HAVA KİRLİLİĞİ İLE SAVAŞ HAFTASI

19 Aralık 2016 tarihinde "Hava Kirliliği ile Savaş Haftası" başlamış bulunmaktadır.

                Bugün dünyamızda kullanılan başlıca enerji kaynakları içerisinde fosil yakıtların (köür, petrol, doğalgaz) yeri oldukça büyüktür.

                Günümüzde başta otomotiv sektörü olmak üzere tüm ulaşım araçlarının yakıtlarının çok büyük bölümü fosil yakıtlardan oluşmaktadır. fabrikalar, imalathaneler enerji santrallerinin birçoğu işyerleri ve konutlar bu tür yakıtları kullanmaktadır.

                Kömür, petrol ve bunlardan üretilen madelerin kullanılması çevre kirliliğine sebep olan birçok maddenin özellikle de hava kirliliğine neden olan gazların oluşumuna sebep olmaktadır. Havada artan zararlı  gazlar, canlıların hayatına zarar vermekte ve asit yağmurlarına sebep olmaktadır.

                Yeryüzünün etrafını saran hava küre olarak adlandırdığımız atmosferimizde bulunan gazların oranları hayatımız açısında son derece önemlidir. Örneğin, atmosferin en altı kısmında yaşayan bizler için güneşten gelen ışınlardan korunmamızı sağlayan ozon tabakasındaki O3 gazının azalması çok önemlidir. Atmosferimizde solunum sistemimize ve vücudumuzun diğer organlarına zarar verecek gazların bulunmaması gerekmektedir.

                Dünyamızda üretilen gazların çok büyük bölümü atmosferimize karışmaktadır. Özellikle fabrika ve ev bacalarından, fosil kaynaklı yakıtlarla çalışan bütün kara, deniz, hava ve demiryolu vasıtalarından çıkan gazlardan atmosferimiz etkilenmektedir.

HAVAMIZI KİRLETEN EN ÖNEMLİ KAYNAKLAR

1.Baca Gazları

2. Taşıtların egzoz gazları

3. Enerji Santralleri

4. Çimento fabrikaları

5. Demir-çelik işletmeleri

6. Petrol rafinerileri

7. Kimyasal üreten fabrikalar

8. Orman yangınları

9. Kimyasal kullanılan tesislerde meydana gelen yangınlar

10. Volkanlar

11. Kum fırtınaları

12. Savaşlar, tatbikatlar ve nükleer denemelerde kullanılan silahlardan kaynaklanan kirlilik.

                Antartika'da hiç tarım yapılmadığı halde, Antartika atmosferinde diğer ülkelerden hava akımları ile gelen böcek öldürücü tarım ilacı kalıntılarına rastlanmıştır.

                Furanlar, Dioksinler, PCB'ler, PAH'lar, Civa, Heksakloro Benzen, Heplaktor, Endrın Dieldrin, Benzen gibi çok zararlı onlarca maddenin havayı kirlettiği belirlenmiş ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bu maddelerin bazılarının çok az miktarının dahi öldürücü olmaları sebebiyle havaya salınımları yasaklanmıştır.

                2008 Pekin Olimpiyatları süresince Pekin'deki hava kirliliğini azaltmak için, Çin Hükümeti Pekin'deki araçların yarısının trafiğe çıkışını yasaklamıştır.

EN ÖNEMLİ HAVA KİRLETİCİ MADDELER, KAYNAKLARI VE ZARARLARI

a) KARBON MONOKSİT

Kaynakları: Tam olarak yanmamış tüm fosil yakıtlarının yanmasından, sigara dumanından.

Zararları: Refleksleri zayıflatır, uyku hali oluşturur, zamanla ölüme sebep olur.

b) KARBOKDİOKSİT

Kaynakları: Kömür, petrol kaynaklı yakıtlar ve doğalgaz.

Zararları: Solunumu zorlaştırır

c) CFC GAZLARI "KLOROFLORO KARBONLAR"

Kaynakları: Klima, buzdolapları.

Zararları: Ozon tabakasına zarar verir. Bu da vücudumuza zarar veren zararlı güneş ışınlarının daha fazla yer yüzüne ulamasına neden olur.

d) KÜKÜRT DİOKSİT

Kaynakları: Kömürün yakılmasından, kağıt üreten ve metal işleyen fabrikalar başta olmak üzere birçok sanayi kuruluşundan.

Zararları: Birçok akciğer hastalığına sebep olur.

e) KURŞUN

Kaynakları: Benzin, dizel yakıt, piller, boyalar, saç boyaları.

Zararları: Sinir sistemine zarar verir. Sindirimle ilgili problemlere sebep olur. Kansere neden olur.

f) OZON

Kaynakları: Sanayi tesisleri, taşıtlar.

Zararları: Gözlere zarar verir. Zatürreye sebep olabilir. Soğuk algınlığına karşı insanın dayanıklılığını azaltır.

g) AZOT OKSİTLER (NO, NO2)

Kaynakları: Fosil yakıtlardan

Zararları: Özellikle çocukların solunum yollarında hastalıklara sebep olur. Asit yağmurlarına sebep olur.

h) HAVADA ASILI KALAN PARTİKÜLLER:

Kaynakları: Her türlü duman, toz, su buharı

Zararları: Akciğerimize yerleşerek değişik solunum yolu rahatsızlıklarına sebep olurlar. Görmemizi zayıflatırlar.

                Havadaki CO2 miktarı her geçen yıl artmaktadır. Özellikle 1940'tan sonra bu artış hızlanmıştır.

                Her yıl yeryüzünde O2-CO2 dengesi yaklaşık 20 milyar ton CO2 fazla vermektedir.

HAVA KİRLİLİĞİNİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

İnsanoğlu son yıllarda yakaladığı hızlı üretim ve tüketim döneminde yaptığı çalışmalarla ürettiği gazlarla doğada bulunan mükemmel dengeye zarar vermemeye çalışmalıdır. Yapılacak çalışmalar ve alınacak tedbirlerle havadaki O2-CO' dengesinin bozulmasına izin verilmemelidir.

                Bilim adamları doğada var olan bu dengeyi bu şekilde bozmaya devam ettiğimizde, dünyamızın her geçen gün biraz daha ısınacağını ve dünyanın yaşanamaz bir gezegen olacağını söylemektedirler.

                Bilim adamlarına göre atmosferde fazla miktarda bulunan CO2 gazı sera etkisi oluşturmakta ve yeryüzüne gelen güneş ışınlarının tekrar yansıyarak geri dönmesini engellemektedir. Sera etkisinin dünya zemininin ısınmasına, hatta buzulların parçalanıp eriyerek deniz seviyelerinin yükselmesine neden olacağı düşünülmektedir.

                Hava kirliliğini azaltmak ve muhtemel zararların engellenmesi için yeryüzünde yaşayan bütün ülkelere ve dolayısıyla bütün insanlara görevler düşmektedir.

                Hava kirliliğine sebep olan gazların atmosfere salınımı eğer azaltılmazsa bunun sonuçları bütün ülkeler için oldukça ağır olacaktır. Bu nedenle bilim insanları havayı kirleten gazların yerine alternatif zararsız ya da daha az zararlı gaz atıkları üzerinde çalışmalar yapmaktadırlar.

                Hayatımızı kolaylaştıran birçok kimyasal maddenin petrol kaynaklı olması ve çevremize kalıcı zararlar vermesi yüzünden bu kaynakların kullanımı tüm dünyada gözden geçirilmelidir.

1)Otomotiv sektöründe araçların LPG Otogaz Dönüşümlü olarak imal edilmesi, Doğalgaz ile çalışan araç yapılması, Hidrojen enerjisi ile çalışan ve elektrik enerjisi kullanan, güneş enerjisi ile çalışan araçların imalatına önem ve öncelik verilmesi gereklidir. Bu suretle egzoz gazlarının havayı kirletmesi büyük ölçüde azaltılmış olacaktır.

2)Bundan 24 yıl önce projesini tanzim ettiğim ve bir firma ile beraber imalatını yaptığımız “Baca Gazı Arıtma Cihazı” için Türk Standartları Enstitüsü’ne başvurarak TSE belgesi talebinde bulunduk. Buradan gelen heyet tarafından birçok defa ölçüm cihazları ile yapılan deneme, ölçüm ve testler sonunda uygu bulunmuş ve TSE belgesi almıştık. Bu cihazlardan kamu kuruluşlarına ve özel sektöre 30 adet kadar satılmıştı. Bu cihazlar sulu sistemle çalışmaktadır. Şu anda ülkemizde bir veya iki firmanın ürettiğini zannediyorum. Baca gazı arıtma cihazı ile ilgili olarak, tüm fabrika, imalathane ve merkezi ısıtma tesisatı olan apartmanlarda zorunlu olarak kullanılması için bir yasaya ihtiyaç vardır. Sıkı denetimler sonucunda kullanmayanlar hakkında cezai işlem yapılmalıdır. Aksi takdirde kimse bu maddi külfete katlanmak istememektedir.

3)Özellikle enerji ihtiyacımızın karşılanması için farklı daha temiz enerji kaynaklarının kullanılması daha uzun ve sağlıklı bir çevrede yaşamamıza neden olacaktır. Böylece bizden sonraki nesillere de daha yaşanılabilir bir dünya bırakabiliriz.

4)Acil bir önlem olmak üzere kısa vadede uygulanmak üzere merkezi ısıtma sistemi olup, kömür yakan kalorifer kazanlarında “Ateşçilik Belgesi” olan ehliyetli kimselerin çalıştırılması ve ocakta tam yanmayı sağlamak için kurallara uygun yakılması, kaliteli kömür yakılması zorunludur. Bu konuda ilgili ve yetkili  kamu kuruluşlarının sıkı denetim yaparak, uygulamayanlar hakkında cezai işlem yapması gereklidir.

TEMİZ VE ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARI

a)HİDROELEKTRİRK SANTRELLERİ: Ülkemizde bugüne kadar inşa edilen baraj ve hidroelektrik santralleri mevcut potansiyelin ancak %30’unu teşkil etmektedir. Nehirlerimiz denizlere akmaktadır. Daha %70 kadar potansiyelimiz mevcuttur. Hem çevreyi kirletmeden hem de çok ucuz elektrik enerjisi üretilebilir. Diğer ülkelerde suyu bol akan derelerde bile kurulan su türbinleri  vasıtasıyla elde edilen elektrik enerjisi o beldenin ihtiyacını karşılamaktadır.

b)GÜNEŞ ENERJİSİ: Dünyanın birçok yerinde evlerin ısıtılmasında, banyo ve mutfakta sıcak su temininde, hatta elektrik üretilmesinde güneş kolektörleri kullanılmaktadır. Bunun yanında güneş enerjisi yardımıyla çalışan arabalar ve birçok elektronik cihaz üretilmiştir.

c)RÜZGAR ENERJİSİ: Son yıllarda oldukça popüler olan bu kaynak özellikle rüzgarların etkili olduğu bölgelerde kurulan rüzgar pervaneleri kullanılarak elde edilmektedir. Danimarka elektrik enerjisi üretiminin %19, İspanya %9’unu rüzgar enerjisinden sağlamaktadır.

d)NÜKLEER ENERJİ: Yeni teknoloji ile inşa edilen güvenilir ve atıklarının kurallarına uygun depolandığı ve imha edildiği nükleer santraller günümüzde enerji üreten temiz kaynaklardan biridir. Fransa’nın elektrik üretiminin %80’i fosil yakıt kullanımdan, nükleer santrallerden elde edilmektedir.

e)JEOTERMAL ENERJİSİ: Bu enerji türü yeraltında bulunan sıcak su ve gaz kaynaklarından enerji elde edilmesine verilen addır. Ülkemiz açısından oldukça önemli bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji her geçen yıl daha da önem kazanmaktadır. Türkiye’nin jeotermal enerji kaynakları Avrupa’da 1. Dünya’da ise 3. sırada bulunmaktadır. Ankara’nın bir ilçesi olan Kızılcahamam’ın jeotermal enerjisi ile ısıtılması sağlanmış bulunmaktadır.

f)GEL-GİT ENERJİSİ: Denizlerde oluşan gel-git olayının enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren santrallerden elde edilen enerjidir. Suyun hareketinden oluşan yüksek enerjili akımlar, dev türbinler vasıtasıyla enerjiye dönüştürülmektedir. Dünyanın ilk gel-git enerji santrali 1966’da çalışmaya başlamıştır.

g)HİDROJEN ENERJİSİ: Hidrojenin taşıtlarda yakıt olarak kullanılmasının çevreye atık olarak su verdiği bir alternatif türüdür. Her geçen gün kullanım alanı artan hidrojenden elde edilen enerji türü H2(depolanması ve uyumlu araç tasarımı) ile ilgili problemler çözüldükçe zamanla yaygınlaşacaktır.

h)DOĞALGAZ: Havayı kirletmeyen temiz bir enerjidir.

Yukarıda özetlemeye çalıştığım önlemler alınmadığı takdirde, bizden sonraki nesillere havası solunamayacak, üzerinde yaşanamayacak bir dünya bırakama tehlikesi ile yüz yüze kalabiliriz.

Havası, suyu ve toprağı kirlenmemiş, gürültü kirliliği olmayan, çevresi korunmuş ve temiz enerji kullanan, sağlıklı yaşam ortamını sağlamış bir dünyaya kavuşmanızı yürekten diliyorum.

Çevre ile ilgili yazmış olduğum şiirimi aşağıda takdim ediyorum.

Hoşça kalınız…

 

HAVAYI KİRLETMEYELİM

Yeşil ağacı keserek,

Doğayı öldürmek neden?

Sağlığı korumak varken,

Eksozu savurmak neden?

 

Sigarayı hep savurdun,

Dumanı havaya yaydın,

İnsanları zehirledin,

Doğayı mahvetmek neden?

 

Bacanda filtreler hani?

Arıtma cihazın nerede?

Bak hava nasıl kirlendi,

Çevreyi koruma nerede?

 

Çevreyi koruma bilinci,

Öğretelim çevre bilimi,

Aşılansın çevre sevgisi,

Yılların ihmali neden?

 

Çevremizi kirletmemek,

Temizlemekten kolaydır.

Mevla bize temiz verdi,

Doğayı kirleten insandır.

 

Dumanlı dünya neye yarar?

Kirli hava verir zarar,

Daima sağlığı bozar,

Eksoz ölçümleri nerede?

 

Oksijen kaynağı ormanlar,

Temiz havayı yayarlar,

Sağlımızı korurlar,

Ormanları yakmak neden?

 

Ormanlarımız hiç yanmasın!

Geleceğimiz kararmasın!

Güzel ülkemiz çöl olmasın!

Ekolojik tahribat neden?

 

Gelecek nesiller için,

Sağlıklı yaşamak için,

Cennet gibi bir dünya için,

Çevremizi koruyalım!

19.12.2016 Tokat

Hamdi ERTÜRK