UFKA YOLCULUK

Her sabah ruhumda var bir garip yolculuk,

İçimde sonsuzluk, dışımda da sonsuzluk,

Ezelden ebede bitmeyen bir yolculuk,

Kur’an yolunda şu bizim UFKA YOLCULUK…

                      

                Aylardır soluk soluğa, heyecanla, aşkla ve şevkle büyük bir gayretin içinde dostlar kervanı…  Hedeflerinde tek şey var: Bir garip yolculuk… Ufka Yolculuk… Hiç birinin gözlerine uyku girmedi. Daha bir zaman da girmeyecek gibi. Gece demediler, gündüz demediler, aylara, haftalara günlere saatlere sığdıramadılar. Sığdırmadılar. Böylesine uhrevi bir yolculuğun zamanı mekânı olmaz… “Hep birlikte eğer arşa kanatlanacaksak sonsuza dek sadece bir gayemiz var, o da Ufka Yolculuk” dediler.

                Ellerinde gök mavisi ve Peygamber Efendimizin sevdiği sarı renkte, küçük sevecen broşürler, kitaplar…

                Bir yarışmaydı Ufka Yolculuk… Yıllardır büyük bir fedakârlıkla yapılıyor… Bu yılki yarışmanın konusu:  KUR’AN-I KERİM MEÂLİ…

                Yediden yetmişe herkese açık bir yarışma… Kaybedeni hiç yok… Kazananı harbiden çok… En iyiyi, en güzeli: Varlığımızın sebebi,  Kalubelâ’da verdiğimiz ahdimizi tutmamızın hikmeti sebebi Kur’an’ın meâlini okumak ve anlamak…

                30 cüzün, 114 surenin ve 6666 Ayetin, mânâsını aslından bizzat tekrar tekrar okumak. Anlamadığımız, kaçırdığımız, farkında olamadığımız, geçiştirdiğimiz Kur’an’ın sırlarına bir kez daha, bir adım daha yaklaşabilmek, yanaşabilmek… O Yüce Yaratıcının, yani Allah’ımızın, yani Rabbimizin (cc) güzeller güzeli sözleri önünde; diz çökmek, gözyaşı dökmek, duanın ötesinde o uhrevi mânâları içimize sindirerek yaşamak, yaşatmak…

                Mehmet Akif’in:

                “ibret olmaz bize her gün okuruz ezber de

                Yoksa hiç mânâ aranmaz mı bu ayetler de

 

                Lafzı muhkem yalnız anlaşılan Kur’an’ın

                Çünkü kaydında değil hiç birimiz mânânın

 

                Ya açar bakarız nazmı celilin bakarız yaprağına

                Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına

 

                İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin

                Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.” Şiirindeki mânâyı ülkemizin, şehrimizin güzel insanlarına kavratmak için yapılan bu yarışma ne güzel, ne güzel!...

                Böyle bir davanın neferi olmak, kim bilir ruhları ne kadar huzura kavuşturur… Gönülleri kim bilir ne kadar sürurla doldurur?

                Bu yolculuğun bir adını da: “DOSTA YOLCULUK” koymuşlar.  İyi ki koymuşlar.  DOST yolunda, dostların DOST’A canları feda olsun.  Bu yolculuk, hâlâ devam ediyor. İki Nisan 2017’ye kadar ülkemizdeki macerası devam edecek… Ondan sonra DOST yoluna yolculuklar başlayacak…

                Bu güzel yarışmayı düzenleyenlere ne mutlu… Hepsinin ellerinden öpüyorum… Gönlümdeki dua sadağımla, bu can bu tende olduğu müddetçe, onların her zaman yanlarındayım.

                Allah yar ve yardımcıları olsun.

 

MEHMET EMİN ULU