Sen insanlığın bir parçasısın

Güzellik çirkinlik insanın yüzünde değil, yüreğinde saklıdır. Akıllılık, delilik yaptığı hareketlerde değil, akılda mantıkta saklıdır. Tüm insanlar birbirlerine benzer. Özellikleri olsa da, aslında hiçbir insan bir birlerine benzemez. Yer yüzünde yetmiş milyar insan varsa, yetmiş milyar da düşünce var. Ayrıca her insanın kendine mahsus duyguları ve hayalleri beyninde yer almaktadır. Toplumların ortak özelliği olan kültürlerdir; geleneklerdir, örf ve adetlerdir, kanunlardır, yasalardır, konulan kurallardır.

            Her insan insanlığın bir parçasıdır. Milyarlarca yıldan günümüze kadar sürüp gelen bir insanlık nesli vardır. İnsanlık adına, insanlığa emek verenler, ne mutlu insanlar. Bazı insanlar ırkçılık, kabilecilik, renk ayrımcılığı yapmaya çalışırlar. O kişilere sorsanız dedenizin adını veya dedesinin, babasının adını zor bilir veya bilmezler. Annesinin soyundan iki göbek adını sayamazlar. Sonra kalkar ben Lazım, Çerkezim, Sünniyim, Aleviyim, Arabım der. Be kardeşim sen o, bu, şu değilsin, sen insansın.Yetmiş iki millete aynı gözle bakansın.Yüzlerce kilometre derinliklerden gelen sıcak su gibisin. Yer altında ki her katmandan, her madenden bir kültür, ahlak, kural, medeniyet alarak bu günlere ulaşmışsın. Sen şifalı sıcak su gibisin. Sen değerli insansın. Değerini bilmelisin. Ne seni birileri incitmeli, ne de sen birilerini incitmelisin. Çünkü her güzel günün bir sonu, her günün bir batışı vardır. Sende bir çiçeksin tohumlarını bir başka bahara bırakırken, solup gideceksin. Bütün nesneler gibi zamana yenik düşeceksin. Bırakacağın en büyük, değerli hazine iyi yetişmiş bir insan ve insana sağlıklı yaşayacağı bir tabiat, yurttur.

            İnsanlığın bir parçası olabilmen için Allah seni yarattı. Altı insanın tek bir gülü, nesli olarak bu dünyaya geldin. Babaannen, deden, anneannen, deden, baban ve annenin temsilcisisiniz. Hacı Bektaş-ı Veli "ELİNE, DİLİNE, BELİNE SAHİP ÇIK." derken insanlığa sahip çık demeyi öğütlemiştir.

            Eline sahip çık; elerine sahip çıkmalısın ki yurdunu, vatanını bir başkası eline geçirmesin. Hem korumalı, hem üretmeli, hem de hak ve adaletlice paylaşmalısın. Askerine, polisine, güvenlik güçlerin bir vatanın can damarlarıdır. Her yerde, her zaman yanında olmalısın. İkinci bir ele çıkmakta, hak etmediğin, razılığı olmayan hiçbir mal, mülk, eşyayı almamalısın. Hırsızlık yapmamalısın.

            Diline sahip çık; bir ülkenin kaderde, kıvançta bir olduğunu, tüm sorunlarını anlayıp, anlattığın konuşma dilinizi geliştirip, pekiştirmelisin. Vatanın birliği ve dirliği dilden geçer. Dilin yoksa vatanında yok  demektir. İkinci diline sahip çıkmaksa, dilinle kimseyi incitmemek, çirkin ve ağır sözler sarf etmemendir.

         Beline sahip çık; bir ülkenin aynı milletin çocukları yurt yuva  kurarken seçeceği eşlerdir. Aynı ülkenin insanları birbirleriyle evlenirlerse, diline, dinine, vatanı ve bayrağına da sahip çıkmış olurlar. Böylece bütünlüğü artar, örf, adet, gelenek ve töresi devam eder. İkinci beline sahip çıkması, kendi helallisinden başkasıyla ilişki kurmamasıdır. Çünkü bin bir türlü hastalığın ve belanın buradan geldiğini bilirler.

            İnsanlığın birer parçası olarak Allah'ın yarattığı hiç bir canlıyı küçük, hakir, basit görmemek gerekir.Ona kendi nefsimiz gibi davrandığımızda insanlık duygularımız ortaya çıkar. Kendi nefsimiz için hiçbir insana eziyet etmek, öldürmek içimizdeki insanlığı öldürmeye eş değerde olur.

            Öyleyse  sen bir insansın, verilen süreyi insanca yaşamak, yaşatmak gibi bir görevin var. Yolun açık olsun. Sevgi yolun çiçeklerle dolsun.

Süleyman ERKAN

14-11-2016

Hasköy,Beyoğlu-İstanbul.

 

Saat: 23.00