Selçuk Alkan ile röportaj

Yazar Selçuk Alkan ile yeni  kitabı Kafka’nın Böceği’ni konuştuk

Selçuk Alkan: Hepimiz insanız ve kusursuz değiliz. Hepimizin hataları var. Ancak hata yapmamak değil, hatalardan dönmektir aslonan. Zaten sıfır hatalı olsaydık, insan değil melek olurduk.

                *Kafka’nın Böceği’ni yazmak nereden aklınıza geldi?

Selçuk Alkan: Yıllar önce Franz Kafka’yı okurken, özellikle Dönüşüm adlı eserden oldukça etkilenmiştim. Kitabı okurken, hikâyenin başkahramanı Gregor Samsa’nın tekrar bir insana dönüşeceğini ve tüm bu yaşadıklarının bir kâbus olduğunu umarak heyecanla sayfaları çevirmiş ve kitabı bir çırpıda bitirmiştim. Ne yazık ki eserde, Gregor Samsa bir böcek olarak hayata veda ediyordu. Bu da beni oldukça üzmüştü. Uzun yıllar boyunca, keşke Gregor tekrar insana dönüşseydi diye dert etmiştim kendime… Aradan uzun yıllar geçti, köprülerin altından epey sular aktı. Bir gün yazar olup eserlerim yayımlanmaya başlayınca, delikanlılık çağlarımda dert edindiğim bu meseleyi kitaplaştırmak aklıma geldi. İşte Kafka’nın Böceği kitabı da böylece doğmuş oldu.

                *Kitabı yazarken, onu aynı geliştirdiğiniz izlenimi ediniyoruz.  Kitap, ilk düşündüğünüzden farklı mı oldu?

Selçuk Alkan: Şöyle söyleyeyim, ben kitaplarımı yazmaya başladığımda, daha önceden bir ana fikir oluşturduktan sonra yazmaya başlarım. Ancak yazarken katı kurallarım yoktur ve ilhama oldukça inanırım. Dolayısıyla kalemi elime aldığımda ya da klavyenin tuşlarına basmaya başladığımda, benimle birlikte kitabın da kendisini yazmasına müsaade ederim. Elbette ilk başta aklımda olmayan birçok husus, kitabı yazarken ilham olarak bana geldi ve bir süre sonra ben kenara çekildim, sanki kitap kendini yazdı diyelim. Bu da benim için sürpriz olmadı, çünkü tüm kitaplarım böyle ortaya çıkıyor. Yani kaleme de kelâma da gaiplerden ulaşan ilhama inanırım ben.

                *Dönüşüm ile beraber okunmasını tavsiye etmenizin hikmeti nedir?

Selçuk Alkan: Aslında kitabın başında ve ara ara bazı bölümlerde Gregor Samsa, Dönüşüm adlı eserdeki hayatını anımsıyor ve bunları dile getiriyor. Böylece dikkatli okurlar Dönüşüm’ü okumadan da Kafka’nın Böceği’ni anlayabiliyorlar. Ama kitaptan tam bir lezzet almak isteyen kitap kurtları, Dönüşüm’ü okuduktan sonra Kafka’nın Böceği’ni okuyorlar. Bu arada küçük bir de sürprizim olacak. Nasip olursa Kafka’nın Dönüşüm eserini Almancadan tercüme ediyorum bu sıralar. Piyasada birçok Dönüşüm tercümesine bir de benim çevirimle bir Dönüşüm daha kazandıracağız inşallah. Böylece Selçuk Alkan üslubuyla bir Franz Kafka tercümesi daha okuma şansı bulacak insanlar.

                *Neden Tolstoy, Dostoyevski gibi daha tanınan değil de Kafka’nın Böceği?

Selçuk Alkan: Açıkçası böyle bir ayırım yapmak hiç aklıma gelmedi. Hepsi de birbirinden dev isimler, büyük edebiyatçılar. Ama söyleşinin başında belirttiğim gibi; Gregor Samsa’nın insana dönüşmemesi, gençlik yıllarımda bana dert olmuştu. Bu nedenle kitaptaki o böcek, Kafka’nın Böceği’nde tekrar insan olup, insanlığın hakikatlerini bir daha, derinden, acısıyla tatlısıyla tecrübe ederek öğreniyor.

                *Dünya klasiği bir kitaba Türkçe kişisel gelişim romanı uyarlamak nasıl bir şey sizce, okur beğendi mi?

 

Selçuk Alkan: Kitabı okuyan herkesten olumlu, yapıcı ve güzel mesajlar alıyorum. Sonuçta her kitap bir mesajdır aynı zamanda. Bu kitabımda da insana insan olmayı, güzel insan olmayı, her şartta iyilik yapabilmesini tavsiye ediyorum. Bununla birlikte hepimiz insanız ve kusursuz değiliz. Hepimizin hataları var. Ancak hata yapmamak değil, hatalardan dönmektir aslonan. Zaten sıfır hatalı olsaydık, insan değil melek olurduk.