Kadın olmak bu ülkede zor azizim…

Feminist bir insan hiç olmadım, bu yazının o şekilde algılanmasını da istemiyorum… Sadece sözde kadın hakları deyip bunu savunanların, bugüne kadar kadınlara gerçekten layık olduğu değeri vermediğini düşünüyorum.

Kadın ve erkek her zaman eşittir cümlesine katılmadığım durumlar elbette var. Fiziki olarak, bedensel güç ve iktidar bakımından erkeklerin kadınlardan daha üstün olabildiğini görmek tabiî ki mümkün. Fakat bu durum hiçbir zaman vasıfsızlık ya da varlığımızın bazen unutulması ve beceriksizlik sıfatının bize çok sık yakıştırılması anlamına gelmez.  İşte bu yüzdendir ki bundan etkilenen, üzerinde bu baskıyı hisseden çoğu kadın, yanında bir erkek olmadan bazı işlerin üstesinden gelemez.

Geçen gün arabamın araç muayenesi vardı. İnternetten randevu aldım. Buraya kadar kendim hallettim J  Klasik erkek sözleri;

-‘’Sen tek başına gidemezsin’’ Biran düşündüm. Acaba neden? Merkezden biraz uzakmış..

Olabilir. Yürüyerek gitmeyecektim sonuçta…

-Sorun çıkar yaptıramazsın…

- Neden ki, acaba ben çok mu beceriksizim…

-Yok  yani sorun çıkar, sanayi işi falan…. E o zaman biz kadınlar, erkekler olmadan yaşayamayacak mıyız?

Hayatımızda hep bir erkeğe muhtaç mı olacağız? Neyse… Nitekim ben de ilk defa gideceğim için prosedürü bilmediğimden araç muayene istasyonuna babamla gittim. O anda orada gördüğüm yaklaşık 30 kişi vardı. Ama çok dikkatimi çekmişti, benden başka da hiç bayan yoktu. Sadece muayene istasyonunda çalışan 1 tane gişe görevlisinden başka… Ne garip değil mi? İşte güvensizlik baştan işletilmiş bize. Bu sadece şehir olarak değil, genel olarak toplumuzda maalesef ki düzen böyle… Sen yapamazsın, gidemezsin, gelemezsin, beceremezsin, o iş senlik değil vs vs… Bunun gibi cümlelerle çok sık karşı karşıya geliriz. Üzerimizdeki baskıdan ne zaman kurtulacağız bilmiyorum. “Bu ülkede kadınsan baştan kaybettin” diyen insanlarla aynı havayı solumak inanın beni ürkütüyor. Böyle cümlelere fırsat vermeyelim, değerimizi öncelikle kendimiz bilelim, bilelim ki bunu sonra karşı tarafa hissettirmemiz kolay olsun. Cinsiyet seçme hakkımız maalesef ki verilmiyor, bu seçimi kendimiz de yapmıyoruz ve bu yüzden karşı cinsten aldığınız tepkilerle kendinizi ezik, güçsüz ve vasıfsız hissetmeyin lütfen.

Kız çocuklarını okutmayan, üniversiteye gidince farklı bir şehir görüp ahlakı bozulur, okuyup da ne olacak diyerek eğitimine engel olan babaların, yeri gelince hastanede bayan doktor arayışına girmeleri de bu çelişkinin farklı bir boyutu tabii ki…

Küçücük yaşta aile baskısıyla töre cinayetine kurban giden masum kızlarımızın, geç saatlerde tedirgin dışarı çıkan, acaba yolda yürürken ahlakı bozulmuş insanlarla karşılaşır mıyım diye korkan kadınların, tecavüze uğrayıp, bunu kimseye anlatamadığı için psikolojisi yerle bir olan ve sonunda kendi hayatına son vermek isteyen zavallı masum kızlarımızın ve bunun gibi birçok örnekle karşı karşıya kalan, vasıfsız gördüğünüz o kadınların ahını nasıl vereceksiniz bilmiyorum.

Unutmayın beyler, kadın mutluysa güzelleşir, güzelleştikçe mutlu olur, mutlu olunca güzel sever, güzel sevince sen de mutlu olursun. Kadınları üzmeyin, kadınların bu hayatta önemli olduklarını hissettirin ve aynı zamanda sizleri de doğuranın KADIN olduğunu asla ve asla unutmayın…

 

Sürçü lisan ettiysem affola… Kalın sağlıcakla.