MELTEM AYDEMİR’İN VERDİĞİ İŞARET DİLİ KURSU SORU CEVAP

9.Mayıs.2017 günü Konya Meram Halk Eğitim Merkezinde Meltem Aydemir Uğuz’un verdiği, işaret dili kursunda konuşma yapmış ve sonrasında soruları cevaplamıştık. Soruları bir defa da buradan cevaplayarak kursa gelmeyen insanlar da okusun istedik.

SORU- 7. Sınıfta okul başarınızın düştüğünü söylediniz. Okumanızın azaldığı zamanlarda konuşma yetinizde azalma oldu mu?  (Kevser Erdurur- Anadolu Üniversitesi sosyoloji-Konya)

CEVAP- Ortaokul 1 de işitme engelli oldum. Okula devam ettim. Ortaokulda başarım devam etti. Ama lise 1 de iki sene üst üste kaldım. Sınıfta kalan bir ben değildim ve 49 kişilik sınıfta 25 kişi kalmıştı yani yarısından biraz fazla kalanlardan sadece engelli olan bendim. Başarım düşünce konuşma yetimde düşme olmadı ama kitap okumaya başlayınca konuşmamın daha da etkili olduğunu hissettim. Üniversitede doktorlar” Duymamaya devam edersen konuşman bozulur “ demişlerdi. Buna ben inanmıştım ama daha sonra hitabet üzerine güzel konuşmalar üzerine yazılar okuyunca konuşmanın da geliştirilebileceğine olan inancım arttı ve şu an güzel ve etkili konuşma üzerine kitaplar ve yazılar okumaya devam ediyorum. Bunlar üzerine düşünerek uygulayınca konuşma da etkili oluyor haliyle. Bundan sonra da etkili hitabet okumaya devam edeceğim. Beni uzun yıllar tanıyan ve dinleyenler hitabetteki bu gelişmeye şaşarlar ama onlar da sizde hitabet üzerine kitaplar okuyarak uygulamaya baksanız gelişirsiniz. Benden söylemesi.

SORU- İşitme engelli bireylerin eğitiminde ailelerin desteği ne kadar önemlidir? ( Mehmet Akif Can- Özel Eğitim Öğretmenliği 1. Sınıf SİVAS)

CEVAP- Her insanın eğitiminde ailenin rolü yüksektir. Çocuklar bir güzel hasletlerini anlatırken “ Biz anne ve babamızdan böyle gördük” derler. Yani çocuklar aileden görerek öğreniyorlar. İşitme engelli bir kişiye, hatta engelli kişiye ailesinin desteği normal çocuklardan daha çok olmalı ama bu çocuğun her istediğini yapacak her olumsuzlukta onu koruyacak şekilde olmamalı. Eğitimine devam sağlanmalı ve öğretmenleri ile sık, sık bir araya gelerek çocuğun nasıl gelişeceği konusunda sık, sık fikir alış verişinde bulunulmalı. Başarılı engellilerin hayatı onlara anlatılmalı.  Başarılı işitme engelliler ile tanıştırılarak onunda başarabileceği anlatılarak hayatta başarılı olmanın hiç de zor olmadığı işitme engelli bireylere anlatılmalı. Ama çok zaman aileler bunu ihmal ediyorlar ve bazı eğitimciler başarılı işitme engelliler ile işitme engelli gençleri bir araya getirmek için çaba harcamıyorlar. Normal okullara yazarlar nasıl ziyarette bulunuyorsa bundan daha sık olarak işitme engelli okullarına da işitme engelli yazarlar giderek işitme engellilere moral vermeli. Bu da resmi davet ile program ile olmalı ve ben bunu gücüm oranında bireysel olarak yapmaya gayret ediyorum ve bunun faydasını görerek mutlu da oluyorum.

SORU- Örnek aldığınız bir şahsiyet var mı? (Ayşe Aktaş- Necmeddin Erbakan Üniversitesi Özel Eğitim Öğretmenliği 1. Sınıf)

CEVAP-  Hakkında kitaplar yazdığımız Recep Yazıcıoğlu başta olmak üzere pek çok güzel insan örnek aldığımız ve hayatından faydalandığımız insanlardır. Başta Peygamberimiz olmak üzere bize değerler katan herkesi örnek alarak hayatından faydalanmaya her zaman hayat hikâyelerini okuyarak, özlü sözlerini severek başkalarına anlatarak faydalanmaya bakarız.

SORU- 1.Sizi kitap yazmaya iten şey nedir?

2. Birinin sesini duyabilecek olsanız kimin sesini duymak isterdiniz? (Halil İbrahim Bakır- Özel Eğitim Öğretmenliği Siirt)

CEVAP–1. “Söz uçar yazı kalır” derler.  Söylediklerimizi hemen unutur insanlar. Mesela ben unutmam sık, sık insanlara söylediklerini ve söylediklerimi yıllar sonra anlatırım “Unuttuk “ derler. Yazınca yeni nesillere kalıyor. Kalıcı olmak önemli ve kitaplar daha geniş kitlelere ulaşıyor. Kitap yazmamız bir ihtiyaç sonucu ortaya çıkan şey sonuçta. Kitap elden ele dolaşıyor ve faydalanan çok oluyor. Bazı kitaplarımız torunlara bile miras kalıyor. Bazen okurlarımız “sizin kitaplarınızı dedem bana miras bırakmıştı. Okudum ve faydalandım” demesi bizi mutlu ediyor.

2. Tabii ki en sevdiğim insanların bana sevgi dolu seslerini net ve berrak duymak isterdim.

SORU- Ezan sesini duymak ister misiniz?(Âdem Yıldırım-Özel eğitim bölümü- Mersin)

CEVAP- Sonradan engelli olduğumuzdan(12 yaş engelli oldum)  ezan sesine aşinayız.

SORU-Normal insanlar engellilere değişik gözle bakıyor. Sizde normal insanlara değişik gözle mi bakıyorsunuz?  Bu durumdan dolayı hiç isyan ettiniz mi? ( Sadık Ahmet Almalı- Özel Eğitim Öğretmenliği)

CEVAP-Engellilere değer veren ve onlara yardım eden insanlara sevgimiz vardır. Ama engellileri seviyor görünerek küçümseyenlere kızgınlığım her zaman vardır. Bizi kandırdıklarını sanıyorlar ama her şeyi bilen Allah’ı kim kandıracak. Gerçek manada engellileri seven insanları Allah da insanlara sevdirir.  İnsanlar gerçek manada hem sağlam insanları hem engellileri sever ve değer verirlerse insanlar asırlar sonra bile hatırlanır. Israrla engelliler ile alay eden dalga geçen insanlar ile arama mesafe koyarak okumaya yazmaya daha çok zaman ayırarak kendimi daha da geliştirmeye bakarım. Bu da bana mutluluk verir.

Mesela bizi sevdiğini söyleyip de kitaplarımızı almayan, etkinliklere davet etmeyen ve küçümseyen insanlara zavallı, insan gözüyle bakarım. Okuyan faydalanan ve başkalarına da kitaplarımızı tavsiye edenler sanırım faydalı olmanın sevincini yaşarlar. Faydalanmak istemeyene ne kadar çabalasak da boş.  Asıl engelli olan engellilerin hayatından ibret almayanlardır bence.

SORU- Rüya gördüğünüzde sesli mi rüya görüyorsunuz? ( Dinara Seytiyeva- Türkmenistan- Özel Eğitim Öğretmenliği)

CEVAP – Sessiz Rüya olur mu? Ben sonradan işitme engelli olduğumdan tabii ki rüyaları sesli olarak algılarız ve hissederiz. Ses hayatta olur rüyalar duygular,  fikirler, sitemler, ağıtlar ve dilekleri insanlar duymasa da Rabbimiz duyar ve icabına bakar mutlaka.

SORU- En büyük hayaliniz nedir?  ( Zülal Mısırlı-Özel Eğitim Öğretmenliği 1. Sınıf Zonguldak)

CEVAP-  En büyük hayalim, her yazarın olduğu gibi çok okunmak çok Üniversitede konuşma yaparak gençlerin  “ bu işitme engelli insan güzel yazıyor, güzel konuşuyor, biz sağlamız, bizde gayret edelim etkili iletişim içinde olalım “ diyerek önyargılarını yıkmasına ön ayak olmak. Bunun için de sizlerin bizim kitaplarımızı alıp okuyarak, başkalarına da hediye ederek, konuşmalara davet edilmememizi sağlayarak bunu sağlayabilirsiniz.   Bu hayalimi gerçekleştirecek olanlar sizlersiniz. Bugüne kadar sizlerle tanışmamış olmamız sorun değil. Bundan sonra bizi anlatmanız, faydalanmanız, böyle güzel sorularla bizleri konuşmaya, yeni eserler üretmeye teşvik etmeniz, yayınevlerinin de yayınlaması bizi her zaman mutlu eder. Önyargıları beraber yıkacağız ve toplumumuz, engellileri gerçekten sevene kadar buna devam edeceğiz.

SORU- Okumayı bu kadar çok sevmeyi nasıl başardınız?( Fatma Nur Çelik- Özel Eğitim Öğretmenliği Gaziantep)

CEVAP-Kitap okumaya mecburdum. Derste anlatılanları duymayınca. Ama bir şeyi devamlı yapa,  yapa bu bir tutkuya dönüşüyor ve insanlar okumadan duramıyorlar. Okumak ibadet olarak algıladığımdan hayat okuyunca daha zevkli oluyor.

Sizde her gün  1 sayfa takvim yaprağı okusanız   bir süre sonra   bu alışkanlık olur ve sonrasında   uzun yazılar ve kitap  okumak  haline dönüşür bu  etki.

Bir de kötü alışkanlıkları nasıl ki kötü alışkanlıkları olan arkadaşlardan edinirsek, kitap okuma alışkanlığını da kitap okumayı seven insanlarla sık, sık bir araya gelerek elde edebiliriz. Ben de arkadaşlarımı kitap okumayı seven insanlardan seçmeye gayret ederdim. Kötü alışkanlıkları olan insanlarla arkadaşlık etmemeye gayret ederdim. Bu da okumaya alışmamam ve tutku derecesine okuma sevgisi edinmeme sebep oldu. Bu tutku çocuklarımıza da yansıdı tabii ki.

SORU- Şu an biz işitme engelli olsak bize ne tavsiye ederdiniz? Bu engelle karşılaştığınızda neler hissettiniz? (Yasin Kara- Özel Eğitim Bölümü)

CEVAP-Bolca okumanızı ve işitme engelli olmanın dezavantajlarını okuyarak avantaja dönüştürmenizi tavsiye ederdim.  Ben de ilk engelli olduğum zaman bunu kolay, kolay kabullenemesem de zamanla kabullenerek hayata okuyarak tutunmaya baktım. “Kitap en güzel arkadaştır” Bunu hissettiğimiz zaman hayat bize çok sevgili ve güzel gelmeye başladı.

Çok teşekkür ederim hepinize güzel sorularınız için.