KARAMANOĞLU MEHMET BEY ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNİN SORULARINA CEVAPLARIMIZ

KARAMANOĞLU MEHMET BEY ÜNİVERSİTESİ  ÖĞRENCİLERİNİN SORULARINA CEVAPLARIMIZ

10.Mayıs.2017 tarihinde  Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesinde  Üniversite , Milli Eğitim Müdürlüğü ve  Güneş Kırtasiye işbirliği ile düzenlenen 1. Kitap Fuarında “Bir işitme Engellinin  Kitap Okuyarak Gelişmesi” konulu bir sunum yapmıştım. Atatürkçü Düşünce Topluluğu  tarafından  organize edilen  bu etkinlikte Başkan Rabia Aygün, Hikmet Cansız ve Yılmaz Akarslan bizimle yakından ilgilenmişti. Konuşmadan sonra  öğrenciler çeşitli sorular sordular bende cevapladım.

O soruları bir defa da buradan cevaplayalım da herkes  okusun.

SORU- Gittiğiniz   konuştuğunuz yerlerdeki insanlardan  sizi  etkileyen duygu ve davranışları  neler? Üniversitemize geldiğiniz  için Teşekkür ederiz.  Ekin Meşe- iktisat bölümü 4. sınıf

CEVAP- İnsanların  “ Bu  adam hiç duymadığı halde   etkili konuşuyor. Biz sağlam insanız  neden etkili konuşamayalım, daha gayretli olalım” diye düşünmesi  bizi sevindiriyor ama   böyle düşünenlerin  büyük  çoğunluğunun  harekete geçmemesi veya   işi ciddiye alıp   kararlarını hemen  uygulayacak yerde   bizimle iletişim kuruyor diye işi dalgaya alaya  alması da bizi üzen  şeyler. Sadece  düşünmek yetmiyor. Hemen  harekete geçmek ve uygulamak lazım ki kararlarımızın   bize faydası olsun.

Umarım burada  bizden faydalandığını  söyleyenler   gelişmek  ve ileri gitmek  konusunda  hemen harekete geçerek   faydalanırlar. Hediye ettiğimiz ve edeceğimiz kitapları okuyarak  önce kendileri faydalanır sonra da  çevrelerine hediye ederek, tavsiye ederek  onların faydalanmasını sağlarlar. Okumak, uygulamak  okuduklarımız  kitaplardakileri anlatarak, o kitapları çevremize hediye ederek onlarında  faydalanmasını sağlamak gerekir.

SORU- Kaybetmeyi düşündüğünüzde ne yaptınız?  Hayata tutunmanızdaki  şey nedir* Emrah  Karagöz

CEVAP-  Umutlu  olmak  ve hayatta   güzellikler kadar  zorluklarında  olabileceğiniz zorlukların aslında zorluk olmadığını ve insanların  hayatı zorlaştırdıklarını  düşündükçe hayata  olan  bağlılığımız  her zaman arttı.  Bize inanacak  kimse olmasa bile bizim kendimize  olan inancımız, özgüvenimiz   ve  Allah’a olan güvenimiz her zaman zorlukların üstesinden gelebileceğimiz  konusunda  bize güç ve kuvvet vermiştir. Gençlerde bence başarılı olmak istiyorlarsa  engellilerin hayatından dersler  alsınlar. ”Engelleri aşanlar” kitabımız  tam onlara  göre.

SORU-Bilmem  soru sormaya gerek var mı? Siz her şeyi anlattınız.

“İnanç görünmeyene  inanmaktır” Siz inanmışsınız. Teşekkür ederim. Selçuk Gül- İşletme  1. Sınıf

CEVAP- İnsan  inandıktan sonra   çevresindekilerden başlamak üzere kimse  inanmasa da hatta  hayatta   herkes ona inanmasa da  kendisi inanırsa  hayat  güzel olur. Peygamberin dediği gibi   bir elimize  dünyayı  öbür elimize ayı verseler   inandığımız  doğrulardan vazgeçmezsek hayat bize  her  zaman  güzellikleri sunacak. Bir de sabretmesini   bilmek lazım.

SORU-İnsanları geliştiren sadece kişisel gelişim kitapları mıdır? Diğer  türden kitaplar bizim hayatımıza  yön verir mi? Gülşen Felek- Elektrik Elektronik Mühendisliği 1. Sınıf

CEVAP- Tabii ki ben sadece  kişisel  gelişim kitapları okumuyorum. Türk ve Dünya klasikleri okuyarak  orada   ne anlatmak istediğini   anladığımız zaman roman ve hikayeler, şiirler, anı yazıları da  kişisel gelişim kitapları kadar  insana  ders veren faydalı olan  kitaplardır. Burada  amaç nereden nasıl  ders alacağımızı bilmek. Burada   siz benim anlattıklarımı dinlerken  başka insan  “ amma da kafa şişirdi” diyebilir. Yani konuşmadan ne anladığımız  kitaplardan   ne öğrendiğimiz  önemli.

Derkler  ki, “Okumasını  bilene her insan  bir kitaptır” Ben buna mükabil derim ki  “Hayatta   her şeyin   bir anlamı vardır. Okumasını  bilene kainatta bir  kitaptır”  her şey bize ders vermek için var. Anlama engelli olan  insan  bunları anlamıyorsa   bunda  kitapların  kainatın  bir suçu yok. İbret almak isteyen  herkes her şeyden ders çıkarır.

Bazen kitap  okumadığı halde  hayatta  oldukça bilgili olan  ve çevresine ışık  saçan  insanlar görürüz. Bunlar   her  olaydan her şeyden ders çıkaran    kainatı  adeta kitap   gibi okuyan  insanlardır. Anlayana  ve  anlamak isteyene yani.

SORU- Başarıya giden yolda bizlere tavsiye edebileceğiniz  3 kural nedir? Gülname- Sosyoloji 2. Sınıf

CEVAP- Önce   yapabileceğiniz  şeylere  kesin  bir  şekilde inanmak lazım .Öyle inanmalı ki, çevremizde herkes bizim inandığımıza  inanmasa da    inançlarımıza  saygı duyacak kadar   biz inanalım. İnanmayana da  saygı duyalım. Herkes  güçlü   bir şekilde   hayallerini  gerçekleştireceğine inanmaz. İnanan  insan harekete  geçer. İnandıklarımızı da  uygulamak zorundayız.  İnanmak,  okumak ve uygulamak  lazım. Ben okuyarak geliştiğim için sizlere de  okumanızı, inanmanızı ve  azimle inandıklarınızı uygulamanızı tavsiye ederim.

SORU-Hayatta  değiştirmek isterseniz  neyi değiştirmek isterdiniz? Yalçın Koç- iktisat 3. Sınıf

CEVAP- Sanırım  gençlerin daha çok okumasını, bilgi ve tecrübelerden  daha  çok faydalanmalarını sağlardım. Okuma  oranımız ne kadar artarsa   ülkemiz o kadar gelişecek demektir. Daha  çok kitabımızın  okunmasını  daha  çok konuşmaya davet edilmeyi, kötülükleri yok ederek dünyada güzel şeyleri çoğaltmayı isterdim. Bunun için de  çaba harcamaktayım. Bir söz vardır. “Allah’ım değiştirebileceğim şeyler için bana güç, değiştiremeyeceğim şeyler için bana sabır, bu ikisi  arasındaki farkı bilebilmem  için de bana akıl ver”  Bu söze inanırım  ve  değiştiremeyeceğimiz şeyleri akıl nimeti ile  tespit ederek  değiştireceğimiz şeyler  için çaba harcamalıyız.  Kitap yazmak, konuşmalar yapmak değiştirebileceğimiz   ve geliştirebileceğimiz  şeyler. Ama  anlattıklarımı  uygulamak  siz gençlerin görevi ve   buna benim gücüm yetmez. Anlattıktan  ve yazdıktan sonra sabırla sizlerin bunları uygulamanızı beklemek   en akıllıca şey.

SORU- Engelli olmasaydınız  buralara kadar gelebileceğinize  inanıyor muydunuz? Alihan Güneş- Elektrik Elektronik Mühendisliği 1. Sınıf

CEVAP-  Ben engelli olmadan  önce  de  okulda  güzel konuşan  insandım. Bana  Avukat olur veya Belediye Başkanı olur   gibi yakıştırmalar yaparlardı. Ama   engelli olmasak nasıl bir hayatım olurdu  bilemem  ama  sanırım engelli olmasak da  okul başarımız   devam eder  ve hayatta   yaşayarak  öğrendiklerimizi, engelli olmamıza   karşı önyargı olmayacağı için şimdiki halimizden  daha   başarılı olurduk. Çocuklarımızın  engelli olmaması  ve bizden daha başarılı olmaları  bunu göstermektedir. 

SORU- Engelinizi olmadığı ve  size  bu özgüveni  kazandıran  şeyin arkasında ne var? Leyla  Yılmaz  Sosyoloji 2

CEVAP- Bunda okumamın ve özgüvenle alakalı  yazıları hayatım uygulamış olmamın payının  olduğunu  düşünüyorum. “Onlar yapmış ben neden yapmayayım” inancı   insana başarı getiriyor. Olumsuzluklara bakmayarak olumlu şeylere odaklanmak ve   inanmak  insana başarı   getiriyor. Bence özgüvenli olmak  zor bir şey değil ve   özgüvenli insanlarla  iyi dostluklar kurmak ve  özgüveni olmayan  insanlardan akraba , komşu  iş arkadaşı bile olsa uzak kalmak  insana   özgüven aşılıyor. Ama toplumda gençlerin  çoğunluğu özgüvenli  insanlardan uzak  durarak  kendi gibi özgüveni zayıf insanlarla dostluk  kurduklarından dolayı da   bir türlü özgüvenli olamıyorlar. Özgüvenli olmak için buna  inanmak  ve gayret etmek lazım.

SORU- İnsanlar içinde   engelleri aşanlar ne kadar önemli ise engelleri artıranlarda o kadar  önemli midir? Mustafa Başkonak

 

CEVAP- Engelleri aşanlar dan ibret almamız ne kadar güzelse engeller koyanların engellerini aşmak için çaba harcamamız  da  o kadar  önemli. Onların bize koyduğu engelleri aşmak ve olumsuz  mesajlara  olumlu davranışlarımızla   cevap vermek  onların kıskançlıklarını artırır.  O yüzden olumsuzlukları  aşmaya  bakmak engellilerin ve engellileri sevenlerin görevi olmalı. Engel koyanlar  aslında kendilerine engel koyduklarının farkında da değiller. Boş konuşan  ve  engel koyan insanları umursamazsak onlarda zamanla  boş şeyler yapmaktan bıkabilir.