EGEMENLİK DEVREDİLİYOR

Anayasa değişikliği paketi, Anayasa Komisyonundan büyük çoğunlukla geçti. Devlet Bahçeli verdiği sözü yerine getirdi. Meclis kendi kendini feshediyor. Bu fesih demokrasiyi katletme harekâtıdır. Kendi bindikleri dalı kesmedir.

                Bu meclis Türkiye Cumhuriyetini kuran meclistir. Onun için Gazi adını almıştır. Bu Gazi meclis egemenliğini bir kişiye değil Türk Milletine vermiştir. 90 yıldır bu böyle devam etmiştir. Şimdi ise bütün yetkilerini tek bir kişiye vermektedir.

                Bu hale nasıl gelindi? Ona bakmak gerekir. Bu bir zihniyetin sonucudur. Yıllarca bir kesim Cumhuriyete hakaretler yağdırdı. Bunlardan bir kaçını söyleyebiliriz: “Kurucuları iki ayyaş, Lozan yanlıştı. 2,5 milyon metre kare toprağı bu anlaşmayla kaybettik. Küçük bir toprak parçasına razı edildik. Adaları kaybettik. Cumhuriyet 90 yıllık reklâm arasıdır. Demokrasi tramvaydır ve istediğin yerde inersin. Türkiye Cumhuriyetini kuranlar deccaldır.”

                Anayasayı neden değiştiriyorlarmış. Bakın:

                *Başkanlık bizim 600 yıllık geleneğimizde var.

                *Vesayet sistemini değiştiriyoruz.

                *Rejimi değil sistemi değiştiriyoruz.

                *Mecliste daha hızlı kararlar alacağız.

                *İki başlılığı kaldırıyoruz.”

                Cumhuriyete karşı padişahlık sistemini işaret ediyor. Ha sistem ha rejim ne fark eder. İkisi de aynı anlama geliyor. Bu bir kılıf…

                Türkiye Cumhuriyeti ve milli devletinin bölünmesini kimler istiyor:

                “Graham Fuller ve Paul Henze, 1980’li yıllardan itibaren "Atatürkçülük ölmüştür. Ulus devletler dönemi bitmiştir. Türkiye, Osmanlı gibi çok kültürlü, çok dinli ve çok ırklı bir yapıyı benimsemelidir. Bunun için en iyi yol Ilımlı İslâm’dır. Etnik kimlikler kendilerini ifade edebilmelidir" demeye başlamıştır.

                Arslan Bulut köşesinde Türkiye için “Yeni Anayasa” yapılmasını kim istiyor. Diyor:

                 “Onur Öymen, Eğitim-İş’in İzmir 3. Nolu Şubesinin 9 Nisan 2016 tarihinde düzenlediği “Hükümetin Dış Politikası ve Yeni Anayasa Tuzağı” konulu panelde özetle şöyle demişti:

                * “Türkiye’ye yeni Anayasa gereklidir.”, “Yeni Anayasa yapılmalıdır.” sözleri yıllardan beri Amerikan düşünce kuruluşlarının raporlarında tekrarlanıyor. Üstelik raporlarında bir de “Yeni Anayasada Türk kelimesi geçmesin” diyorlar.’

                Bir Milletvekili “AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk” dememiş miydi?

                * 2. Dünya Savaşı bittikten sonra Amerika’nın ilk yaptığı işlerden biri Japonya’ya yeni bir anayasa kabul ettirmek olmuştur. Bugün de yürürlükte olan Japon anayasası işgal kuvvetlerinin komutanı General Mc. Arthur’un hukukçu subayları tarafından hazırlanmıştır.

                *1948 yılında, galip devletler Londra’da Alman Anayasası’nın esaslarını saptıyorlar. Bu işle görevlendirilen komisyonlarda Almanlar yok. Bugün yürürlükte olan Alman Anayasası, esasları Londra’da hazırlanan bu anayasadır.

                * Bu iki devlet savaş kaybetmiş. Savaş kaybeden devletlere, güçlü devletler diz çöktürüp, ülkelerini nasıl yöneteceklerini, ilkelerinin ne olacağını belirleyen anayasalar hazırlatmışlardır. Peki, şimdi Türkiye savaş mı kaybetti? Niye bize yabancılar sürekli bir anayasa yapmamız için dayatıyorlar?

                * Açık konuşalım, yabancılar Atatürk Cumhuriyetinden, Kemalizmden rahatsızlar. Niye? Çünkü Kemalizmin özünde, dış politikanın tam bağımsızlık esasına göre yürütülmesi var. Yabancıların tahammül edemediği bu… Çünkü istiyorlar ki stratejik açıdan hassas bölgelerde bulunan devletler onlar ne istiyorsa onu yapsın…

                Sanki Türkiye savaş kaybetti, bize dışarıdan anayasa değişikliği dayatıyorlar. İşin özü bu…”

                Peki, Devlet Bahçeli bu tuzağa neden düştü sormak gerekmez mi?

 

                Devlet Bahçeli 50 yıllık MHP ve Ülkücü kuruluşların tırnaklarıyla kazıyarak var ettikleri birikimlerini bir çırpıda yok etti. Neden Türkiye’nin sonu demek olan rejim değişikliğine “Evet” dedi? Bu konuyu, başta MHP milletvekilleri olmak üzere bütün MHP’liler yeniden ve acilen sorgulamalıdır.