Sıcaklık

Sıcağın olmadığı yerde soğuk hükmünü sürdürür. Sıcakta yoksullar hüküm sürer, soğukta zenginler rahatlığa hüküm sürer. Sıcaklığı sevgiyi gören tüm canlılar, saklandığı yerden başını çıkartır. Her canlı üretmek için tüm hünerlerini sergiler. “Sıcak ahırdan dana kaçmaz” derler. Bütün güzellikler ilk intiba, ilk sıcaklıkla başlar. Sıcaklık arttıkça, ilişkiler derinleşir.

Mevsimlerde ısındıkça, yaşayanlarda öz güven, cesaret artar. Mart geldi sıcaklar artıyor diye de güvenme “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır. Kış hükümdarlığını sürdürürse, son anlarını yaşıyor demektir. “Nede olsa kışın sonu bahardır” sıcaklığın verdiği ısıyla tabiat ana tüm güzelliğini sergileyecek. Çünkü Cemre havaya, suya toprağa düşmüştür. Bir gülün kızıl tomurcukları kızlı yeşile gün geçtikçe dönüşü görenlere huzur verir. Kuşların sevinç çığlıklarıyla kanat çırpıp uçarken ötüşleri bahara selam verir. Sıcaklık sevgi saygı görmediğiniz birine yaklaşmazsınız. Yaklaşsanız da temkinli, tereddütlü davranırsınız. Sana sıcak samimi davranana da yaklaşırsınız. Sıcaklık geldi derken koca karı soğukları başlar. Arapçada soğuk anlamına gelen “yaşlı ihtiyar kadın” anlamındaki acüz kelimelerinden meydana gelen bir terkip olan “yaşlı kadın soğuğu demektir” Rumi takvimine göre genellikle Mart’ın dördüncü günü miladi takvime göre 17–18 Mart tarihlerinde görülen bu soğukların adıdır “Koca karı soğukları”

Nevruz; Türkiye’de Nevruz, yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Günümüze kadar bahar bayramı olarak kullana gelmiştir. Orta Asya’daki Türk toplumlarından Azeri, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek, Tatar, Uygur Türkleri, Anadolu Türkleri ve Balkan Türkleri Nevruz geleneğini canlı olarak günümüze kadar yaşatmışlardır.

Gündönümü fırtınası- Mart Dokuzu    

Rumi Mart’ın dokuzundan başlar, birkaç gün sürer.

Gece ile gündüz eşittir. Hava sıcaklığının sıfırın altında -20/-25 dereceye düştüğü görülmüştür. Mart dokuzundan yüz elli gün önce yani 9–12 teşrini evvel günlerinde koyuna koç katılır. Böylece davarın kuzulaması bu soğuk günden sonraya rastlar.

2–3 Nisan- Çiçeklerin açılmaya başlaması.

4 Nisan Bülbül ötmesi ( Feryad-ı Andelip)

6-7 Nisan Kırlangıç Fırtınası

15 Nisan Kuğu fırtınası

18 Nisan Abrulun beşi soğukları

20-25 Nisan Sıtte-i Sevir soğukları

25 Nisan İpek böceğinin çıkması

Abrul Nisan; Abrulun 5’i soğukları; Rumi takvimin 5’ine rastlayan bu güne “Camız kıran fırtınası” olur. bu sebepten hayvanlar dışarı çıkarılmaz. Halk arasında “kork abrulun beşinden, camızı ayırır eşinden. Hele, hele on beşinden” sözleri ile bu günün tehlikesi belirtilir. Bu en önemli sayılı günde kar yağabilir. Keskin poyraz eser. Dolu yağarsa yeni uyanmaya başlayan ağaçları soğuk alır. Özellikle kayısı badem, kiraz çok etkilenir. Yine halk arasında “ Abrul apışır, dudak yere yapışır”, “Abrul beşinde tohum ya elde olmalı, ya da yerde olmalı” derler. Çünkü önceden ürünler ekilmiş ve filizlenmişse muhakkak soğuk alır.

Sitte-i Sevr Soğukları; Abrul ayının yedinci günü ile on ikinci günü (20-25) Nisan arasında 6 gün süren sayılı fırtınalardır. Bu fırtına “Sitte Sevr, her saati bir devir” deyimiyle bir anı bir anını tutmayan zaman dilimi şeklinde tanımlanır.

Sıcak olmasa soğuğun kıymeti bilinmez. Soğuk olmasa sıcağa hasret duyulmaz. Bir bahar sevinciyle hepimizin yüreğine sevgi sıcaklığı dolsun.

Süleyman Erkan 31 Mart- 2017 Cuma

Bedestenlioğlu