GAZİ OSMAN PAŞA

Tarihe şan veren kahraman Gazi Osman Paşa, 1833 yılında Tokat'ta doğru. Asıl adı Osman Nuri'dir. Babası, İstanbul Kereste Gümrüğünde katip olan Mehmet Efendi, annesi Şakire Hatun'dur. Ailenin tek erkek çocuğu olan Osman Nuri, henüz 7-8 yaşlarında iken ailesiyle birlikte İstanbul'a babasının yanına gitti. Sırasıyla Askeri Rüştiyesi, Askeri İdadi ve Mektebi Harbiye okullarını bitirdi. 1852 yılında sınıfının ikincisi olarak orduya teğmen katılmıştır. Kırım harbi dolayısıyla harp akademisine giremeyerek çeşitli hizmetlerde bulunmuş ve yüzbaşı rütbesiyle Erkan-ı Harbiye dairesine girmiş ve bir sene sonra da Kolağası olmuştur. 1859 yılında Osmanlı ülkesinin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesinin kararlaştırılması ve bu arada Bursa ilinden başlanmasına hükümetçe karar verilmesi üzerine, bu hizmete askeri temsilci olarak tayin edildi. Teselya'da Erkan-ı Harp reisliği, Cebel-i Lübnan'da vazife almıştı. 1866'da Girit'te baş gösteren Rum isyanı dolayısıyla buraya yollandı. Başarılarından dolayı rütbesi miralaylığa yükseltilmiştir. 1867'de Yemen 1. Tümen Alay Komutanlığında bulunmuş, general olmuştur. Sonra Manastır,, Bosna Hersek ve Erzurum kumandanlığı yapmıştır. Birçok askeri başarı elde etmiş olan Gazi Osman Paşa, asıl şöhretini, Sırp prensi Milan'ın 2 Temmuz 1876'da Osmanlı Devletine savaş ilan etmesi esnasında Rus generallerinin kumanda ettiği Sırp ordusunu bozguna uğratması ile elde etti ve rütbesi müşirliğe (mareşal) yükseltilmiştir. Vidin muhafızı iken Osmanlı-Rus harbi başlamış, Rusların Tuna'yı geçmesi üzerine, Plevne'yi kurtarma emri almıştır. 1877 Plevne müdafaasında, Rusların 50.000 ve 184 topuna karşı, 23.000 asker ve 53 topla müdafaada bulunan Gazi Osman Paşa, yaptırdığı toprak istihkamlarıyla, düşman kuvvetlerine beş ay karşı koymuş ve teslim tekliflerini daima reddetmiş ve düşmanın iki saldırısını püskürtmüştür. İşte askeri tarihe Plenve Müdafaası olarak geçen bu harpte yardım alamamak yüzünden, 3. Huruç harekatına girilmiş, düşman kuvvetlerini yarıp çıkarken yaralanarak Viz akarsuyu kıyısında bir evde yarası sarılırken esir düşmüştür. Rus Başkumandanı Grandük Nikola askeri tören yaptırarak, askerlik ve esirlik kaidesine aykırı olarak, Osman Paşanın kılıcını geri verip, kendisini tebrik ederek saygı göstermiştir. Muharebe meydanında ağır yaralı halde bulunan Gazi Osman Paşa, Rus Çarı tarafından büyük bir kahraman olarak karşılanmıştır.

            Gazi Osman Paşa 2 ay sonra yurda dönmüştür. Plevne'yi başarı ile savunduğu için kendisine "gazilik" unvanı verildi. Askeri şahsiyeti yanında siyasi faaliyetlerde de bulundu. İstanbul'daki dini grupların birleşmesini sağladı. Sarayda bulunduğu sürede içerisinde dış politika konularında Sultan 2. Abdülhamit'i etkilemeye çalıştı. Padişah kendisine elmaslı bir kılıç hediye eti. Padişahın 2 kızını paşanın 2 oğluna vermesiyle, saraya hısım olan Gazi Osman Paşa, seraskerliğe tayin edilip, yedi yıl bu hizmette kaldı. Daha sonra Mabeyn Müşirliğine getirildi.

            Osman Paşa iyi derecede Arapça, biraz da Farsça ve Fransızca biliyordu. Ferik Neşet Paşa'nın kız kardeşi Zatıgül Hanımla evlendi.

            Gazi Osman Paşa, 5 Nisan 1900 yılında Cuma günü 67 yaşında vefat etti. Vasiyeti üzerine Fatih Sultan Mehmet Türbesi yanına defnedildi.

            Plevne savunması, Osmanlı Devleti'nin en zayıf döneminde, ayaklar altına alınmak istenen milli haysiyetimizi yeniden yüceltmiş bir savaştır. Bu savaşın Kahramanı Gazi Osman Paşa'nın adı yüzyıldan beri dillere destan olmuştur. Gazi Osman Paşa, emrindeki Tevfik Paşa isimli değerli bir mühendisi ile, siperleri toprağın içine kazdırmış, bütün siperleri yeraltından birbirine bağlatmıştı. Bugün bile kabul edilen bu sistem ile Gazi Osman Paşa, siper savaşlarında bir yenilik başlatmıştı. Şimdi de dünya harplerinde sahra tahkimatı (mevzileri) denince Osman Paşa akla geliyor.

            Mustafa Kemal Atatürk, Osman Paşa hakkında şu ifadeleri belirtmiştir: "Ben Gazi Osman Paşa'yı kendime rehber olarak seçtim. Ömrüm boyunca onun yolunu takip edeceğim. Türk ruhu Plevne'de kendini bulmuştur. Milletler yolundaki mücadelelerde daima sembolümüz Plevne'de doğan milli ruh olacaktır. Felaket günlerinde Plevne Savaşını ve Osman Paşayı düşüneceğiz. Sizin de kahramanlık sembolünüz Gazi Osman Paşa olsun."

            Gazi Osman Paşa gibi bir kahramanı bağrından çıkarmakla gurur duyan Tokat, ona olan vefa borcunun bir gereği olarak birçok kurumda büyük komutanın adını veya hatıralarını kullanmıştır. Buna dair örnekler şunlardır:

            İstanbul'da Gaziosmanpaşa İlçesi, Tokat'ta Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Gazi Osman Paşa Lisesi, Plevne Lisesi, Gazi Osman Paşa İlköğretim Okulu, Üzümören Gazi Osman Paşa İlköğretim Okulu, Gazi Osman Paşa Köyü, Gazi Osman Paşa Stadı, Gazi Osman Paşa Bulvarı.

            Ayrıca, Tokat'ın girişinde 5,25 metre yüksekliğinde bir anıtı vardır. Devegörmez sokağındaki Atatürk Evi Müzesi'nin yanında "Gazi Osman Paşa Müze" vardır.

            Çok değerli Paşamızı 117'ıncı ölüm yıldönümünde, rahmetle ve minnetle anıyoruz. Mekanı cennet olsun, nurlar içinde yatsın.

            Gazi Osman Paşa için yazdığım şiirimi aşağıda takdim ediyorum.

            Hoşça kalınız…

 

GAZİ OSMAN PAŞA

 

Yokluklardan güçlüklerden yılmadı,

Aylarca direndi teslim olmadı,

Mücadeleci ruhu hiç durmadı,

Cesaret abidesi ünlü paşamız.

 

Plevnede savaşırken yaralandı,

Yarası sarılırken esir alındı,

Rus çarı Aleksandr saygı gösterdi,

Üniformasını ona takdim eyledi.

 

O, hep vatanına aşık bir asker,

Ve savaşlarda çektiği çileler,

Dillere destan kazandığı zaferler,

Ebedi Milli Kahramanımızdır.

 

Cihanda az bulunur böyle bir yürek,

Paşamızın yaptıklarını düşünerek,

Vatanımızın kıymetini bilerek,

Onu hep saygıyla yad etmeliyiz.

 

05.04.2017

 Tokat

 

Hamdi Ertürk