Şeker tadında…

Şu günlerde eminim ki gencinden yaşlısına herkesin dilindedir “nerede o eski bayramlar.” İşte aynı cümleler benim de dilimden dökülüyor. Özlüyorum ben çocukluğumun bayramlarını. Günler öncesinden yaşadığımız o tatlı telaşı, heyecanı özlememek mümkün de değil aslında.

Çocukluğumuzda bayram demek, tatile gitmek değil, ziyaret etmek demekti. Sabah erkenden kalkmak, bayram kahvaltısını hep bir arada yapmaktı. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpülürdü. Her zaman giydiğimiz kıyafetlerle girilmezdi bayrama. Yeni kıyafetler, yeni ayakkabılar demekti bayram. Tüm akrabalar bütün samimiyetiyle, büyük bir özlemle bir araya toplanırdı. Ramazan bayramının adı şeker bayramıydı. Tanımadığımız kapıları çalmak, bayramlaşmak ve şeker toplamak en büyük zevkiydi çocukluğumun bayramlarının. Samimiyetsiz toplu bayram mesajları değil, el öpmeler vardı. Ben bu heyecanı, bu tatlı telaşı, şimdi ki çocukların yaşadığını pek sanmıyorum. Her şeyin samimiyeti giderek azalıyor sanki. Yavaş yavaş tüketiyoruz değerlerimizi. Biz mi büyüdük, yoksa artık bayramlar o eski bayramlar değil mi bilmiyorum.

 

Şimdiden tüm İslam aleminin, birlik ve beraberliğinin daim olmasına, kanın durmasına; sevgi, hoşgörü ve barışın hakim olmasına vesile olması dileğiyle Ramazan Bayramınızı kutluyor, büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öpüyorum… Şeker tadında bayram geçirmeniz dileğiyle…