SEYİR ÇAĞLAYANI

“Tokat’ın Kırkları

O tarafta “Topçam”ın doruğunda” Tek mezar”

Altında “Kırk kız” yatar

Yakınında Kırk kıza

Ayna olan bir pınar…

Şurda beri tarafta Tokad’dan Haç Dağına

Tırmanan “Kırk Badal”  var.

Kırk Kız bulursun bu yanda, inip gitsen

Tarihinden Gök Medrese’ye kadar

Birlik olup Tokad’a

Yerleşmiş belli kırklar.

Ki dediler: Seni de aramıza alalım

Ey Arif Nihat Asya, kal da kırk bir olalım”

Arif Nihat Asya

                Şu günlerde Tokat’ta pek çok proje ya konuşulmakta, ya da uygulamaya konmaktadır.  Elbette Tokat için uygulanacak projelerin her birinin kentimizi daha yaşanılır bir hale getireceğinden şüphemiz yoktur.

                Bizim üzerinde duracağımız proje: “KIRK BADAL” projesidir. Doğrusu kimseyle oturup konuşmadım. Fakat halk ağzındaki proje İtfaiye yanındaki, doksan dokuz badalın yeniden yapılması ve şehri seyretmek için seyir terasları, bankların konulması, şeklindedir.  Elbette güzel olur… Ancak bu projeyi daha çok geliştirip görsel bir şölen haline getirmenin imkânı yok mudur? Diye kendi kendime düşünüp durdum.

                Neden hem Kırk Badal’ı hem de Doksan Dokuz Badalı Tokat’ın iftihar edebileceği birer  “Seyir Çağlayanı” haline getirmeyelim.

                 Tepe Mahalleden aşağıya kadar su havuzları ve fıskiyelerle donatılacak bu iki mekânda; musiki ritmiyle yükselecek suların şırıl şırıl ve rengârenk akışı, kim bilir bu şehre ne büyük güzellik katacaktır?

                Bunun örnekleri yok diyenlere en basit haliyle Hacı Bayram Veli yanındaki havuzu göstermek mümkündür. Kendi kendine münavebeli olarak dönen suyun fıskiyelerinin renk cümbüşüyle meydana getireceği güzellik, inanın dillere destan olacak kadar mükemmel olabilir…

                Eski badalları söküp yerine benzer badallar koymak, birkaç bank yerleştirerek işi bitirmek, bana göre kolaycılık olsa gerek. Basit bir şehir mimarın yapacağı iştir. Bu da olsa olsa eski kaldırım taşlarını söküp yerine yeni kaldırım taşlarını koymakla eş değerdir. 

                Ülkemizin en büyük şairlerinin şiirlerine girmiş Kırk Badal’ın aynı estetik güzellikle yeniden inşası halinde; şehrimizin, iki tane güzel mi güzel: Ses, Su ve Şiir Çağlayanına kavuşmuş olmasından daha güzel ne olabilir.

                Yetkililerin bu konuda duyarlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum… 

 

Mehmet Emin ULU