Felaket Gelmeden

DÜNYA SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜ

 

SİGARANIN ZARARLARI SAYMAKLA BİTMİYOR

 

            Değerli okurlarım; sizlere sigaranın neden olduğu hastalıkları, insan vücudunda yaptığı tahribatları, sağlığımızı mahvettiğini, ömrümüzü kısalttığını, bağımlılık yapan bir zararlı alışkanlık olduğunu, dünyada ve ülkemizde her yıl büyük oranlarda ölümlere sebebiyet verdiğini ve ekonomimize verdiği zararları bilgilerinize sunmak istiyorum.

            Bu yazımı okuduktan sonra, konunun çok önemli ve ciddi olduğunu, sonuçlarının korkunç ve büyük bir felâket doğurduğunu, rakamları gördükçe çok ürperdiklerini ve dehşete düştüklerini, satırları ibretle okuduklarını şimdiden görüyorum.

            Ülkemizde ve dünyada sigara ve alkol üreten büyük şirketler ve gizli olarak eroin imal eden örgütler, rant peşinde koşmaktadırlar ve çok büyük gelirler elde etmek amacıyla, hedef seçtikleri gençleri bağımlı yapmak için her yola başvurmaktalar ve onları tuzağa düşürmek uğruna çeşitli yöntemler uygulamaktadırlar. Sigara alışkanlığı 12 yaşa kadar inmiş bulunmaktadır.

            Nüfusumuzun % 44,6 sı sigara içmektedir. Yâni 32 milyon sigara içicisi olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de maalesef erkeklerin yüzde 50’den fazlası ve kadınların yüzde 30’u sigara kullanmaktadır. İlkokul çağında öğrencilerin yüzde 11.7’si sigara tiryakisidir. Sigara içimindeki artış en fazla genç kız ve kadınlardadır. Sigara içen kadınların içmeyenlere nazaran yüzlerinin 10 yıl daha yaşlı gözüktüğü bilim adamlarının görüşüdür.

            Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri, Genel Müdürlüğü’nce sigaranın zararlarıyla ilgili hazırlanan kitapçıktan derlenen bilgilere göre ve ayrıca Antalya’da gerçekleştirilen 9. Ulusal Psikiyatri Kongresi’ne sunulan “Bir Grup Üniversite Öğrencisinde Sigara İçimi ve Mizaç” konulu araştırmaya ilişkin bildiri’yi aktarmak istiyorum.

            Sigaranın, insanlarda kanser başta olmak üzere felç, ülser, kısırlık, cilt bozukluğu, çocuk düşürme, beyin ve kas tümörleri, kemik erimesi (osteoporoz), saç dökülmesi, erken doğum, âni bebek ölümü sendromu gibi pek çok rahatsızlığa yol açtığı bildirildi. Dünyada her yıl ortalama 6 milyon, günde 16 bin, her 5 saniyede de 1 kişi, sigara nedeniyle yaşamını yitiriyor. Ülkemizde ise her yıl 120 bin kişi sigaradan ölüyor. Bu rakamın 12 bini ise pasif içici olduğu için ölüyor. Çünkü sigara çevresine çok zarar veriyor. Bu pasif içicilerin 5500 kişisi mesai arkadaşı tarafından zehirleniyor. 4500 kişisi eşleri tarafından zehirleniyor. 2000 bebek ise anne ve babaları sigara içtiği için ölüyor.

            Çocukların soluduğu havaya zehir enjekte etmekle, çocuk mamasına zehir enjekte etmenin hiç farkı yok.

            Sigara içme eğiliminde azalma gerçekleşmemesi halinde, 2030’lu yıllarda dünyada yılda 10 milyon kişi bu alışkanlık nedeniyle yaşamını yitirecek, bu ölümlerin yüzde 70’i gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşecek.

            Zehir ve kanserojen etkisi bulunan hidrojen siyanür, DDT, arsenik, karbonmonoksit, nikotin, polanium, krom, nikel, benzopiren, vinil klorür ve benzen gibi çok sayıda zararlı madde içeren sigarada, yaklaşık 4 bin çeşit toksik (zehirli) madde yer alıyor.

            Tiryakilerin yüzde 40’ında konik bronşitin gelişmesine, solunun yollarında öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığına yol açan sigara, üst solunum yollarında kronik faranjit, laranjit, tekrarlayan enfeksiyonlarda ses teli nodülleri, kadınlarda ses teli kalınlaşması ile alt solunum yollarında  tekrarlayan bronşitler, zatürree ve kansere neden oluyor.

            Sigara içicilerinin akciğer kanserinden ölüm riski, içmeyenlere oranla 15-20 kat daha fazla. Akciğer kanserlerinin yüzde 87’sinden sorumlu olan sigara, verem riskini de artırıyor.

            Sigaradaki nikotin beyin hücrelerini etkileyerek bağımlılığa sebep olmaktadır. “Sigara, beyin, beyin damarlarında daralma ve tıkanmalar, beyin enfarktüsü ile kanamaya yol açmaktadır. Bu da kaslarda kuvvet azalması, felçler ve yatalak kalma şeklinde kendini gösterir. Sigaranın içerdiği karbonmonoksit, zihinsel eforu olumsuz etkiler. Sigara bütün damarlar ve kan yapısını etkileyerek, organların beslenmesini bozar. Sigaranın yol açtığı damar daralması ve tıkanması, ellerde ve ayaklarda soğumaya, bacak ağrılarına, kramplara ve zamanla kangrene yol açabilir, bu nedenle de kol ve bacakların kesilmesi gerekebilir.”

            Türkiye’de akciğer kanserine yakalananların % 97’si sigara kullanıyor. Bu GEN babadan çocuğa geçen bir GEN. Baba sigara içince, çocukta bu GEN’den yoksul doğuyor ve sigara içmediği halde akciğer kanserine yakalanıyor. Dolayısıyla doğmamış çocuğun P50 GEN’i yok oluyor. Anne ve baba sigara içerse çocuğun kanser riski artıyor.

            Her gün 18 yaşından küçük 3000 çocuğumuz sigaranın tuzağına düşüyor. Böylece yılda 1 milyon çocuğumuz sigara içmeye başlıyor.

            Ülkemizde sigara alışkanlığı 12 yaşında başlıyor. 14-15 yaşlarında tiryaki oluyor.

            Paket üzerinde “sağlığa zararlıdır” yazdığı halde, hiç kimse okumuyor veya dikkate almayıp önemsemiyor.

            Hayvanlar bile tütün bitkisinin yapraklarını yemiyor.

            Gerek ülkemizde ve gerekse bütün dünyada yaşayan insanları kemiren, yiyip bitiren, mahveden bu alışkanlıklar, büyük bir felaketin habercisidir. Toplumu bu felaketlerden kurtarmak için çocuklar okula başlamadan önce, evde anne ve babası tarafından beyinlerine işlenerek, kötü alışkanlıkların insanlara verdiği zararlar anlatılmalıdır. Bu yeterli olmayacağı için, ilköğretimde, ortaöğretimde ve yüksek okullarda bu konu ile ilgili eğitim verilmelidir. Ancak bu şekilde çocuklarımızı ve gençleri koruyabiliriz.

            İç ve dış borcu fazla olan ülkemiz, 2007 yılında 9 milyar dolar parayı sigaraya harcadı.

            Sigaradan hastalananların tedavi masrafları ve hastalıklarından dolayı meydana gelen iş kayıpları toplamı 10 milyar dolar.

            Her yıl orman yangınlarının yarısı, sigara yangınından oluyor. Geri kalan ormanlardan 5 milyon ağaç kesilerek, sigara kağıdı ve sigara paketinde kullanılıyor.

DİĞER ZARARLARI

            Sigaranın sindirim, üreme ve boşaltma organlarını da etkilediği kaydedilen kitapçıkta, diğer zararları şöyle anlatıldı:

            “Sigara dumanı asit salgısını artırır. Gastrite, mide ve onikiparmak bağırsağı ülserlerine yol açar. Ülser tedavisinin başarısını azaltır. Ayrıca ağız, dudak, yemek borusu, mide, safra kesesi ve pankreas kanserleri, sigara içenlerde daha çok görülür.

            Sigara kadınlarda erken menepoza, erkeklerde cinsel istekte azalmaya, kadın ve erkekte kısırlık riskine, yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerine, doğum kontrolü haplarıyla birlikte kadınlarda emboli riskinde artmaya, mesane, böbrek ve prostat kanserlerine yol açar.”

            Ciltte kırışıklıklar ve soluk görünüme, diş ve parmaklarda sararma ile kötü kokuya, saç dökülmesine, ergenlik sivilcesine, tırnaklarda çabuk kırılmaya ve kadınlarda meme dokusunda deformasyona neden olduğuna işaret edilen sigaranın; hamilelikte de düşük riskine, erken doğuma, düşük kilolu bebeğe, bebeğin fizik ve mental gelişiminin yavaşlaması ile ilerideki yaşamında astım riskinin artmasına, annenin süt oluşumu ve kalitesinin bozulmasına da yol açtığı belirtiliyor.

            Ciltte tahribat yaparak, cilt hastalıklarına neden oluyor. Ciltteki sorunlar, dış etkenlere karşı organizmayı savunmasız bırakabilir. Bireyin vitrinini oluşturması nedeniyle sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak, psikolojik denge ve sosyal uyum açısından da ayrıca önemli. Ergenlik sivilceleri, daha çok genç yaşlarda görülüyor. Gençlerde psikolojik sorunlara neden oluyor. Onun için özellikle gençlerin, bu dönemlerde kesinlikle sigara içmemesi lazım. Sigara bu tür hastalıkları artırabilir.

            Yapılan araştırmalarda, kadınların nikotinden daha çok etkilendiğini ve sigara kullanan kadınların davranışlar konusunda erkeklere benzemeye başladığını ortaya koydu. Sigaranın ana hammaddesi nikotinin, beyindeki etkileri üzerine ilginç sonuca ulaşıldı: nikotin, östrojen hormonu üzerinde etki yaparak kadınları erkekleştiriyor.

            Sigara içindeki zehirli maddeler, dokunun kolejen sentezini (yapısını) zayıflatıyor. Dokuları güçsüz bırakarak, fıtık oluşumuna zemin hazırlıyor, tetikliyor.

            Sigaranın beden sağlığı yanında, ruhsal sağlığı da olumsuz etkilediği saptanmıştır. Tiryakilerin daha depresif, gergin, kaygılı ve öfkeli oldukları görülmüştür. Sigara sakinleştirmiyor, aksine öfkeyi körüklüyor. Sigara kullanan kimseler, daha yoğun şekilde gerginlik anksiyete, depresyon, öfke ve yorgunluk duyguları yaşamaktadır. Ergen içicilerin, sigara içmeyen ergenlere göre belirgin derecede daha yüksek kaygı düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir.

            İngiltere’de bir tıp dergisinin yaptığı araştırmada, kendi akciğer filmini gören tiryakilerin, başka hiçbir uyarıya gerek görmeden sigarayı bıraktıkları ortaya çıkmıştır. Uzman ve araştırmacı tıp otoriteleri, “Akciğer filmi çektirip kanser taraması yaptırmak, kişide sigarayı bırakma konusunda çok etkili bir motivasyon oluşturuyor. Akciğer filminin doktor tarafından hastaya yorumlandığı an ki kadar öğretici başka bir an bulunmadığını düşünüyoruz” demektedir.

ÖMRÜ KISALTIYOR

            Sigara, insan ömrünü ortalama 12 yıl kısaltıyor.

            Kitapçıkta, sigaranın pasif içicilerde özellikle astım ve kalp damar hastalığı olanlarda kriz geçirme riskini artırdığı, aktif içicilerde görülen diğer bütün kanser türlerinin oluşmasına neden olduğuna işaret edilerek, pasif içici konumundaki çocuklarda da sık bronşit ve zatürree riski, alerjik hastalıklar ve astım riski, orta kulak iltihabı, beyin ve kas tümörleri, âni bebek ölümü sendromu ve solunum fonksiyonlarında azalma gibi sorunlar doğurabildiği bildirildi. Sigaranın zihinsel ve bedensel genel yorgunluk hissi, kemik erimesi (osteoporoz), sedef hastalığını tetikliyor ve cilt bozukluğuna da neden olduğu anlatılan kitapçıkta, yaşam kalitesini ileri derecede bozup hayatta kalma süresini kısalttığı kaydedildi.

PSİKOLOJİK TEDAVİYLE SİGARAYA SON VERİLİYOR

            Türkiye’de 32 milyon sigara içicisi olduğu tahmin ediliyor ve dünyada 7. Pazar haline gelmiş bulunuyoruz. Türkiye’de, dünya sigarayı bırakma merkezi Allen Carr ile Medline ortak bir çalışma başlattı. “Dumansız Hayata Merhaba” ismi verilen kampanya çerçevesinde sigara tiryakilerine ilk etapta psikolojik destek verilecek. Allen Carr Türkiye Genel Müdürü Emre Üstünçar, sigarayı bırakmanın sanıldığı gibi zor olmadığını söyledi. “Önemli olan sigarayı bırakmanın sanıldığı gibi zor olmadığını söyledi. “Önemli olan sigarayı nasıl bıraktığınız” diyen Üstünçar, “Amaç sigarayı bırakmak değil, kurtulmak olmalı! Sigarayı bırakmayı zorlaştıran tek şey, psikolojik bağımlılıktan bir türlü kurtulamamak. Sigarayı bırakmaktaki zorluk nikotin bağımlılığı değil, psikolojik bağımlılık. Sigaradan kurtulmak için ön koşul cesaret toplayıp harekete geçmek ve sigarayı kafasında bitirebileceği yöntemi tercih etmek” diye konuştu. Allen Carr, her yıl 40 bin sigara tiryakisine sigarayı bıraktırıyor.

SİGARADAN 7 GÜNDE KURTULMA YÖNTEMİ

            Bitkisel karışımlardan oluşan “TEKUMUT” adlı “tiksindirici” ürün ile tiryakilerin dahi sigarayı 7 günde bırakabildiği, yöntemin yüzde 99  oranında başarılı olduğu bildirildi.

            Adana’da kurulu Koçak Sigara Bırakma Merkezi sahibi Mustafa Koçak, son dönemde kapalı mekanlarda sigara içilmesi konusundaki yasaklar ve yükselen sigara fiyatları nedeniyle sigarayı bırakmak isteyenlerin sayısında artış olduğunu kaydetti. Sigarayı bırakmak isteyenlerin en büyük endişesinin, sigara içmedikleri zaman fazladan hissettikleri sinir ve stres olduğunu belirten Koçak, “Bu sıkıntıları aşmak ve tekrar sigaraya başlamanın engellenmesi amacıyla Emekli Albay Özkan Tunaboylu’nun geliştirdiği ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı onaylı “TKEMUT’ adlı bitkisel ürünü ve özel bir yöntemi kullanıyoruz” dedi. Tunaboylu, patent ve ruhsatını aldığı bu karışımı ticari hale getirmiş bulunuyor. Ürünle 50 yıllık tiryakiler bile 7 günde sigarayı bırakıyor. Bu yöntemle 5 yılda 42 bini geçkin kişi sigarayı bıraktı. Ürünün başarı oranı yüzde 99. Adana’da ürünü kullanan 1100’den fazla tiryakide başarıya ulaştık” diye konuştu. Koçak, başta ABD, Rusya, Fransa, Almanya, Avusturya, Hollanda ve Belçika olmak üzere 20’den fazla ülkeye ihraç edilen TEKUMUT’un meyan kökü, karabaş, karanfil, şeker, çörek otu, yulaf, melisa, at kestanesi, polen, defne ve nane içerdiğini, içinde kimyasal madde bulunmadığını söyledi.

            Koçak, TEKUMUT’un küçük bir şişede toz halinde bulunduğunu belirterek, “Sigarayı bırakmaya karar veren kişi TEKUMUT’u bizden temin ediyor. Ardından içeceği 3 adet sigarayı yarım içip poşette saklıyor. Poşette saklanmalı, çünkü ürün kullanılmaya başlandıktan sonra kokusu çok kötü gelecektir” dedi. Bu aşamadan sonra artık bir daha kesinlikle sigara içilmediğini kaydeden Koçak şöyle konuştu: “Sigara içme isteği geldiğinde, hatta gelmeden hemen önce, ürün kaşığının 4’te 1’i kadar toz dilin üzerine konularak 1-2 dakika kadar ağızda ıslatıldıktan sonra iyice emilip yutuluyor. Günde 20 kez sigara içme isteği olursa 20 kez bitkisel karışım kullanılabiliyor. Yan etkisi yok. İçeriğindeki bitkiler, bırakma  aşamasının sinirsiz ve stressiz geçmesini sağlıyor. Uygulama 7 gün boyunca sürüyor. 7 gün tamamlanınca 8’inci ve 9’uncu gün sabah aç karnına, sigara duman gargarası yapılması gerekli. Yâni bırakmadan önce yarım içilen sigaralardan biri alınıp yakılıyor, duman içe çekilmeden ağza doldurulup su gargarası yapılır gibi ağızda dolaştırılıyor ve üfleniyor. Bu işlem sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, dumanın içine çekilmemesi. Yoksa yöntem bozulur. Bu işlemler tam olarak uygulandığında 10. gün sigara içme isteği gelmesi bir yana sigara dumanı dahi iğrenç gelecektir.”

            Koçak, kendilerine başvuran kişileri telefonla arayarak durumlarını takip ettiklerini ve destek verdiklerini belirtti.

            Sigara kullanmayan sessiz çoğunluk şöyle haykırıyor: “Kimse benim temiz hava soluma hakkımı, bana verilen yaşama  hakkını elimden alamaz.”

            Hayatın ucundan yakmayı bırakalım. İnadına; “Sigara seni artık içmiyorum” diyerek restimizi çekelim.

            Cennet gibi ülkemin güzel insanlarının, sağlıklı ve uzun ömürlü olmalarını yürekten diliyorum. Bunun gerçekleşmesi için de, güzel bir mesaj vermek amacıyla yazdığım şiiri aşağıda takdim ediyorum. İnşallah bu mesajı hayata geçirerek, daha fazla geç kalmadan, az sonra kalkacak olan treni kaçırmadan, mutlu, sağlıklı ve uzun bir ömre kavuşurlar.

            Hoşça kalınız…

                        FELAKET GELMEDEN

            Sigara içmeyen sefâ sürerken,

            Tiryaki dünyadan göçüyor erken.

            Hayatın ucundan yakayım derken,

            Kendini yakarsın güzel kardeşim.

 

            Elimde değil diye, bahâne etme,

            İrâdeni kullan, nefsine yenilme, 

            Sükse için sakın, havaya girme,

            Treni kaçırma güzel kardeşim.

 

            İş işten geçmeden sen onu terk et!

            İnatla bırakıp, biraz da sabret!

            İçeri almayıp kapında beklet!

            Felâket geliyor güzel kardeşim.

 

            Pasif içicileri nasıl da yaktın,

            Evdeki çocukları halsiz bıraktın,

            Oruç tutuyorken nasıl bıraktın?

            Bundan sonra bırak güzel kardeşim.

 

            Dumanı savrulurken dertler gitmiyor,

            Depresyona, strese çare olmuyor,

            Tütün bitkisini hayvan yemiyor,

            Kendine yazıktır güzel kardeşim.

 

            Kalbindeki damarlar feryat ediyor.

            Beyin damarların çok büzülüyor,

            Bacaktaki damarlar ağrı veriyor,

            Rızkını ona verme, güzel kardeşim

 

            Eşini çocuğunu öksüz bırakma!

            En acı zehiri içine akıtma!

            Küçük dertlerini kafana takma!

            Yol yakınken bırak güzel kardeşim

 

Akciğer kanseri seni bekliyor,

Bırakmazsan eğer ömrün bitiyor.

Bil ki en sonunda ölüm geliyor,

Sigarayı terk et güzel kardeşim.

 

Eğer ki sen onu terk etmiyorsan,

Ve bir gün o seni terk edecektir,

Zehir içtiğini fark etmiyorsan,

Azrail geliyor güzel kardeşim.

 

Doğacak çocuğu hep zehirliyor,

P 50 GEN’ini de tüm yok ediyor,

Zalim tütün seni esir ediyor,

Hedef kitle çocuklar, güzel kardeşim.

 

Sıraya girdiler tüm hastalıklar,

Astım, sedef, sivilce ve de fıtıklar,

Bak cildinde artıyor kırışıklıklar,

S-ağlığını koru güzel kardeşim.

 

İnan son pişmanlık hiç fayda etmez,

Bütün hastalıklar yakandan düşmez,

Öksürük, nefes darlığı hiç geçmez,

Dermanın kalmadı güzel kardeşim.

 

Kese’ne acımazsan kendine acı,

Sigara içmeyenler başımın tacı,

Bak sağlığın elden gidiyor bacı,

Seni harap eder, güzel kardeşim.

 

Allah’ın verdiği ömür yüz otuz,

Kıymetini bilmedik, son altmış dokuz,

Felâketi önlemede hiç yokuz,

Ömrünü harcama güzel kardeşim.

 

Gel, sağlığın elden gitmeden bırak,

Gençleri de tiryaki yaptılar bak,

Yeşilay rozetini, sen yakana tak!

Gelin anlaşalım, güzel kardeşim.

 

İyi kulak verin hanımlar beyler!

Tütünden daha güzel, çoktur nimetler,

Bak bizi bekliyor sağlıklı günler,

Tütünsüz yaşayalım güzel kardeşim.

                        

 

Hamdi ERTÜRK