TAHRİR

Her zaman arkadaşlarla takıldığımız Aydın Çay Evi’nde çay içerken birkaç masa ötede 3 delikanlının ellerinde bir tomar dergi ile koyu muhabbet ettiğini görünce dikkatle baktım uzaktan TAHRİR yazıyordu.

Grupta bulunan uzun boylu esmer ve sakallı, kendinden emin gencin üniversite öğrencisi olduğunu anlayınca masama davet ettim. Bu daveti bekliyormuş gibi özgüvenle yanıma geldi hemen. Tanıştık, sohbet ettik.

Uzun boylu esmer gencin isminin Muhammed Enes Çınar olduğunu PDR okuduğunu öğrenince muhabbeti koyulaştırdık. Derginin yazı işleri Müdürü olduğunu öğrendiğimiz Muhammed Enes ile pek çok ortak arkadaşımızın olduğunu öğrendik.

Derginin Genel Yayın Yönetmeninin de geçmişte Tokat Gazetesi’nde röportajlar yaptığımız Furkan Arslan olduğunu öğrenince TAHRİR’in 6. sayısının çıkmasına rağmen neden THRİR ile tanışmadığımıza hayret ettik.

Derginin Yazı İşleri Müdürü Muhammed Enes Çınar, yazmayı oldukça seven, iletişim kurmayı seven açık sözlü, samimi PDR’de okuduklarını uygulamaya çalışan insan. Elazığlı olduğunu belirtirsem daha iyi anlaşılır.

Orada Tanıştığımız Uğur Çavdar ile İbrahim Aslaner ise kamuda görevli yazmayı okumayı seven insanlar.

TAHRİR Dergisinde Muhammed Enes Yasemin Dutoğlu ile “Ak Zambaklar Şehri Tokat” ve şehirler seyahat üzerine uzun bir söyleşi yapmış. Tokat’ın tanıtımının önemsendiği bu günlerde bu röportajın TAHRİR de yayınlanmasını önemli buldum. Dergide bir diğer röportaj ise Alpay Doğan Yıldız ile hikâyecilik üzerine. Hikâye yazan biri olarak ilgi ile okudum. Tokatlı hikaye yazarları ile hikayecilik üzerine akademik çalışmaları olanların neden tanışmadığına ve birbirleri ile fikir alışverişinde olmadıklarına hayret ettim.

Dergide Muhammed Enes Çınar “Sıvık Müslümanlık” yazmış. Yazıda Aliya İzzetbegoviç’in ‘iyi insan olmadan, iyi Müslüman olamayız’ sözü dikkat çekiyor. Uğur Çavdar “Kitap Okumanın Sosyolojisi” İbrahim Aslaner, ‘Bir muhalefet imkânı olarak Funda Özsoy Erdoğan’ın “Gölgenin hareketi” öyküsü yazıları var. Doğrusu dergideki yazıları okuyunca bu yazarlarla niye tanışmıyoruz da röportaj yapmıyoruz düşüncesi oluştu bende.

Dergide en arka sayfanın tamamını kaplayan “Matematiğe inanmıyoruz 19100” ifadesi dikkat çekiyor. Bu konu dergiyi inceleyen herkesin dikkatine takılıyor.  

TAHRİR amatörce ama profesyonel bir çaba ile hazırlanıyor. Tokat’ta yaşayan hepsi genç, hepsi okumayı yazmayı seven gençlerin bu çabasına hayran kaldım. Onları candan tebrik ediyorum. Yerel basınında onları desteklemesi gerektiğine inanıyorum.  

Dergileri seven, dergilerle gelişen bir okuryazar olarak okuyan-yazan gençleri her zaman destekliyor onlara saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Tokat üreten, okuyan-yazan gençleri anlasa onlara destek olsa Tokat’ın tanıtımını onlarda TAHRİR Dergisi gibi dergilerle edebiyat ve yayın alanında veya başka alanlarda duyururlar. “Gençler geleceğimiz, onları sevmek onlara yol göstermek, Tokat’a faydalı olmaları için onlara destek olmak gerek”

 

TAHRİR’in tüm yazarlarının iyi bir okur olduğunu dergideki yazıları okuyunca anlıyor ve gençlerimizin aslında okumayı sevdiğini anlıyoruz. Ama toplum çoğunluğa odaklandığından bunları göremiyoruz. Okuyan azınlığa baksak onları görecek, biz onları görünce de onlar sayıca az ama etki olarak çok olacaklarından çoğunluğumuz okuyor olacağız. Toplumca neyi görmek istersek o günümüzde çok ve önemli görülür.     TURAN YALÇIN