Memleket Meselesi

Sayın Bahçeli’ye Teşekkürler.

Mesele başkanlık sistemi değil.

Mesele anayasa yapmak değil.

Mesele anayasa oylaması değil.

Mesele birlik olmak.

Mesele vatana sahip çıkmak.

Mesele safları sık tutmak.

Mesele Yunanistan, İspanya, Portekiz gibi milli geliri bir zamanlar bizi katlayanların bu günkü durumuna düşmemektir.

Mesele Suriye’nin, Mısır’ın, Libya’nın, Irak’ın durumuna düşmemektir.

Mesele emperyalistlerin oyununu bozmaktır.

Mesele 15 Temmuz’u anlamak, ona göre yapılanma ve onu unutturmak isteyenlere gerekli tokatı vurmaktır.

Türkiye bir milli kurtuluş hareketi veriyor.

Ne zamandan beri derseniz…

100 yıldır bu savaşı veriyoruz.

Emperyalistler bizi uyuttular ama bu savaşı gizli gizli devam ettirdiler.

Kimle devam ettirdiler?

İçimizdeki işbirlikçileriyle.

Bu savaş son on yıldır su yüzüne çıktı, milli güçler uyanmaya başladı ve buna karşı milli bir mücadele vermeye başlayınca düşman kudurdu.

Saldırıları hızlandırdı, son darbeleri vurmaya kalktılar.

On yıllarca hazırladıkları B, C, D… planlarını devreye soktular ama başaramadılar.

Her başarısızlıkta bilerek ve gafletle düşman değirmenine su taşıyanlar üzüldüler, kahroldular.

Osmanlı’yı bilerek yıkmaya çalışan hainler ve farkında olmadan yıkılışını kolaylaştıran cahiller (keşkeciler) bu günde o günlerin bir fotokopisi gibi piyasada dolaşmaktadır.

Türkiye bilinçli bir şekilde ve kararlılıkla milletini uyandırarak düşmanla amansız bir şekilde mücadele ediyor ve örümcek ağlarından kurtulmaya çalışıyor.

Bu günlerde oylanacak anayasa referandumu da bunlardan biridir.

Yukarıda belirttiğim gibi mesele anayasa değil, milli safları belirleme meselesidir. Evet veya hayırla oylanacak bu referandum için öncelikle Allah’tan hayırlı olmasını diliyorum.

Öncelikle şuna bakıyorum. Bu Anayasa veya Cumhurbaşkanlığı uygulama şekli dışarıdan bir zorlamayla mı yapılıyor yoksa yerli bir değişiklik mi. Evet, bu değişiklik yerlidir ve ona verilecek evet veya hayır oyları bu minvalden önemlidir.

Hayır’cılar kimler olacak, evet’ciler kimler olacak? Kimlerin terazinin hayır kefesinde kimlerin evet kefesinde olduğunu iyi analiz edersek evet ve hayır’ın vebalini anlarız diye düşünüyorum.

Sayın Bahçeli 15 Temmuz’dan sonra sürdürdüğü milli politikayı bugün Salı konuşmasında bir kez daha taçlandırdı. Verdiği mesajlar, kararlı duruşu, “mesele vatansa gerisi teferruattır” düşüncesini çok güzel bir şekilde ifade etmiştir. Siyasetin ferdi çıkarların, parti çıkarlarının üzerinde olduğunu göstermiştir. “Siyaset, ülkeye hizmet’in bir aracı ise siyasettir ve ilimdir” düşüncesini göstermiştir. İsmiyle müsemma bir davranış sergilemektedir Sayın Bahçeli. Tıpkı teşkilatını sokak olaylarından, Feto’dan, yer altı dünyasından yıllarca uzak tuttuğu gibi bu gün de millet düşmanlarına karşı teşkilatıyla devlete güç katmaktadır. Şehitlerimizin ruhunu rahatlatan bir duruştur bu. Allah ondan razı olsun.

Tarih bu günkü duruşları mutlaka yazacaktır. Bunu da vatansever ve vatan haini olarak yazacaktır. Önemli olan vatansever olmaktır. Allah tüm halkımıza bu vatanın kıymetini bilme ve ona göre hareket etme feraseti nasip etsin.

İsmet YALÇINKAYA

7 Şubat 2017