DELİK KAYA

Tokat’ın en eski köylerinden biridir Kızık. Tokat-Sivas karayolu üzerindeki Çamlıbel nahiyesini geçince sağ tarafınızda Karkın köyünün tarihi hanının yanından geçerken hemen aklınıza tarihi bilgiler gelir. (Fatih Sultan Mehmet hanın hocalarından biri olan Molla Hüsrev, Karkın köyündendir. Durer ve Gürer kitabının da yazarıdır.) Karkın’ı biraz geçince sola dönersiniz, karşınıza Kızık Köyü çıkar. Verimli toprakların arasından geçip, köyün içinden geçerken yüzlerce yılın geçmişini seyredersiniz. Tokat’a 36 km. uzaklıktaki bu merkez köyün geçimi tarım ve hayvancılıktır.

            Kızık Köyünün ilerisindeki Karkıncık ve Balibeyi köylerinin yolu toprak ve daracık tarla yoludur. Kızık’tan 2 km. uzakta Karkıncık Köprüsünün üstünden sola dönünce tüm muhteşemliğiyle DELİK KAYA karşınıza çıkar. Delik Kaya’nın beyaz, kırmızımsı ve sarıya çalan renkleri ile kayaları tüm muhteşemliğini görürsünüz. Bu kaya bütün olduğu zamanlar dağdan gelen sularla burada bir gölet varmış. Zamanla çöküntü meydana gelmiş, bu kayayı oya gibi delip karşıya geçmiş. Bir sanatçının ince ruhunun hünerli ellerinden çıkarcasına kırmadan, dağıtmadan mükemmel bir doğa harikası delik oluşturmuştur. Delik Kaya’nın tabandan yüksekliği yüz elli metreden fazladır. Deliğin çapı elli metre, eni kırk metredir tahminen. Kayaların yüzey kısımları o kadar düzdür ki delik kayanın içerisinde, sular binlerce yıl yalayarak bir pürüz bırakmamıştır. Bazı yerlerde kayaların yüzeyindeki suyun seviyesini görmemiz mümkündür. Tabandaki kayaların aralarındaki yumuşak kısımları suyun gücüyle silip götürmüş. İki, üç metre yüksekliğindeki sert kayalar şekilli bir biçimde durmaktadır. Sular kıvrım kıvrım köpürerek taşlara çarpıp çağlayarak akım gitmektedir.

Çamlıbel’in eteklerinde bulunan Balıbeyinden gelen sular, dereler, Şarlağanın deresi, Tereli Pınar, Çınarcık Pinarı, Göl Pınarı, Sarı Çayırın Çeşmesi, Ala Çayırın Çeşmesi, Kayganlığın Dere, Ürüslümün Su, Karakaya’nın Dere, Büyük Seki, Küçük Karakaya, Horozun Dere, Kara Ziyaretin Dere, Peygamberler Deresi, Göl Pınarı, Sarı Eşekçi Pınarı, Büyük Sekünün çeşmelerinden akan sularla Karkıncık’tan gelen Örenciğin Dere, Sivrinin Dere. Sıra Sekülerle Kızık Köyünün arasındaki çeşmelerin suları bir araya gelerek birleşirler, Delik Kaya’dan geçmek için sanki acelesi var gibi. Bunca tepelerin, kayaların, dağların suyunun bir araya gelmenin mutluluğunu yaşar gibi. Değişik dağların kokusunu, bitki aromasını derelerden birleşe birleşe, kol kola girerek gelirler. Dağların altındaki maden sularının rengarenk suların buharını ciğerlerine çekersin delik kayada. Milletimizin birliği dirliği gibi kaynaşıp kol kola giren sular, Kızık halayının çekilişi gibi gür sesiyle hey hey dercesine kayalara çarpan sular sesler çıkartır.

Delik Kaya’nın üstlerinde zamanla kale kalıntılarının olduğu söylenmektedir. Burada hanın, yerleşim yerlerinin kalıntılarına rastlamamız mümkündür. Delik Kaya’nın içinde ve çevresinde birçok mağaraların bulunduğunu, eski çağlarda burada insanların yaşadığını biliyorlar. Seferberlik döneminde bazı eşkıyaların buralara mesken kurup çevre köylülerin canlarının yakıldığı bugünkü yaşlıların halâ dillerinde. Delik Kaya ve çevresindeki kayalıklar bir tek insanlara barınak olmamıştır. Güvercinlere yuva, kayaların kovukları arılara petek, yarasalara mekan, derede akan berrak suda çeşitli balık türlerine yuva olmuştur. Şimdilerde Kızık Barajında toplanan sular tarım alanını sulamada kullanılmaktadır.

Delik Kaya’nın hikayesine, öykülerine, türkülerine, manilerine daha başlamadık. Delik Kaya’nın ulaşılması mümkün olmayan yarıklarında binlerce arı bal yapmaktadır. Yazın sıcağında kayaların yüzünden bal akmaktadır. Buranın bir diğer adı da BALLI KAYA’dır. Bu yörenin insanının sohbetleri de bal kadar tatlıdır. Ketesi, gömbesi, kilimi, halayı meşhurdur bu yörenin. İmece ile yapılan işlerine, esen sert rüzgarına, adam boyu karına, vatanını candan seven insanına rastlarsınız. Cefakârdır, fedakârdır, affedicidir ama namusuna, vatanına dokunursanız yerden toprak gökten gök kubbeyi düşmanının başına yıkar.

Bu yörede Delik Kaya gibi nice doğa harikası bulunmaktadır. Bazı yörelerde gelinle damatları Delik Kaya’dan geçirirler ki, mutlu huzurlu olsunlar diye…

Buraların dili yok, sessiz ve sakindirler. Buraların sesi de dili de bizler olacağız. Yolumuz sevgi yolu… Hepimizin yolu açık olsun.

 

Süleyman Erkan / 10.12.2016