DİZİ NERDE İZLENİR?

Mustafa UÇURUM

 

            “Dizi nerde izlenir?” sorusuna verilecek en güzel cevap aslında hiç dizi izlememektir ama diziler gibi bir gerçek ve evlerde de bizi içine çeken kara bir kutu gibi tv’ler varken kendimizi bu kara kutuya esir etmeden, meseleyi en küçük hasarlarla atlatmak en iyisi olacaktır.

            Eylül ayı aslında bir bitiş değil tam tersi her şeyin bir başlangıcıdır. Nasıl ki caddeler, sokaklar, okul bahçeleri, iş dünyası eylülle birlikte bir hareketliliğe teslim oluyor; tv kanalları da eylülle birlikte bombaları bir bir patlatmaya başlıyorlar. Bu bombaların birçoğu evlerimizin tam ortasına öyle bir düşüyor ki kendini kurtaramayanlar bir karanlığa doğru sürüklenip gidiyor.

            Dizilere esir olmuş bir toplumuz. Bunu defalarca söylesek de yazsak da değişen bir şey yok. Herkes bu durumdan şikâyetçi görünüyor ama yine de çark dönmeye devam ediyor. Misafirlikler, evlerin işleri, yapılacak her türlü faaliyet hep dizilere göre ayarlanıyor. Mesela; perşembe akşamları artık benim birçok tanıdığım için kapalı gişe hale geldi bile. Bir şey yapalım dediğimde cevap kesin; “Bugün vadi günü, imkânsız!!!”

            Dizilerin gençlerin ahlakı üzerindeki olumsuz etkisini görmeyen yoktur. Gençlik dizisi adı altında her türlü rezilliğin sergilendiği bu dizilerdeki yaşantıyı kendi hayatına uygulamaya çalışan gençlerin ailelerine, çevrelerine ve kendilerine yabancı bir hale geldikleri ortada. Okullarına son model arabalarla, ceplerinde kredi kartlarıyla gelen mini etekli lise öğrencilerinin; babalarının servetiyle her türlü ahlaksızlığa bulaşmış, okulu sadece kız tavlama yeri olarak gören gençlerin oyunculuklarını sergiledikleri dizilerin kime ne faydası vardır, düşünmek gerek.

            Daha anasınıfı seviyesindeki çocukların sevgili bulma mücadelelerinin anlatıldığı çocuk dizilerini izleyen çocukların acaba akıllarında girecekleri sınavlar mı vardır yoksa kendilerine yeni bir arkadaş bulmanın yolları mı? Komplo teorilerine ihtiyaç yok. Her şey gözümüzün önünde yaşanıyor. Dizi adında bizlere dayatılan bu yapımların amacı, toplumun çatırdasa da hâlâ en sağlam yapısı olan aile yapısının temeline bomba koymaktır. Çünkü bu bomba etkili olursa yeni dizilere imza atıp servetlerini arttırmaları mümkün olacaktır.

            Kimse kimseye tv izlemeyi elbette yasaklayamaz ama kumandanın da bizim elimizde olması gerekir. Evindeki kumandaya sahip çıkamayan bir aile büyüğünün kaybedecek çok şeyi vardır. Reklâmın kötüsüne gerek yok da iyisini açıkça söyleyebilirim. Dizi şurada izlenir, dizi burada izlenir diyerek reklâm yapanlara aldırmadan ben açıkça söyleyebilirim ki; kumandanızı bir kenara koyup, acaba ahlaksız bir şeyler çıkacak mı tedirginliği yaşamadan dizi izlemek istiyorsanız size iki tavsiyem olacak; TRT ve STV. Bu iki kanaldaki dizilerdeki ilk kural, ahlâki değerlerimiz. Gönül rahatlığıyla dizi izlemek için en iyi tercih bu iki kanal olacaktır. Evindeki tv’ye bile müdahale edemeden, her türlü diziyi izlettiren büyüklerin günü gelinde; “Bu çocuklara da ne oluyor böyle?” demeye hakkı olmayacaktır. Çünkü çocuklar duyduklarından çok gördüklerinden etkilenmekteler.

            Özellikle TRT’nin son dizilerini şiddetle tavsiye ediyorum. “Küstüm Çiçeği, Yerden Yüksek, Halil İbrahim Sofrası.” Bu diziler hem aile yapısı olarak hem de içerik olarak bizden diziler. Benim ilk favorim; Yerden Yüksek. Altan Erkekli’nin mükemmel oyunculuğu ve ard arda gelen ince espriler, Mevlana’dan örnekler, Necip Fazıl’dan şiirler… Hiçbir ahlak dışılığa yer olmayan bu diziler diğer dizilerin yerini aldığı zaman evdeki kumanda da kumandan da rahat edecektir.

Tepkisiz olduğumuz müddetçe yeni yapımlar, bomba diziler gelmeye devam edecek. Sonuç da ortada olacak elbette. Aşk-ı memnu dizisi her türlü rezilliğe rağmen izlenme rekorları kırdı ve bundan cesaret alan yapımcı hemen yeni yapımını devreye soktu. Fatmagül’ün suçu neymiş izleyenler öğrenecek ama ben soruyorum, gencecik, tertemiz yüreklere sahip gençlerimizin, çocuklarımızın kirletildiği bu yapımlarda suçu ne? Çocuklarınızı böyle tehlikelerden uzak tutacağınız, güzel günler geçirmeniz dileğiyle.