HALİL TOKER İLE RÖPORTAJ

GOP ÜNİVERİSTESİ PDR BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ HALİL TOKER: “İyi bir PDR meraklı ve araştırmacı olmalıdır. Severek öğrendiğiniz bilgileri aktarın ve bunu alışkanlık haline getirin.”

—Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz?

HALİL TOKER: Adım Halil Toker, 22 yaşındayım. Çocukluk yıllarımı İstanbul’da geçirdim. İlköğretimimi Fatih İlkokulu’nda tamamladım. Lise hayatımın ilk bir buçuk yıllık serüvenimi Sami Baklacı Anadolu Lisesi’nde kalan kısmını ise Tokat Anadolu Lisesi’nde tamamladım. Şu an Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik okuyorum. Kendimi bu hayat yolunda bir hiç olarak başlayıp var olmaya çalışan bir yolcu olarak niteleyebilirim.

— Neden PDR Neden Tokat? Bu okulu tercih etmeden önce ve şu an duygularınız arasında ne farklar var?

HALİL TOKER: Bu sorunun en açık cevabı şudur: Tokat çünkü ailevi nedenler, maddiyat ve o zaman şartlarında PDR’ nin atama oranının yüksek olması. Tercihten önce PDR hakkında pek bir bilgim yoktu ve benim için bir belirsizlikti. Ayrıca içimde bir merak duygusu ve beklenti vardı, bölümle alakalı. Şu an ise içimde sevinç, daha fazla merak, güven ve iyi ki PDR’yi tercih etmişim hissi var. Genelde öğrenciler tarafından GOP Üniversitesi ne kadar azımsansa da öğrencilerine birçok şey katıyor.

— Ailenizden bahseder misiniz? Anne baba ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur? Onların sizin çabanıza karşı bakışı nedir?

HALİL TOKER: Gitgide çekirdek bir aile olduk. Annem ev hanımı babamı ise bundan 5 yıl önce kaybettik. Vefat etmeden önce ise İbn-i Sina İlkokulunda hizmetlilik yapıyordu. Ağabeyim ise Dumlupınar Üniversitesi muhasebe bölümü bitirdi. Şu an mali müşavirlik staj başlatma sınavını kazandığı için mali müşavirin yanında hem çalışıp hem de stajını görüyor. Ailem bana hep destek oldu. PDR’yi tercih etmeme engel olmadılar. Genel itibari ile bana olan güvenlerini hissettirdiler. Beni daha fazla çabalamam için motive ettiler.

—PDR ne yapar? İyi bir PDR nasıl olmalıdır? 

HALİL TOKER: Psikolojik Danışmanlık ve Rehber’in birçok görevi vardır. İlk baştaki görevi bireyler ile bire bir psikolojik danışma yapmaktır. Ayrıca öğrencilere akademik (eğitsel)rehberlik, mesleki rehberlik ve kişisel rehberlik hizmetlerini sunuyor. Okulun ve öğrencinin problemlerini saptar ve etkili çözüm yolları içeren bir program hazırlar. Anne- babalara çocukların yaşadığı problemleri, çözümleri ve onların gelişim dönemlerinin özelliklerini tanıtır. Kısacası neredeyse öğrencinin yaşadığı her problemle ilgilenir. İyi bir PDR meraklı araştırmacı insanlarla içi içe kendini keşfetmiş ve en önemlisi okumalıdır hem de okuduğundan daha fazlasını hayatına uygulamalıdır. En kısa tanımla iyi bir PDR ayna gibi olmalıdır.

—PDR’cilerin sorunları neler? Çözümü sizce nedir?

HALİL TOKER: Öncelikli sorunumuz atanamama kaygısı. Çevre tarafından pek tanınmamamız, PDR’ciler yatıyor önyargısı. Bizi en çok yaralayan sorunlar ise “Alan dışı atama” ve “40 günlük rehberlik kursları” 40 günde domates yetişmiyor hocam. Çözümler aslında pek zor değil. Çevre tarafından tanınmamız için öncelikle bizlerin insanlara PDR’yi tanıtması ve halka ulaşması gerekir. İnsanlarla iç içe olmalıyız. Onların hayatlarına dokunmalıyız. Dört duvar arasında değil öğrenciler arasında olup yaşadıkları problemlere şifa aramalıyız. Veliler ile en az haftada bir gün görüşmeliyiz. Ne olursa olsun motivasyonumuzu kaybetmemeli, işimizi hakkıyla yerine getirmeli ve yaptığımız işi pazarlamalıyız. Yani devlete bizim okullardaki varlığımızın ve bu alanda sadece dört yıllık PDR mezunlarının çalışması gerektiğini ispatlamalıyız. Bana kalırsa buradaki sorumluluğun çoğu bize düşüyor. Şunu da belirteyim PDR ailesi olarak tüm alan dışı atamalara karşıyız ve tüm öğretmenlik, meslek branşlarının yanındayız. Bu sorunların çözümü kendimizi daha fazla geliştirmektir.    

 

    

 

  —Bölüm, Fakülte ve Üniversitenizin gelişimi için neler önereceksiniz?

HALİL TOKER: Bölümdeki hocalarımızın kapılarını aşındırmalıyız. Onlardan alabildiğimizin en fazlasını almalıyız. Bölüm fakülte ve üniversite için yeni bir fikir üretip uygulama için en iyisini yapmalıyız. Öğrenci kulüplerinin faaliyetlerini takip edip, onları desteklemeliyiz. Kültürel faaliyetleri, tiyatro gezi programları müzik spor ve sanat alanlarında öğrencilerin aktif üniversitenin yol açıcı olması gerekli kütüphanemizi büyütebiliriz. Üniversitemiz her şeye rağmen birçok üniversiteden daha iyi durumda diyebilirim.

—Gençler genelde çekingen içine kapanık, siz girişken insansınız. Bunun faydasını nasıl görüyorsunuz?

HALİL TOKER: Benimde çekingen olduğum konular var tabi ki. Girişken olmak hayatı ıskalamamaktır. Girişken olmanın yeni insanlarla tanışmakta, kendini daha rahat ifade edebilmekle ve keşkeleri azaltma noktasında faydasını görüyorum. Günümüzde hayat çok hızlı işliyor. Eğer çok fazla çekingen davranırsak olanaklar bizi hep teğet geçecektir.

— Tokat’ta üniversite gençliğinin genel sorunları neler? Çözüm yolları nedir?

HALİL TOKER: Öncelikle ulaşım ve yüksek kira ücretleri. Bende bir Tokat’lıyım. Buradan tüm ev sahiplerine sesleniyorum. “Lütfen kira ücretlerini makul seviyelere çekin. Öğrenci arkadaşlarımıza yardımcı olun. Zira onlarda gelecekte Türkiye’nin dört bucağında Tokat’ımızı güzelliklerle anarlar. Bir arkadaşımla teşhis etmiştik. “İyilik eden iyilik bulur” ulaşım için ise iki tane körüklü otobüs bence bu yoğunluğu çözer.

— PDR alanında nerelere gelmek istersiniz?

HALİL TOKER: PDR alanında iz bırakmak en büyük hedefim. İlk olarak geçimimi sağlamak için MEB’e atanmayı çok istiyorum. Belki nasip olursa yüksek lisans ve doktora yapmayı çok isterim. Tecrübe kazandıktan sonra ise özel bir danışma merkezi açmak istiyorum.

—Özelde GOP PDR, genelde PDK okumak isteyenlere ne önereceksiniz?

HALİL TOKER: Şimdiden PDR’yi araştırsınlar. Etraflarında varsa PDR okuyan bilgi alsınlar. Fakültemizi ziyaret etsinler. İnsanları gözlemlesinler. Öncelikle kendilerini keşfetmeye çalışmaları onları bir adım ileriye götürecektir. Okuyabildikleri kadar çok okusunlar çünkü uygulamada çok işlerine yarayacak. Genelde tüm öğretmen adaylarına olan önerim ise ileride çok iyi yerlere geleceğinden emin olduğum bir arkadaşımın sözleri ile ileteceğim. Şöyle der: “İnsan eseri ile insandır. Şayet bir şeyler başarmak istiyorsak feda etmeliyiz. Çünkü insan hayallerine ancak feda ettikleri ile ulaşır. Severek öğrendiğiniz bilgileri aktarın ve bunu alışkanlık haline getirin.