DOST…

Yüreğinde sana karşı merhamet olandır dost. Sen mutsuzken senin mutsuzluğundan kendi de mutsuz olandır. Seninle gülebilmeyi, seninle ağlamayı bilendir, başını omzuna yaslayabildiğindir. Karşılıksız, çıkarsız, yalansız ve menfaatsiz yanında varlığını her zaman hissettiğindir dost.

Hani bazen sen bile kendini çekemezken, yanı başından hiç ayrılmayandır dost. Mutluluğunu paylaştığın, saçma sapan şeylere anlamsızca kahkaha attığındır.

Sizi sürekli yargılayan, varlığınızla mutlu gibi görünüp aslında içten içe huzursuz olan, arkanızdan iş çeviren, kıskançlığı gözlerinden okunan insanlar bırakın sizin dostluğunuzu, arkadaşlığınızı bile hak etmiyordur. Uzak durun… Sizi yaralayan, ihanet eden, acı çektiğinizi bilerek bunla mutlu olan insanlardan, yüzünüze gülüp arkanızdan kuyunuzu kazan, işi düşünce telefona sarılan, bencil insanlara dost kelimesini yakıştırmayın, uzak durun onlardan. Çünkü iyi gün dostları yetemezler kötü günde, Kolaydır mutluluğu paylaşmak, oysa acıyı paylaşmaya sadece gerçek dostunun gücü yeter.

Hayat iyi yürekli, çıkarsız insanlarla güzel. Varlığı huzur, yokluğu koca bir boşluk hissettiren insanlarla güzel. O ne der, bu ne düşünür, yanlış mı yaparım demeden, çıkarın hayatınızdan sizi mutsuz edenleri. Yüreği güzel, varlığıyla mutlu olduğum dostlarıma selam olsun…

            Dost demişken, canım babamın, dostluktan hareketle yazıya döktüğü ‘Kalemin Sırrı’ şiiri ile bugünü noktalıyorum:

Kalemin Sırrı

Kalem keskindir, başlayınca durmaz

Yüce dağlar üzerine gelse susmaz

İyi kelamı alıp kötüsünü yazmaz

Bir de güzel huyu vardır kimseye kızmaz

            Tutmak gerek kalemi elden

            Sakınmak gerek kelamı dilden

            Zarar gelmez okumuş olan yerden

            Bildiğini paylaşmak en güzel erdem

Kip tutasın kimse almasın kalemi

Sakın çıkmasın ağzından yalanı

Bir gün dostların keserler selamı

Helal kazan düşünme hiç haramı

            Kalem keskindir canı çok yakar

            Tutmazsan sıkı sıkı elini yakar

            Madalyon yerine ipini takar

            Dost bildiklerin sadece yüzüne bakar

Yalan yanlış yazı yazmayasın

Dosta güvenip düşmanına kızmayasın

Dost bildiğin dostunun da üzerini çizmeyesin

Doğru yoldan yürü bataklıkta yüzmeyesin…

(Hacı Bingöl)