CANAN DEVECİ’NİN VERDİĞİ İŞARET DİLİ KURSU SORU VE CEVAP

CANAN  DEVECİ’NİN VERDİĞİ İŞARET DİLİ KURSU SORU VE CEVAP

11.Mayıs.2017 tarihinde   Konya’da KOMEK( Konya Belediyesi Meslek edindirme Kursları) Araplar kurs merkezinde Canan Deveci Hanımın verdiği İşaret dili Kursunda  “Okumakla Var oldum”  konulu konuşmamızı  gerçekleşirmiş ve  kurs  sonunda   öğrencilerin sorularını cevaplamıştık onlarda bizlere  tatlı ikram ederek   sürpriz yapmışlardı  biz de “ tatlı yiyelim, tatlı konuşalım, tatlı  sorulara  tatlı cevaplar verelim” diyerek soruları  cevaplamıştık. Bir de buradan cevaplayalım istedim. Umarım okuyanlara faydalı olur. Canan Deveci  ve  öğrencilerine tekrar teşekkür ederim.

SORU-İşitme duyunuzu kaybettikten sonra  en çok zorlandığınız  olay ne oldu? –Mizgin Algan  Necmettin Erbakan Üniversitesi  Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü

CEVAP- Matematik’ te  oldukça başarılı  öğrenci iken   işitme engelli olunca  ilk başta  olmasa da zamanla dersi dinleyemediğimden  başarım düştü  öğrenim hayatım boyunca  Matematik’ten zorlandım. Gençler bunu   bilerek Matematik dersini canla dinler ve anlamadığı zaman  hocalara sorar ve  öğrenirse zorlanmaz. Bunu  unutmayınız.

SORU- 1.Uzun  bir süre konuşulmadığı  zaman  konuşmayı unutanlarla  ilgili yazı okumuştum. Siz engelli olduktan sonra konuşmayı unutmamanızı çok kitap okuyarak geliştirmeye mi borçlusunuz? 

2. Benimki soru değil aslında bir paylaşım. Ben  okul öncesi öğretmenliği okuyorum. İlerde işitme engelli  öğrencim veya velisi olur diye   onunla tanışmak   anlaşmak kolay olsun kendimi kötü hissetmesin  diye bu kursa geldim.  Sizin anlattıklarınızdan sonra  iyi ki gelmişim diyorum. -Betül Tekelioğlu

CEVAP- Uzun  zaman  konuşulmadığı  için  ve  sesleri duyulmadığı  için. Doktorlarda bana cihaz kullanmazsam ilerde konuşmamın bozulacağını yaklaşık 25 yıl önce söylemişlerdi ama ben  çok kitap okuyarak   etkili ve güzel konuşma  üzerine yazılar   okuyarak bunları da uygulayarak bu zorlukları aşmayı  başardım .Toplumdaki önyargıları yıkınca ve gayret edince hayal olan şeyleri bile başarabiliyor  insan. Ama insanlarımız  çok zaman engelliliğe sığınarak  başaramayacağına   öğrenilmiş çaresizlikle inandırılıyor. Anne ve babalar ve eğitmenler  engellilere  üstün  özgüven aşılamak  için gayret  göstermelidir. Yapabileceğine inanmalarına yardımcı olmalılar. Anne ve babalar  çok zaman bilmediklerinden  bunu yapamıyorlar. Benim anlattıklarımı  dinleyerek  uygularsanız   inşallah  pek çok önyargıyı el ele yıkacağız.

SORU- Dünya  üzerinde ilk işitme engelli kişiyi biliyor musunuz? –İsa Demirkaya Necmettin Erbakan Üniversitesi Makine Ressamlığı  konst.

CEVAP- Bilmiyorum ama  işitme engelli olmak  sadece duymamak değil duymak istemeyendir. Bu misal ile  Allah buyruklarını duymayan  veya duymak  istemeyen Adem ile Havva  sanırım ilk  işitme engellilerdi. Güzel şeyler dururken kötülüklere  kulak asanlarda  sanırım işitme engelliler olsa gerek. O zaman ilk işitme engelli kim  varın siz  karar verin.

SORU- İşitme engelliler  ile iletişim kurma amacınız nedir? Nasıl gelişti?

İletişim kurma  amacınıza  başaracağım diye başlamışsınız. Siz  ne zaman başarılı oldum diyeceksiniz?-Mehmet Başarı

CEVAP- Bir  insan olarak  “İnsanların iyisi insanlara faydalı olandır”  hadisi her zaman bana rehber olmuştur. İnsanlara faydalı  olanı  anlatmak, akıllarına gelmeyeni söylemek, bilmediklerini öğretmek , engelleri nasıl aşacağını bilmeyene  benim kendi hayatımla  engellerin nasıl  aşılacağını anlatmak ,  göstermek, yazılarımızda  kitaplarımızda yazmak bana her zaman mutluluk veriyor.

Ülkemizde işitme engelli yazar yok denecek kadar az. Bunların  çoğunun sadece tek kitabı var. Ben de işitme engelli bir yazar olarak  burada  olduğu  gibi işaret dili kurslarında, işitme engelli okullarında  milli takım kamplarında, işitme engelliler milli  kamplarında  ve  daha  çok  fuarlarda  davet  edildiğim ve  dolu salonlarda  konuşmalar yaptığım  zaman kendimi  başarılı hissedeceğim. Şu an da   kendimi çok başarılı buluyorum. Anlamak isteyen bunu anlayarak  bizden  buraya davet edildiğim  gibi  davet eden Canan hanımlar sayesinde   kendimizi daha  başarılı değerli  hissediyorum . Herkese de teşekkür ediyorum.

SORU- Hayatta  insanların kırılma noktaları vardır. Bazen böyle şeyler yeter  diyorsunuz   ama  sonra yıkılmak yok diyorsunuz. Sizi hayatınızda  en  çok yıkan yeter artık dedirten   bir olay oldu mu? İşitme engelli ile alakalı.-Büşra Ünal

CEVAP-Dediğim gibi lise de 2 sene kaldıktan sonra   bu kırılma noktasından sonra  okumayı  aşk  derecesine sevince  başarısızlıklar  bir anda başarı haline gelerek hayal bile edemeyeceğim  2 Üniversite tamamladım. İnanmak ve gayretle inançlarının peşinde koşanların   sonunda   istediklerini elde  edeceğini   ben değil  Allah  belirtiyor. “Özgüven Okulu” kitabım ki henüz yayınlanmadı. Bunda  uzun uzun anlatıyorum zaten.

SORU- Sizi konuşmaya yönelten nedir? -  Evren  Eren Gazi kız Meslek  Lisesi  Çocuk Gelişimi

CEVAP- Çok insan  işitme engelli insanların aynı zamanda konuşamadığını  düşünür. Hatta   çocukları işitme engelli olanlar bile. Ben ise   işitme engelli bir insanın    konferans veremeyeceğini sanırdım ortaokul ve lisede  hiçbir sosyal etkinliğe beni davet etmezlerdi konuşmakla alakalı. Ben   bunu  öğrenilmiş ya ad  öğretilmiş  çaresizlik olarak algıladım  ve bunun değişmeyeceğini zannederdim. Daha sonra bir gün   bir  Üniversite hocası beni konuşma  yapmaya davet etti aniden. Baktım oluyor. O günden sonra   konuşma ve diksiyon üzerine kitaplar okuyarak   uygulamaya başladım. Zamanla bu geliştikçe duyuldukça  daha  çok davet almaya   başladım ve  inanmayanlar benim konuşmalar yaptığımı  bizzat gözleri ile görüp beni kulakları ile dinledikleri zaman önyargıları yıkılıyor ve  bende bu önyargıları yıkmanın sevincini yaşıyorum. Keşke daha  çok davet alarak işitme engelli ailelere   çocukları ile   fazla ilgilenerek  önyargıları   yıkacakları konusunda   özgüven aşılasak. Zamanla sizin gibi duyarlı  vatandaşlarımızın   anlatması sayesinde  kitaplarımız daha  çok okunacak  ve   daha çok konuşma davetleri alacağız. Buna inanıyorum.

SORU-Başarının  sırrı okumak dediniz. Peki sizi okumaya  yönelten şey nedir? Tuğçe Coşkun  Konya

CEVAP-Dedem ya, işitme engelli olunca   okumaya  odaklanıp okumayı sevince  zamanla başarımın  artacağına  olan inancımla  okumaya yöneldim.    Okudukça okumayı sevdim. Gerçi  önceden  de  okuyordum ama  daha  çok okumaya  tekrar  tekrar anlamadıklarımı okuyunca  okul başarımın arttığını  görünce  daha  çok  okumaya başladım. Bunun  sonucu Üniversite giriş sınavına yansıdı ve   ilçe 3. Sü olmuştum  1986 da   Tokat azar ilçesinde. Azmi Erge  Hocamız” Bunu Turan çok okuma  ile genel kültürü ile elde etti” demişti.

SORU- Turan bey, ben  ağız  okumayı  (dudak  okumayı)  ilerletmek istiyorum. Bu konuda bana tavsiye  edebileceğiniz bir şey var mı?. Siz nasıl geliştirdiniz-Oğuzhan Turan  Necmettin Erbakan  Üniversitesi Hemşirelik bölümü

CEVAP- Eline bir ayna  alarak  kendi kendine sesli konuşma yaparak  dudak hareketlerini izlemek   ve farklı kelimeler  söyleyerek bunları her gün tekrar  etmek  dudak okumayı  öğrenmenizi sağlar. Televizyonda   spikerlerin dudaklarına   da daha dikkatli bakmak   ve  dudaklarını  güzel hareket ettirenler ile güzel dostluk kurmak  sizin gelişiminizi  sağlar.

SORU-Duymadığınız halde konuşabiliyorsunuz. Bunu  çok okuyarak başardığınızı  söylediniz. Bu başarınızı paylaşmak için ve diğer işitme engellilere   uygulamak  için çalışmalar yapıyor musunuz ? Ayşegül Başarı

CEVAP- Tabii ki, beni davet  eden işaret dili kurs hocalarına seve seve   giderek  kurslarda, okullarda spor  kulüplerinde   ve  Üniversitelerde, liselerde  konuşmalar yapıyorum . Benim çabamı duyan davet ediyor. Buraya gelmemin sebebi de  Canan  hanımın beni davet etmesi  ve   sizlere faydalı olacağımı  düşünmesi . Sizlerde   başka kurs  hocalarına , Üniversitelere beni anlatacaksınız  ki , onlarda davet etsin   bende severek geleyim. Aslında buraya   gelmemin sebebi Karamanoğlu Mehmet bey  Üniversitesi  Atatürkçü Düşünce Topluluğunun  ve   Güneş Kırtasiye’nin Karaman  Kitap  Fuarına   konuşmacı ve  yazar olarak davet etmesi, oraya gelmişken Konya’ya da geldim. Davet  olan yere  severek gitmeye çalışıyorum . Bana  değer veren  resmi davetini yapan   herkese  değer vermemiz  “davete icabet  sünnettir” hadisini ciddiye  almamızdan kaynaklanıyor. “İnsanların en hayırlısı   insanlara faydalı olandır”  hadisi de  bizim   rehberimiz.  Buraya gelmişken  pek  çok işitme engelli dostumuza  da moral vermenin sevincini yaşadık tabii ki.

SORU-Siz  işitme engelli olduğunuz  için, insanlar tarafından  özür dileyerek  “beyinsiz”  olarak nitelendirildiğinizi  söylediniz. Bu yargıyı nasıl yıkabiliriz. Bu yargının oluşma sebebi sizce nedir?   Eğitim seviyesi  kültür  vs durumlar  bu yargıda  etkili midir?- Hatice Kübra Bayrakçı

CEVAP- Sağlam insanların  başarısının kıskanıldığı bir dünyada  insanlar  önemsemedikleri , geri zekalı gözü ile baktıkları  insanların  başarısı  karşısında  adeta insanlıklarından vazgeçerek  şaka yapıyoruz adı altında   kıskançlıklarını gözler önüne seriyorlar. Bu günlerin sanki hesap  günü yokmuş gibi davranıyorlar. Bu  cehaletten,  inançlarının zayıflığından ve   kabullenememe  hastalığından  kaynaklanıyor. Bahsettiğim gibi en büyük engel “ anlama engelli olmak” anlamıyorsan, sevemiyorsan,  sen en büyük engellisin demektir.

Bu yargıyı yıkabilmek için engelli olan yazarların kitaplarının en çok satan  kitaplar, engelli yazarların  en çok değer verilen konuşmaya davet edilen insanlar olması  için çaba harcamalıyız. Bu kıskananların yüzüne  tokat gibi patlayacaktır. Seviyesizliklerini görmelerine sebep olacaktır. Bu konuda sizlere  görev düşmektedir.  Engellilerin   normal  insanlar olduğunu anlatmalıyız.  Onları  küçümseyen insanları gördüğümüz zaman   hemen müdahale ederek  gerçekleri onlara  anlatmalıyız. Ünlü yazarlar okullara  gelince herkes   kitap imzalatmak için sıraya giriyor ve   nasıl  ki dikkatle dinliyorlarsa  engelli olan yazarların   konuşmalarını daha  çok dikkatle dinlemeliyiz. Herkese “inanmıyorsanız  sizde davet edin de   başarısını  sizde  görün. O’nun azmi belki size de yansır  “diyerek anlama  engellilere  biraz yardım etmiş olursunuz.

Ailelerde engelli çocuklarını  küçümsemeden   onlara normal insan  gibi davranarak  ve yapabileceklerine   inanarak   davranmalı. Engelli insanları kıskananlar  çok zaman kendileri gibi engelliler üstelik. Kıskançlık engelliler arasında daha  çok galiba. Ben bunları yaşayarak  öğrendim ve   gerçekten de   öğrenme amacı yoksa   insanlar ile arama mesafe koymaya  gayret etmekteyim. Engellilere  olsun sağlamlara olsun faydalı olamayacaksak  uzak kalalım. Onların eğlencesine malzeme olmak zorunda değiliz. Başka  şeylerle  eğlensinler.

SORU- Günümüzde insanlar  teknolojinin etkisi ile   iletişimden kopuk yaşıyorlar. Herkes  bireysel yaşama yönelmiş durumda. Peki işitme engelli arkadaşlarımız da  böyle mi düşünüyorlar? Bizimle iletişime geçmek onları mutlu ediyor  mu ? Nasıl hissediyorlar? Hatice Merve Başarı

CEVAP-Tabii ki siz  size değer veren , sizi seven ve ziyaret eden  insanların  tutumundan mutlu oluyorsanız  işitme engellilerde  öyle mutlu olurlar. İşitme engelli  bir yazar olarak mesela  bende  ünlü yazarlar  gibi saatlerce imza   etkinliği yapmayı . Tıklım tıklım salonlarda  konuşma   yapmayı,   kitaplarımızı  okuyanların faydalanarak başkalarına  tavsiye etmesini. Üniversitelere  , yurtlara davet edilmeyi beklerim.  Sizlerde  işitme engellilere   sevgi ile  normal insan gibi yaklaşırsanız onların da  duyamamak dışında  başka  sizden farkları olmadığını görerek siz de  mutlu olacaksınız. Bir insanı  mutlu eden şey neyse   işitme engelli insanı  mutlu eden şey de aynıdır. Sadece  seslerden mahrumdurlar. Farklı insan  değillerdir. Bu yüzden  sizler onları  gözlemleyerek   sadece işaret   dili ile değil gönül dili ile de sevmeye bakarsınız. Mevlana  “ Aynı dili konuşanlar değil aynı   duyguları paylaşanlar anlaşır” boşuna dememiş değil mi? Umarım  bundan sonra    onları daha  çok sever  kitaplarını daha  çok insanın  tanımasını okumasını  ve okutmasını sağlarsınız. Sizlerden  bunu   sabırla bekleyeceğiz her zaman.

SORU- Sizi tanımaktan son derece memnun oldum. İşitme engelli birinin normal , insanlardan daha dolu ve  bu kadar akıcı içerik olarak   yüklü olması  ziyadesiyle   etkiledi beni. Kekeme  şarkıcıların   konuşurken   tekleyip şarkı okurken  bülbül  olmaları sanırım devamlı tekrar  ve azimle   mücadelenin sonucu.

Sorum şu olacak:

Akıcı düzgün bir Türkçe’ yi, zaman, fiil, edat  . zamir gibi dil bilgisini  nasıl öğrendiniz.  Konuşurken konuştuğunuzu duymadan   ses  tonunu nasıl ayarlayabiliyorsunuz ? 

Engelleri aşmanın yolu kendini yenmek mi?  Yoksa empatiyi geliştirmekle  mi  gerçekleşir?  Uğurtan Akgül

CEVAP-Bu konuda   güzel Türkçe ile yazılmış kitapları, romanları, kişisel gelişim kitaplarını  sanki karşımda bir insan okuyormuş da ben dinliyormuş gibi okursam sanki bir ders alıyormuşum hissine kaplıyorum. Ben  işaret dili için de  güzel konuşma için da yazma  için de  hiçbir kursa gitmedim. Okuduklarımı   ona buna “şu kadar  kitap  okudum” diye hava atmak için de okumadım. Okuduklarımı  da saymadım. Çünkü benim  için okuduklarımın   sayısı  değil, içindekilerden neler  öğrendiklerim önemliydi. Sevdiğim bir kitabı bazen defalarca okurum  ve  başkalarına sadece tavsiye etmem  burada yaptığım gibi güzel sorular soranlara da hediye ederim.  Bu da  bana heyecanla  yeni eserler okumama teşvik eder. Kaç  kitap okuduğumu  sorarlar. Ben sayı  tutmam  . Bir kitaptan  faydalanmışsam bana o kitap  100 kitap okumuş kadar katkı  sağlar.  Okuduklarını  öğrenip uygulayamadıktan sonra ne kadar kursa gidersen  git, ne kadar  kitap okursan  oku hepsi boş.

İnsanın en büyük rakibi gene kendisi olmalı.  Engelleri yenmek  için kendi nefsimizi kötü alışkanlıklarımızı  yenerek, kötü  şeylere teşvik eden boş yararsız  konuşanlardan uzak  kalarak bunu  çok okuyarak ve faydalı şeyleri konuşanları daha  çok ziyaret ederek   verimli kullanırsak hayatta  mutlu  olmanın sevincini yaşayacağız.

Empati de gerekli ama başkalarına empati yapacağız diye kendi prensiplerimizden  öz değerlerimizden vazgeçerek bizi kimsenin  küçümsemesine  ve  aşağılamasına   iğrenç şakalarına   alet etmesine   de  izin vermemeliyiz. Şaka yapmak, engelliyi şakalarla bunaltmak basitliğin ve seviyesizliğin en  üst noktasıdır. Engelli şaka değil değer verilmesini  ister eserlerinin gereken değeri görmesini ister. Bunu gösteremeyenden engelli uzaklaşırsa   bu da onun en tabii hakkıdır.

Anlayana sivri sinek saz anlamayana ne diyelim?

 

 Bizi  davet eden Canan Deveci hocaya  sonsuz  teşekkür ederim. Hepinize  hayatta  ve işaret dilini uygulama  yolunda  başarılar dilerim. Hepiniz  değerli ve  güzel  ve büyük insanlarısınız  iyi ki varsınız .İyi ki sizleri tanıdık. İkram ettiğiniz tatlılar ile ağzımız tatlandı ve tatlı sorularınıza tatlı  cevaplar verdim.