ADALET HERŞEYDİR

Adaletin simgesi terazidir. Bir şeyi eşit bölüştürmek için kullanılan bir ölçü aletidir. Terazinin iki kefesi de dengede olması lazımdır. Bir gram noksan olsa terazinin dengesi bozulur. İşte Adalet de böyledir.

Ülkenin birinde, bir kaplumbağa görülmemiş bir hızla koşuyormuş.

Tavşan, güçlükle peşinden koşup yetişmiş:

“Kaplumbağa kardeş, ne oldu sana? Niye böyle kaçıyorsun?”

Kaplumbağa nefes nefese:

“Cunta geliyormuş.”

Tavşan şaşırmış:

“Canım, sana ne cuntadan?”

“Olur mu tavşan kardeş, ya beni fil sanıp asarlarsa!”

Tavşanın aklı iyice karışmış:

Kaplumbağa kardeş, sen fil değilsin ki…”Fil olmasına fil değilim ama adaletin olmadığı yerde fil olmadığımı anlatıncaya kadar beni çoktan ipe çekerler!”

Adalet terazi gibidir. Herkese eşit dağıtılmalıdır. Mahkeme salonlarında “Adalet Mülkün Temelidir.” yazar. (Burada mülkten kasıt devlet demektir)

Geç gelen adalet de adalet değildir. Bunu balyoz, Ergenekon ve casusluk davalarında gördük. Mahkeme kararlarını daha vermeden birçok sanık hayatını kaybetti. Daha sonra hayatta kalanlara “Siz suçsuzmuşsunuz” denildi. Bir halk tabiriyle “Sen sağa ben selamet”12 Eylül’de Adliye’nin adını değiştirip Adalet Sarayları koyduran faşist Kenan Evren, çocukların yaşlarını büyütüp mahkeme sonuçlarını beklemeden idam ettirmedi mi?

İbn-i HaldunAdaletsizlik ahlaksızlığı da getirir.”der. İslâm dünyasındaki çöküş, hakların ve özgürlüklerin ihlal edilmesiyle başlar. İktidar ve güç odakları, en büyük erdem olan adaleti, kendi çıkar ve ikballeri uğruna çiğneyerek, hem kendilerinin hem de milletlerinin yok oluşlarına zemin hazırlamışlardır.

Kendi amacını kendinde taşıyan adalet, bir şeyi ait olduğu yere koymaktadır. Herkesin haklarını ve değerini bilme ve tanıma dürüstlüğüdür.

Adaletin zıttı zulümdür. Yani insani ve ahlakı olana yüz çevirmenin adıdır. Bir yerde adalet yoksa orada erdemden bahsedilemez. Zulmün olduğu her yerde her türlü kötülük, her türlü ahlaksızlık yaşanır. Zulüm insanı insanlıktan çıkarır.

Recep Tayip Erdoğan’ı kitaplarda yıllarca yer alan bir şiiri miting alanında okudu diye mahkûm eden hâkim ile gazeteci kökenli bir milletvekilini gazetelerde yer alan bir haber nedeniyle “casus” diyerek, önce müebbet sonra da 25 yıla mahkûm eden hâkim arasında ne fark var?

Orhan Uğuroğlu Yeniçağ’daki köşesinde:

“Bir dönemde Yargıtay Başkanı, hâkimler için, “vicdan mı, cüzdan mı” demişti. Yine bir başka yargı görevlisi de“Hakimler vicdanı ile cüzdanı arasında bırakıldı” demişti. Bunlar 15 yıl arasında konuşulan söylemler. Bugün bu slogan “vicdan mı, cüzdan mı, siyaset mi” diye tescillendi.

Vicdan nedir?

Aydın Boysan’ın muhteşem tanımı şöyle ‘Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir.’

Victor Hugo, ‘En mükemmel adalet vicdandır.’demiş. Vicdan olmazsa adalet de olmaz        

Mahatma Gandhi, ‘Adaletsizliği, adaletle yıkmak gerekir.’ demiş.

Allah kutsal kitabında yapılan adaletsizliklerin, haksızlıkların, zulmedenlerin ve kul hakkını yiyenlerin cezalarını çekeceği yerin cehennem olacağını bildirir. Hak ihlalleri, Allah’ın sınırlarını ihlaldir.

“Zulmedenlerinize zorlu bir azap tattıracağız.”Furkan-19

O gün hiçbir canlıya, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Sizler, sadece yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak cezalandırılırsınız.” Yasin-54

Sonuç olarak:

Adalet çökerse, devlet çöker.

Adalet çökerse, ahlak çöker.

 

Adalet çökerse, insanlık çöker.