Basit bir hesapla ticaret

Emekli Türkçe öğretmeniyim. Hesaptan pek anlamam ama bir liranın yirmi beş kuruşun yüzde 300’ü ettiğini bilirim. Yani, 25 kuruşa yüz desek, elli kuruş yüzde yüz, yetmiş beş kuruş yüzde iki yüz,  bir lira yüzde üç yüz eder.

            Buna göre Bim marketlerinde 25 kuruşa satılan su, hastane kantininde yüz kuruşa satılıyorsa kantin en az, yüzde üç yüz kâr ediyor demektir.

            Ortaokul ticaret derslerimizde öğrenmiştik: Bir malın alış fiyatı, mal oluş fiyatı ve satış fiyatı var imiş.

Diyelim, yarım litre su:

Alış fiyatı 25 kuruş.

Mal oluş fiyatı: Alış fiyatı + nakliye + aydınlatma + ısıtma+ koruma + personel gideri = ?

Satış fiyatı: Mal oluş fiyatına kâr’ını da eklersek satış fiyatını buluruz.

            Kantinci suyu Bim ve benzeri bir yerden aldıysa su başına ne kadar mal oluş masrafı yaptı ki üstüne de kârını ekleyerek bir liralık satış fiyatına ulaştı. Kaldı ki malı aldığı market de mal oluş fiyatına kâr oranını ekleyerek yirmi beş kuruşluk satış fiyatı belirlemiştir.

            Aynı su, kahvede elli, benzin istasyonunda yetmiş beş, hastane kantininde yüz kuruşa satılıyor. Esnaf kâr edecek etmeye de bu kadarı fazla değil mi?

            Haberlerde izlemiştim: adamın biri elektrikli hızar ile bahçesindeki elma ağaçlarına girişmiş hepsini yerle bir ediyordu. Sebebi, kilosunu on kuruşa satamadığı elmanın markette altı liraya satıldığını öğrenmesiymiş. Benzer şekilde yollara traktörleriyle domates dökenleri az mı izledik, haber bültenlerinde?

            Burada hem üretici mağdur oluyor, hem de tüketici...

 

            Yok mu böyle ticarete engel olacak bir makam?