İşitme Engelli eski Milli sporcu Kübra Güleçöz ile röportaj

İşitme Engelli eski Milli sporcu Kübra Güleçöz:”Her an önemli ve zaman çok değerlidir. Ben zamanı ve tecrübeyle sabit tutarım. Herkes için "Para gözünle görebildiğin Tanrıdır." politikası nasıl önemliyse benim için zaman Paradan daha değerli olmuştur.”

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

KÜBRA GÜLEÇÖZ- Tanıtayım, bendeniz Kübra Güleçöz.  2 Mayıs 1990 Doğumlu Adanalıyım. Bu zamana kadar babamın mesleğinden, görevlerinden dolayı Tüm Türkiye’yi gezmek zorunda kaldığımız için sayamayacağım kadar çok okul değiştirdim. Yurt dışı ve yurt içi dâhil her yerde her kültüre tabi tutularak eğitim gördüm diyebilirim. Kısacası bana "Gezgin" de diyebilirsiniz :) Halen Adana Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi Meslek Yüksekokulu'nda eğitimim devam etmektedir.

SORU- Spora ne zaman başladınız ve nasıl geliştirdiniz?

KÜBRA GÜLEÇÖZ- Spora ilk 4 yaşımda başladım. Babamın ortağı olduğu Judo Kulübü faal durumdaydı. Daha sonra Judoyu yetersiz olduğunu düşündüğüm için sokak dövüşlerine ve savaş sanatlarına merak saldım. Babam ve annem çok yoğun çalışan insanlardı. Dolayısıyla evde olmadıkları için ben daima hep sokaklardaydım. Kız olmama rağmen çok yaramaz fırlama afacanın teki erkek gibi bir kızdım.

Derslerimi de aksatmazdım daima bilgiye açtım. Her fırsat bulduğumda sokaklara kaçar dövüşür her şeyi öğrenirdim.

Çin,Singapur gibi Asya ülkelerine de gittiğimde çok şey öğrendim. Ama dövüşlerin yanında voleybol da oynuyorduk. Şu an Bayan A Voleybol Milli takımı oyuncusu Polen Uslu Pehlivan ile aynı sokaklardan geldik. Ben İşitme Engelliler Milli takımına o İse A Milli Takımına seçildi. Daha sonra Türkiye’nin pek çok illerinden farklı kulüplerde oynamaya devam ettim.

SORU- İşitme engelli olma hikâyenizi anlatır mısınız?

KÜBRA GÜLEÇÖZ- Henüz 9 aylıkken havale geçirmeye bağlı olarak Orta Kulak İltihabı geçirmişim. Kulaktan akması gereken iltihap akmayınca orta kulaktaki sinirleri öldürmüş. Ve maalesef 1990 senesindeki teknoloji şimdi ki kadar gelişmiş olmadığı için de doktorlar uzun yıllar fark edememişler. Çünkü; duymadığım halde konuşabildiğim için kimse duyamadığımı anlayamamışlar. En son babamın bir dost doktoru her konuşmada herkesin elini indirip sürekli herkesin yüzlerine bakmaya özen gösterdiğimi fark edince şüphelenmişler.

Daha sonra duyamadığım ortaya çıkınca ailem çok üzülmüşler ama bir o kadar da şaşırmışlar. Çünkü, yıllar geçmesine rağmen eğitim görmemiş olmama rağmen kendi kendime dudak okumayı öğrenerek insanlarla duymadan iletişim kurmanın yolunu oluşturmuşum. Daha sonra zeka testlerine uzunca bir süre tabi tutuldum. Ve doktorun sonuçlarına göre aileme ısrarla normal bir ortamda yetiştirilmemi kesinlikle bana özel muamele edilmemesi gerektiğini ve özellikle de zeka seviyemin etkilenmemesi ve başarılı olabilmem için özel çaba harcamamaları gerektiğini vurgulamış. Şu an duymama oranım çok yüksek cihazımı çıkartınca hiçbir şey duymuyorum. Ama cihazım olduğunda kesinlikle konuşabilen duyabilenler den farkım yok. 6 Dil biliyorum ve telefonla yabancı dilleri de dahil duyma algılama ve anlama da zorluk yaşamıyorum. Çünkü her ne kadar fırlama yaramaz olsam da daima okumayı yazmayı seven bir çocuktum. Kendimi okuyarak eğittim. Annemden babamdan herhangi bir eğitmenlerden de yardım almadan üstelik.

SORU- Hem işitme engelli hem milli oyuncu olmak zor değil mi?

KÜBRA GÜLEÇÖZ-Aslında benim şahsi açımdan hiç zor değil. Tek bir açıdan bir zorluğu var maalesef biz İşitme Engelliler Duyanların dünyasında azınlık bir toplum olduğumuz için medyaya ve her insanlara ulaşamıyoruz. Ne kadar bazı insanlar uğraşsa da sayımız çok olmadığı için yeterli gelmiyor çabamız. Burası İşitme Engelliler A Milli Takımı olsa da herkesin unutmuş olduğu bir gerçek var. O da formamızdaki Ay Yıldızlı AL BAYRAĞIMIZ! Dünya yaşlandıkça üretim arttı. Dolayısıyla her şeyde çeşitlilik ve kategoriler de artmış durumda. Bu yüzden bazı gerçekler unutulmaya yüz tuttu. Bize unutturulan gerçek buydu. Milli Gurur, Milli Şuur, Milli Ruhtu..

Ben vatan sevdasıyla büyüyen en şanslı insanlardan biriyim..

Bu Topraklarda Sur da Yiğit Askerlerimiz ve güvenlik güçlerimiz canlarını feda ederek savaşırken onların kollarına ve sırtlarına taktıkları bizimle aynı giydikleri kıyafet var.  O da Türk Bayrağı..Onların yanında bizim mücadelemiz ne ki... Herkes kategorilendirme ile yapılan algı yönetimi altına girdikleri için ortak bir şeyi unuttular.

Ben 10 yıldır Bu bayrak altında mücadelemi emeğimi terimi her şeyimi ortaya koyarak verdim.

Tek bir şey için..

Uğruna her şeyimi feda edeceğim Bayrak için!

Ne olursak nasıl olursak olalım herkes aynı bayrağı giyiyor sonuçta. Bunda ayrım söz konusu dahi olamaz..

Şu an 2016 yılında Amerika Dünya Voleybol Şampiyonasında ciddi sakatlık geçirdiğim ve halen sakatlığım ciddiyetini koruduğu için Milli takımı çok üzülerek söylemeliyim ki  bıraktım..

Milli takım çatısı altında o bayrağı giydiğim için kendimle her zaman gurur duydum. Aksine sorumlulukları ciddi ağır olsa da zor olmadı. Her zaman sırtımda taşıdığım için o zorluklar hepsi değerliydi benim için..

SORU-  Sporcu olarak  hangi başarılara  imza attınız bugüne kadar?

KÜBRA GÜLEÇÖZ- İlk Okul ve Orta Okul Dönemimde 6 yıl üst üste Okullar arası Adana Şampiyonluğu

Muğla Liseler arası ve Kulüp Bölge Şampiyonluğu

Adana Bölgesel Lig Şampiyonluğu

Adana 3. lig 3.cüsü

Adana İşitme Engelliler 2009 Bolu Türkiye Şampiyonluğu - En Değerli Oyuncu Ödülü

Ankara Başkent İşitme Engelliler 2011 Eskişehir Türkiye Şampiyonluğu- En Değerli Oyuncu Ödülü

Ankara Başkent İşitme Engelliler 2013 Türkiye Şampiyonluğu

İstanbul Sessizler Spor Kulübü Afyon 2015 Türkiye Şampiyonluğu- En değerli oyuncu Ödülü

İstanbul Sessizler Spor Kulübü Karaman 2016 Türkiye Şampiyonluğu- En değerli oyuncu ödülü

İstanbul Sessizler Spor Kulübü Afyon 2017 Türkiye Şampiyonluğu

SORU- Hem işitme engelli, hem milli hem de öğrenci olmak zor olmuyor mu? Bu engeli nasıl aşıyorsunuz?

KÜBRA GÜLEÇÖZ-Aslında bu soruya nasıl cevap vereceğimi bilemiyorum.:) Çünkü Ben Hem Mili sporcuyum hem Sağırlar Konfederasyonu Başkan Yardımcısıyım, Kendi ekibimle kurmuş olduğum "Türk Çocukları Özel Yardım Tim" in kuruculuğunu ve başkanlığını yapmaktayım.

Bildiğim dillerden dolayı da Pek çok kurum ve kuruluşlarda Tercümanlık görevinde de aktif rol almaktayım. Aynı zamanda Karayolları Genel Müdürlüğünde İnsan Kaynakları Memuru olarak 5 yıldır görev yapmaktayım. Ve şu an da Adana Çukurova Üniversitesinde Eğitim görmekteyim.

Saydığım görevlerimden ünvanlarımdan dolayı da anlamışsındır ki çok yoğun bir tempom var. Ben hayata herkesten 5–0 geride başladığım için daima mücadele içerisindeydim. Her anım daima zorlukları aşmaya yönelik davranışlarım oldu. Ben oturmayı tembellik etmeyi seven biri değilim. Daima hep hareketli bir yaşamım oldu. Halen de öyle.. Her an önemli ve zaman çok değerlidir. Ben zamanı ve tecrübeyle sabit tutarım. Herkes için "Para gözünle görebildiğin Tanrıdır." politikası nasıl önemliyse benim için zaman Para dan daha değerli olmuştur..

Bazen 1 gün boş kaldığım zamanlarım oluyor çok sıkılır ve bunalır yorgun hissederim. Beynimi ve vücudumu harekette tuttuğum sürece daima zinde olurum. Bu da benim sırrımdır. Sır, çalışma azmi iradesinin bana ait olmasıdır.

Soru-Bu sporda nereye gelmek istersiniz?

KÜBRA GÜLEÇÖZ- Uluslararası Derece elde etmeyi çok isterdim.

SORU-İşitme engelli milli oyuncular genelde kendilerini göstermekten, ifade etmekte zorlanıyorlar bunu nasıl aşabilirler?

KÜBRA GÜLEÇÖZ- Verebileceğim en iyi tavsiye kendine güvenmeleri ve kendilerine karşı saygı duymaları olur. Aslında bu engel durumlarından doğan geçmişten gelen anılardan dolayı da kabuklarını aşamıyorlar. Ama bilmiyorlar ki her şeyi isterlerse yapabileceklerini güçlü olabileceklerini.

En büyük tavsiyem Kendinize her zaman güvenin. Ve hiç bir zaman olduğunuz insan için özür dilemeyin ve seçimlerinizin arkasında durun. Seçimleriniz ve olduğunuz insan için kimseden özür dileme gibi bir durum söz konusu dahi olamaz. Bu bizim sorunumuz değil. İşitme engellilerle iletişim kuramamak onların sorunu. Her zaman dik durun. Zaman gerisini çorap söküğü gibi getirecektir.

SORU-İşitme engelli milli sporcuların sorunları neler nasıl çözüm yolları önereceksiniz?

KÜBRA GÜLEÇÖZ- Maalesef kamplarda Doktor Masör veya Fizyoterapist bulundurulmuyor. Onlar çok fazla olamadıkları için de kendi kendinizin doktoru olmak zorunda kalıyorduk. Bu yüzden de maalesef Sakatlıklar her zaman kamplarda ortaya çıkma gibi kötü bir huya dönüştü.

Çözüm yolu ise gereği yapan kişilerle bizzat bağlantı kurarak istekte bulunmak.

SORU- İşitme engelli olup da milli olmak, Üniversite okumak, isteyenlere neler önereceksiniz?

KÜBRA GÜLEÇÖZ-Hayatlarınızdan zorluğun tembelliğini ve korkuyu çıkarın.

Okuyun, okuyun, okuyun.

Her şeye giden başarıya giden bir ortak yol vardır. O da kendileridir. Önce kendileriyle savaşıp kendilerini yenmeleri gerekiyor. Ardından da tabi ki hiç bir zaman pes etmemek.

Bugüne kadar yapmak isteyip de yapamadığım hiç bir şey olmadı.

Hayattan şunu öğrendim ki evet tabi ki her şey zor ama önemli olan zamanın değerini kıymetini bilmek.

Hayatımı özetleyecek olursam. "Zoru başarırız, imkansızlık ise sadece zaman alır."

En önemlisi aklın iradesini doğru an da kullanmak..

Diğer en büyük önemlisi de inanmak..

İnanç Türk'ün demir bileğidir..

İnanmaktır..

 

Tarih kalkıp da savaşmayan insanı ADAM yazmaz..