BİR HAFIZ'IN YÜREĞİNDEN

Kul sıkışmayınca, Hızır yetişmezmiş. Bugün ne yazayım derken sevgili torunumdan gelen bu yazı Hızır gibi yetişti. Yüreği ummanlar kadar derin sevdaların peşinde olan kızımın yazısı...

                "Eğer hafızlık dersen çocukluğum derim hayallerim derim oturup şefaat edeceğim kişilerin sayısını saydığım günlerim derim camdan sokakta oynayan çocuklara baktığım da kuranla bakıştığım o an hissettiklerim derim...

                Eğer sorarsan hafızlık nedir diye aşk derim sevda derim gözyaşı derim... En güzeli sevmek en güzeli ezberlemek en zoru taşımak en zoru yaşamak derim...

                Hafız olmak nasıl dersen susar dinlenirim, yutkunurum önce kolay değil derim sure sure sevmek başka derim… Ayet ayet, harf harf ezberlemek birbirine benzeyen yerleri kotlamak...

                HAFIZ olmak, Kuran’ın çeşitli yerlerinde ıslanan sayfaları görünce üzerini okşamaktır derim… Kuran’ını özlemektir derim, sarılmaktır derim... Yeri geldi mi derdini anlatmaktır derim...

                Ve hafız olmak emektir derim, fedakârlıktır... Gece uyumadan yarın vereceğin dersi tekrarlamaktır hafız olmak...

                Ve farklı sevinçlerimiz vardır bizim başlasa bir hafız bir sayfaya onun devamını getirmek, biri bir ayet sorsa sana onun yerini bulmak, bunu hafızlardan başkası anlayamaz derim...

                Ve ben heybeme bir bakıp hafızlığı anlatabildiğim kadar devam ederim. Ama son noktaya gelince bir hafızın yüreğine bakmak lazım derim...

                Benim için hafızlık: و قالو كونو diye başlayıp و قالو كونو de kaldığı sayfada; ne bir sayfa geri, ne bir sayfa ileri o ilk günkü heves, o ilk günkü heyecan, o merak, o anlatılamayan his...

                Rabbim nefes verdiği müddetçe ayetlerle soluklandırsın her birimizi inşaalah......."

                Allah, ümmeti Muhammed'i Kuran sevdasından ayırmasın...

                Bütün dostlara selam ve saygılar.

 

Mehmet Emin ULU