Taşrada bir şua: Sami YAMAN

Taşrada bir şua:

Sami YAMAN

 

“Eğer maksud eserse mısraı berceste kâfidir” (Koca Ragıp Paşa)

(Eğer maksat kalıcı bir eser bırakmaksa, güzel bir mısra bile yeterlidir.)

 

Yazarının ricası üzerine kitapla ilgili duygu ve düşüncelerimizi yazdık. Bunların birinden, Sn. Sami’nin yazısından çok etkilendim. Yazarken coşmuş da coşmuş, Sami. Benzetme ve süslemelerle kaleme aldığı kısa yazıyı okudukça okuyasım geldi. Sanki bu fırsattan yararlanarak edebi sanatlarından örnekler vermiş.

Altını çizdiğim bazı cümlelerini sunmak isterim: “Yazarımız hadisenin ruhunda uyandırdığı dayanılmaz acıları, olgun kişiliğinin dizginleyici ifadeleriyle dile getirmiştir.”

“Eser, zapt edilemeyen bir duygunun dışavurumunun yansımasıdır. Bu dışavurum, çok şiddetlidir. Adeta bir volkan patlaması, bir lav püskürmesi halidir.”

“Kitapta söylenenden çok, söylenmeyenler ön plâna çıkmıştır. Dolayısıyla eser, hem kafalara hem de gönüllere hitabedebilmiştir. Böyle bir teknik, büyük eserlerin özelliğidir.”

Sami’nin değerlendirmesini okuyunca edebiyat yapmak için ciltlerce yazmaya gerek yok. İstedikten sonra bir sayfalık yazı bile yeter diyor,  Kul Himmet misali şöyle sesleniyorum:

“Sami Yaman dedim, bu nasıl yazı?

Lezzet verir şirin muhabbet dozu…” R.C.

Sami Yaman ve benzerleri yaşadıkça edebiyatımız ölmeyecektir, kendisine uzun, sağlıklı bir ömür dilerim…