işte budur -3-

Bu topraklardan ünlü yazarlar çıkmıştır. Fakir Baykurt der ki, “kendi öyküm taşların dikenlerin arasından çıkıp gelmiş bir yazarın yüzyıllarca karanlıkta bırakılmış, bile bile yoksullaştırılmış, boş verilmiş, bakımsız bırakılmış köylerin birinden Burdur’a bağlı Yeşilova ilçesinin Akça Köyünde 1929 yılında arpalar biçilirken doğdum. Altı çocuklu, az topraklı bir köylü ailesinin yukarıdan ikinci çocuğuyum. Ama babam okuma yazma bilmiyordu. Akıllı olduğumu söylerdi babam. ‘Mutlaka okutacağım bunu’ der okşardı. Adım Tahir…….”

Fakir Baykurt

Bazı eserleri şunlar. Onuncu Köy, Yüksek Fırınlar, Yılanların Öcü, Yarım Ekmek, Amarikan Sargısı, Dikenli Tel, Irazcanın Dirliği…

Bu ilde yetişmiş önemli birkaç insanın ismini söylemekten mutluluk duyacağım. Çünkü bu topluma ve insanlığa hizmetleri dokunmuştur.

Fakir Baykurt yazar, Mustafa Balbay gazeteci yazar, siyasetçi, Osman Sınav film yapımcısı, Taner Barlas sinema ve tiyatro sanatçısı, Sümer Ezgü T.H.M Sanatçısı, Feridun Savlı sinema sanatçısı (Hababam Sınıfında “domdom” rolündeydi), Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Türkçe Kur-an’ı tefsir etmiş tercüman ve hattat, İbrahim Zeki Burdurlu ozan ve yazar.

Bazı önemli yazarların ve sanatçıların isimlerini saydım. Ama daha sayamadığım nice insanlar var. Bu yörenin insanı bilime, sanata ilime değer verdikçe, kalkınamıyorum gelişemiyorum demek nafile. Gelişmeye giden tek yol da okumaktan gider. “Kitap okumak... Önce cehaletten, sonra sefaletten daha sonra felaketten kurtarır” okumak bu kadar önemliyse neden okumayı ilk sıraya koymayalım. Bir de bizi yönetenlere şu güzel sözü iletmek isterim “bu ülkede pırlantadan değil kitaptan vergi alınıyor. Çünkü pırlanta alandan değil kitap okuyandan korkuyorlar.”

Bu güzel ilin güzel yön ve yanlarını anlattım. Her güzele talip çoktur. O güzellikten yararlanmak isteyenler ganimet gibi çoktur. Güzelliklerini gölünü tarihini gezerken her tepenin başı parsellenmiş mermer kesim ve taş ocaklarıyla dolup taşmaktadır. Ne tarafa baksanız yeşilliklerin arasında tepenin bir yanı yontulmuştur. Bu düzenli sistemli bilinçli yapılmadıkça çevreye doğaya verilen zarar, insana verilmiş sayılır. Mermer işletmeciliği o kadar çok gelişmiş ki bu ilimizde Dünya’nın öbür ucundan Çin’den işletmecileri burada görmemiz, mümkündür. Mermer işletmeciliği yapılsın, çevre doğada gereğinden fazla korunsun.

Burdur gölünün o muhteşem güzelliği zaman içinde eriyip gittiğini görür gibisiniz. Göl su kaybetmekte, yaklaşık on dört metre çekildiği söyleniliyor. Göl kenarında bazı işletmeler de maalesef bu gölün kıymetini bilmiyorlar. Atık ve kirletme olayı göze çarpmaktadır. Bazı kuş türleri şimdiden yok olmaya başladılar.

Bu güzel ili gezen, gören, inceleyen mutlaka hayran kalacaklardır. İkinci gelişlerinde daha bilinçli daha dost hane insanlarla buluşmaları yaşamlarına renk katacaklardır.