DAĞLARIN ERLERİ KORKU NEDİR BİLMEZLER.

Bir karış toprağımızı, düşmana vermeyen günümüz alperenleri olan komandolarımız öyle kolay yetişmiyor. Düşmana korku dosta güven veren bu yiğitlerimiz nasıl eğitiliyor ve hangi şartlarda görev yapıyorlar onlara bakmak lazımdır. 

                Komando olmak için özel harekâtçı ve hatta özel kuvvetlere girip bordo bereli bile olabilmek için ilk başta gönüllülük şarttır. Bir heves ve hırs için yapılacak ve sonra pişman olunacak bir meslek değildir.

                Adaylarda boydan ziyade; çeviklik, kilo, göz sağlığı, kulak sağlığı gibi özellikler aranır. Eğitimde; teçhizatlı koşu, kuleden atlama, atış eğitimi, deniz eğitimleri ve bunlarda fiziki ve psikolojik olarak sınırlar zorlanır.

                Birde eğitimler, intikaller, cezalar, emanet etme, nöbetler, güvenirlik ve psikolojik baskı eklenince normalden daha fazla yıpranırsın.

                Sat Komandoları bütün komandolarda olduğu gibi vatanı ve milleti için kanını her an feda etmeye hazır, yalnız kalınca karanlık, yükseklik gibi korkulu durumlardan hiç rahatsızlık duymayan, hızlı düşünebilen ve ani kararlar verebilen fiziksel olarak yeterli olan kişilerden seçilirler.

                Ülke olarak güvenimiz olan sat komandoları terörle mücadele ve korsanlık gibi olaylarda göstermiş oldukları başarılar ile tüm dünya basınının dikkatini çekmeyi başarmış özel birliktir. Kardak kayalıklarına Yunan askerleri yunan bayrağı çekmişlerdi. Sat komandolarımız birkaç saat içerisinde Yunan komandolarını aldıkları özel eğim nedeniyle saf dışı etmiş ve orada bayrağımızı dalgalandırmışlardı. Somali gibi deniz aşırı ülkeler ve daha birçok yerde deniz korsanlarına karşı uluslararası sularda ticaret gemilerini her türlü şartlarda korumuşlardır.

                Bordo Bereliler insan üstü bir eğitim alırlar. Bu askerlerin tamamı astsubay ve subay olup kara, deniz ve hava kuvvetlerinden seçilirler.

                Ağır, yorucu, fiziki eğitim ve psikolojik eğitim alırlar. Ölüm makineleri olarak adlandırılan bu askerler vücutlarının her yerini ölüm makinesi gibi kullanabilirler. Dünyanın en iyi özel kuvveti olan bordo bereliler her türlü hava şartlarına aldırış etmeksizin eğitilirler.

                Bunlarda duygusallığa hiçbir zaman önem verilmez. Komutanlarına itaatleri sonsuzdur. Komutanının “Beni vur” demesinden 2.ci bir emir gelmeden komutanını bile vurabilir.15 Temmuz darbesinde komutanın emri ile darbe girişiminde bulunan generali hiç tereddüt etmeden vuran astsubay Ömer Halisdemir bunlardan sadece bir tanesidir.

                Bu bordo berelilerin arkadaşlarından birinin tuttuğu bir hedefe bir gözünü kırpmadan tek atışta vuran eğitim aldıklarını herkes biliyor ve bunu dünyada başka kuvvet yapamaz.

                Ailesini arkasında bırakıp vatan için gözünü kırpmayan bu askerlik her yiğidin harcı değildir. Her insanın harcı olamayan bordo berelilerin gerçek zamanda oldukları sınavlar:

                Denizde sağ kalma, paraşüt, kurbağa, balık adam eğitimi, harita okuma, düşman derinliklerine sızma, taktik akın, hedef tahribi, kaçma ve kurtulma, pusu, uzak mesafeli keşif ve devriye, göğüs göğüse yakın muharebe, psikolojik harekât, rehine kurtarma, işkenceye dayanma, ilk yardım ve yabancı dil (Her biri en az 2 yabancı dil bilmekte) Ayrıca bordo bereliler dünyada “güven eğitimi” alan tek birliktir.

                Afganistan’da ve Saraybosna’da bu birliklerin başarılarını gördük. Her türlü şartlarda görev yaptılar. Irak’ta ve şimdi ise Suriye’de görev yapmaktalar.

                Komandoları ve bordo berelileri doğuda bir metre karda PKK ile mücadelede görüyoruz. Irak’ta ve Suriye’de Fırat Kalkanı Harekâtında İŞİD ve PYD/YPG ile mücadelesinde görüyoruz.

                Ben Türk’üm

                Düşmanı çelik pençemle ezerim

                Her yerde ben varım

                Eruh’ta, Şırnak’ta,

                Gabar’da, Cudi’de, Çaçi’de

                Her zaman her yerde

                Hazır daima hazır

                Kim komando…

                Komando andı ile coşarlar. Göreve her zaman hazırdırlar.     

                Komandoların El-Bap’taki mücadelesi Diyarbakır Sur’dakinden daha zordur. Çünkü kalleş koalisyon ortakları; ABD, İngiltere. Fransa, Avustralya, Almanya ve diğerleri işin zorluğunu görünce tabanları yağlayıp kaçtılar. ABD ve ortakları Musul ve Rakka’ya yapacakları operasyonları ertelediler. Burada bulunan İŞİD, PKK. PYD-YPG militanları bunu fırsat bilerek El-Bap’a yuvalandı. Bu ABD’nin Türkiye’ye  bir oyunudur. Çünkü Türkiye’nin Rusya, İran ve Suriye ile yaptığı anlaşmayı çekememektedir.

                Musul ve Rakka’dan El-Bab’a 1500 İŞİD militanının geldiği söyleniyor.2000’ne yakında PKK-PYD-YPG militanın geldiğini düşünürseniz bu büyük bir güç eder. Allah askerlerimize yardım etsin!

                Komandolarımız aldıkları eğitimle bir metre karın altında gerek doğuda, gerekse de Irak’ta, Suriye’de ve her yerde terörün üstesinden gelecek ve ülkemizin güvenliğini sağlayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın!

                Zalimin zulmü varsa, bizim de Allah’ımız ve güçlü ordumuz var.

                Yeter ki!.

 

                Biz içerde birlik ve beraberliği sağlarsak hiçbir kuvvet bizim karşımızda duramaz. Yeter ki milletin ortak değerlerine hakaret etmeyelim. Onları kötüleyen tahrik edici konuşmalar ve hareketlerden kaçınalım.