VİCDAN AZABI ÇEKİYORUM

- Bir köy ilkokulunun hikâye kitaplarına ihtiyacı var. Öğretmenleri her gün çırpınıyor. Ben ona henüz çözüm bulamadım, içim acıyor!

- Beni çok güçlü biri sanarak her gün dertlerine çözüm bulmam için arayan çocuklar, aileler var. Hikayelerini biliyorum, dayanılır gibi değil. Çözüm bulamıyorum, ruhum eziliyor!

- "Çocukları da ölsün onların" diyerek görmezden gelinen insanlar var. Ve çocukları her gün ağlıyor. Doğalgaz faturalarını yatırabildiler mi yatırmadılar mı meçhul. Her gece o çocukların ağıtlarına kulaklarımı tıkayarak uyuyorum.

- Suriye'de, Irak'ta BÜYÜK siyasi hesaplaşmalar savaşının bombaları çocukların üzerinde patlıyor. O çocuklar kendi ülkelerinde de benim ülkemde de tarifsiz acılar çekiyorlar. Bu acılara çare bulamıyorum.

- Nereye baksam acı çeken çocuklar görüyorum. Çocukların acılarına "sözde kutsal davalarıyla" haklı bahaneler bulan yetişkinlerin kokuşmuşluklarına şahit oluyorum. "İyi de kardeşim onların babaları da ..." şeklinde başlayan iğrenç cümlelerle insanlıktan adım adım uzaklaştığımıza şahit oluyorum... Artık dayanmıyorum!

- Uzun süredir kendime bir mantık geliştirdim: "Sebebi ben değilsem, değiştirmeye gücüm yetmiyorsa üzülmemeyi öğrenmeliyim..." Evet haklı gerekçelerim var! Ama bu haklı gerekçeleri vicdanımın sesini bastırmak için kullanıyorum ve kendimden de nefret etmeye başladım! Vicdanın sesini bastıran her gerekçe bana iğrenç geliyor artık!

- Vicdanım diyor ki: Sen bir öğretmensin ve biyolojik anneleri babaları kim olursa olsun bütün çocuklar senin yavruların. Onların feryatlarına sustukça sen de dilsiz şeytansın! Artık çocukların acılarına karşı dilsiz olmak istemiyorum!

 

YAZACAK ÇOK ŞEYİM VAR AMA AKLIM "SUS" DİYOR. VİCDANIMIN FERYATLARINI YASTIĞIMIN DERİNLERİNE GÖMEREK UTANÇ İÇİNDE UYUMAYA ÇALIŞACAĞIM.