Medet Allah’ım, Medet!

Kaç gündür gözüme uyku girmedi, gözümdeki yaş dinmedi.. Dün, evet dün hafakanlar bastı ruhumu…

 

Gece boyu kızgın kumların üstünde tepindim durdum….

Cennet gibi uzanan yurdum,

Cehennem içre cehennemde gördüm…

Gece…

Bin kere öldüm, öldüm dirildim…

Allahüekber! Allahüekber! Allahüekber!

Diye, haykırarak uyandım yatağımdan…

Mekânımı sessiz çığlıklarla boğdum…

Felâket tellalı şeytanımı yanımdan kovdum…

Düşündüm, gül yüzlü masum çocukları,

Gözü yaşlı feryâd ü figan eden bacıları…

Düşündüm, memleket sevdalarını

Kokladım ülkemin hür havalarını

Doğdu ufkumda fecr-i sadıkım,

Bağışla Allah’ım bunca günahım,

Bağışla Allah’ım kabre kalmasın ahım!...  

 

Elime Safahat’ı aldım, “Ya Allah, Bismillah!” dedim ve bir sayfa  açtım…. Açılan sayfa yüreğimdeki yaraları şerha şerha etti…

 

            Görünmez âşinâ bir çehre olsun rehgüzârında:

Ne gurbettir çöken İslâm’a İslâmın diyârına?

Uar mıydın ki: mâbetler, ibâdetler yetîm olsun?

Ezanlar arkasından ağlasın bir nesl-i mey’usun?

Umar mıydın: cemâat bekleyip durdukça minberler,

Dikilmiş dört direk görsün, serilmiş bir yığın mermer?

Umar mıydın: tavanlar yerde yatsın rahneden bîtâp?

Eşiklerden yosun bitsin, örümcek bağlasın mihrâp?

Umar mıydın: o, taş taş          devr,ilen, bünnyân-ı marsûsun,

Şu vîran kubbelerden böyle son feryâdı dem tutsun?

 

Umar mıydın ki: camiler, mescidler olsun tar ü mar

Gözbebekleri kan çanağı olmuş masum çocuklar…

 

            “Vefâ yok, ahde hürmet hiç, emânet lâfz-ı bî-medlûl;

            Yalan râic, hıyanet mültezem her yerde, hak meçhûl.

            Yürekler merhametsiz, duygular süflî, emeller hâr;

            Nazarlardan taşan mânâ ibâdullâhı istihkar.

Beyinler ürperir, yâ Râb ne korkunç inkılâp olmuş

Ne din kalmış, ne işmân, d,in harap, îman türâb olmuş!

Mefahir kaynasın gitsin de, vicdanlar kesilsin lâl!...

Bu izmihlâl-i ahlâkî yürürken, durmaz istiklâl!

Cemâat intibah ister, uyanmaz gizli yaşlarla!

Çalışmak!... Başka yol yol yok, hem nasıl? Canlarla, başlarla.

Alınlar terlesin, derhal iner mev’ûd olan rahmet,

Nasıl hâsir kalır “ tevfîki hak ettim” diyen millet?

Îlâhî! Bir müeyyed, bir kerîm el yok mu, turtsun da,

Çıkarsın Şark’ı zulmetten, götürsün fecr-i maksûda?”

 

Evet, Allah’ım bir yardımın olsun, hem öyle bir yardımın olsun ki; ümmet-i karanlıktan aydınlığa çıkarsın…

Allah’ım mazlumların ahını yerde bırakma!...

Biliriz, Sen Kahhar sıfatınla, güneşleri yerinden sökecek, yıldızları dökecek, kudrettesin…

Yakma mazlumları! Kahret KAHHAR sıfatınla zalimleri… 

Zalimlerin bütün hile ve desiselerini başına geçir,

Yâ Rab onların cennetlerini cehenneme çevir!…

Medet Allah’ım! Medet!…

Sen Âlem-i İslâm’ın üstündeki zulümleri defet!....

                                                                                                               Ülkemin Ve Bütün İslam Âleminin Başı

Sağ Olsun. Asla Mahzun Olmayacağız.

Çünkü İnanıyoruz Ve Er Geç Zafer Bizim Olacak…

 

                                                                                                                             MEHMET EMİN ULU