TOKAT VALİLERİ (IVX) FAZIL KAFTANOĞLU (1953-1960)

TOKAT VALİLERİ  (IVX)

FAZIL KAFTANOĞLU (1953-1960)

(TOKAT’TA EN UZUN SÜRE GÖREVDE KALAN BİR DADAŞ VALİ)

Hasan AKAR

1324 (1908 )yılında  Sarıkamış Harekatının cepheleri içinde yer alan Erzurum Oltu-Pitkir Köyü’nde (Ayyıldız ) doğdu. (Pitkir 1926 yılına kadar nahiye merkezi olarak kalan bir yerleşim bölgesidir) Babası Süleyman Nazım Efendi, annesi Hünkâr Hanımdır. İlkokulu Oltu’da okuduktan  ortaokulu Erzurum’da tamamladı. 1930 yılında Erzurum Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Ankara Hukuk Fakültesine girdi ve 1933 yılında başarıyla bitirdi.

                İlk memuriyetine 1933 yılında  Ankara’da İskan ve İstatistik Memuru olarak başladı. Açılan sınavı kazanarak 1935 yılında İzmir Maiyet Memurluğuna atandı. 1936 -1938 yılları arasında  Samsun Kavak Kaymakamlığı, 1938-1942 Şırnak Kaymakamlığı, 1942 yılında Erbaa Kaymakamlığı, 1943-1946 yılları arasında  Alaşehir Kaymakamlığı, 1946 yılında Hatay/Altınözü Kaymakamlığı  yaptıktan sonra aynı yıl (29.11.1946) 3.Sınıf Mülkiye Müfettişliği’ne getirildi.

                1947 -1949 yılları arasında Adapazarı Kaymakamlığı, 1949 yılında Beşiktaş Kaymakamlığı görevlerinde bulundu. 1950 yılında Sinop Valiliği’ne, 1951 yılında Hakkâri Valiliği’ne, 1953 yılında da Tokat Valiliğine atandı. Bu görevde iken 3.12.1960 tarihinde emekli edildi.

                Emekliliği sonrası İstanbul’a yerleşen KAFTANOĞLU, 12 Nisan 1988 tarihinde vefat etmiş, Zincirlikuyu Mezarlığına defnedilmiştir.

                Tespit edebildiğimiz kadarıyla Feriha Hanım’la evlenmiş, Uğurcan adında evlatları olmuştur. (İkisi de vefat etmiştir)

                Tokat Valisi Bekir Suphi AKTAN’ın 23.5.1953 tarihinde kadro ve maaşıyla Ankara Merkeze alınmasıyla Tokat’a  atanan Fazıl KAFTANOĞLU  valiler arasında Tokat’ta en uzun süre görev yapan vali unvanını almıştır. DP iktidarı döneminde devlet imkanlarından yararlanmayı bilen bir mülki amirimiz olmuştur. Daha önceki yıllarda başlatılan yol çalışmaları, okul yapımları, tarım arazilerinin sulanması programlarına Vali KAFTANOĞLU zamanında da devam edilmiştir. Ancak bu başarılarıyla birlikte zaman zaman muhalefet partisinin de hedefinde olmaktan kurtulamamıştır. Öyle ki bu durumlar bazen İl İdare Meclis toplantılarına bazen de TBMM tutanaklarına kadar yansımıştır. 27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleştirilen Askeri İhtilal üzerine de 31.12.1960 tarihinde emekli edilmiştir.

                Erbaa Kaymakamı iken 1942 yılında meydana gelen depremde büyük gayret göstermiş, 27 Aralık 1942 tarihli Cumhuriyet Gazetesinin haberine göre Dâhiliye Vekâletince ödüllendirilmiştir. 1938 yılında görev yaptığı Samsun Kavak Kaymakamlığı sırasında da 28.10.1938 tarihinde Dâhiliye Vekâleti’nce Takdirname ile taltif edilmiştir.

                Tokat’ta görevi yaptığı süre içinde ülkemizde 1954 ve 1957 yıllarında iki milletvekili genel seçimi yapılmıştır. Tokat’ta 1950 seçimlerinde DP:8, CHP:1; 1954 Seçimlerinde DP:9 milletvekili, 1957 seçimlerinde CHP:10 milletvekili çıkarmıştır. Bu değişken tablo mülki ve mahalli yöneticilere de dolaylı da olsa sıkıntılar yaşamışlardır. Siyasi parti genel başkanlarının seçim propagandaları ve diğer ziyaretlerinde de maalesef beklenmeyen hadiseler meydana gelmiştir.

                Biz, Fazıl Kaftanoğlu’nun makamda bulunduğu yedi yıl içerisindeki önemli icraatlardan bazılarını sıralayalım.

                -İnşasına 1950 yılında başlanılan 1954 yılında Niksar-Reşadiye yolu ve Dokuzdolambaçlar 1.2.köprüsü tamamlanarak hizmete açılmıştır.

                -1954 yılında  DSİ  72.Şube Başmühendisliği  açılarak özellikle sağ sahil sulama kanallarına ilaveler yapılmıştır. Ayrıca Gümenek Parkı’nın yapımına başlanılmıştır.

                -1957 yılında Kelkit Irmağı üzerine Reşadiye Köprüsü inşasına başlanarak 1958 yılında bitirilmiştir.

                -1957 yılında Almus Barajı’nın ilk temel atma töreni gerçekleştirilmiş, Cumhurbaşkanı Celal BAYAR Tokat’a gelmiştir.(Ancak Almus Baraj temel atma  törenine iştirak etmemiştir)İnşaatına iki yıl ara verilmiş 1959 yılında devam edilmiştir.

                -1956 yılında temeli atılan hükümet konağı 1958 yılında tamamlanmıştır.

                -1953-1954 Öğretim yılında Tokat İmam Hatip Lisesi eğitime başlamıştır.

                -Tokat Öğretmen Okulu inşasına başlanılmıştır.

                -Zile Atatürk İlkokulu’nun 29 Mayıs 1959’ta temeli atılmıştır.

                -Kümbet Mahallesi 1959 yılında kurulan kooperatif kanalıyla şehrin modern bir semti olarak inşa edilmiştir.

Ve o döneme ait bazı gazete haberlerini ve başlıklarını verelim:

                TOKAT VALİSİNE KİFAYETSİZLİK REYİ VERİLDİ (10.12.1958 tarihli Milliyet Gazetesi)

Tokat İl İdare Meclisi dün yaptığı toplantıda Tokat Valisi Fazıl Kaftanoğlu hakkında kifayetsizlik reyi verilmiştir.

Vali lehinde bir aza rey vermiştir. Durum Dâhiliye Vekâletine ve DP Genel Merkezi’ne bildirilmiştir. Kararla ilgili olarak valinin bugün Ankara’ya gitmesi muhtemeldir.

**

                ZİLE ŞAFAK GAZETESİ  ( 16 Ekim 1958)

İsmet İnönü Sivas üzerinden Tokat’a gelecek ve Zile’ye geçecektir. Vali Fazıl KAFTANOĞLU, Tokat CHP İl Başkanı İhsan Toker’e isteklerini bildirir. Buna göre:

-İsmet Paşa'yı yalnız İdare Heyeti azaları ile milletvekilleri karşılayacaktır.

-Karşılamadaki otomobil  sayısı  3-4’ü geçmeyecektir.

-Otomobillere Türk Bayrağı yerine parti forsları takılacaktır.

-Halkın heyete tezahüratına izin verilmeyecektir.

**

Aynı gazetenin 18 Ekim 1958 tarihli manşet haberi:

CHP Başkanı İsmet İnönü dün şehrimize geldi.

Beraberinde bulunan Tokat milletvekillerinden bazıları Toplantı ve Yürüyüş Kanununa Muhalif Olarak Hadise Çıkardılar.

Sayın Valimiz Fazıl Kaftanoğlu Beraberinde Emniyet Müdürü Olduğu Halde Gece şehrimize gelerek Gerekli Tahkikatta bulundular.

                Demokrat Turhal Gazetesi:

Valimiz  Ankara’dan geldi. Tokat’a ait bazı mevzuları görüşmek üzere bir hafta evvel Ankara’ya gelmiş bulunan Valimiz Fazıl Kaftanoğlu Ankara’dan dönmüştür.

**

                Demokrat Turhal Gazetesi:

Hükümet Konağının Temeli Atıldı

23 Haziran 1956 Cumartesi Günü saat 17.00’de büyük bir merasimle hükümet konağının temeli atıldı.

Merasime Belediye Bandosunun çaldığı İstiklal Marşı ile başlanıldı. Kurban kesiminden sonra Nafia Müdürü  Halil Talay ve Vali Fazıl Kaftanoğlu  kısa fakat o nispete de veciz bir konuşma yaparak hayırlara vesile olsun dileğiyle temele  ilk harcı atmıştır. İhale bedeli 403 700 liradır.

**

                Vali Fazıl Kaftanoğlu Özel İdare yardımlarının nasıl sağlanıp, köylüye intikal ettirildiğine dair Ziraat Müdürlüğü yetkilerine  bir rapor  hazırlattırır.Biz bu rapordan günümüze de örnek olması bakımından bazı maddelerini alalım.

                REŞADİYE ARICILIĞI HAKKINDA RAPOR:

"İşbu rapor, Sayın Tokat Valisi Fazıl Kaftanoğlu’nun Reşadiye bölgesindeki tetkik gezileri esnasında Reşadiye köylüsünün kalkınmasında Fenni Arıcılığın büyük rol oynayacağına işaretle, bu husustaki istek ve mütalaalarımızın bildirilmesine emirleri üzerine hazırlanmıştır.’’

1 – Reşadiye kazasının arıcılığa elverişlilik derecesi:

                İlçe arazisi 400 metre irtifaındaki Kelkit vadisinden itibaren, 1800 metre irtifaındaki köylere kadar yer yer ayrı özellikler ve mikro klimalar (küçük iklim bölgeleri) arz etmektedir. Kazanın, bu rakamları arasındaki çiğdem ve menekşe dolu yemyeşil yamaçları, bol sulu vadileri ve 8 ağacı 100 kilo bal veren ıhlamur dolu ormanları, hassaten ziraatı yapılmış hissini veren vasi miktardaki Ballı Babalı tarla ve tepecikleri, kekik dolu kırları, bol çiçekli yaylaları ve arıların süratle üremesine pek elverişli geçen ilkbaharı ile Anadolu’da arıcılığa en müsait olan bölgelerde biridir.

2 – Reşadiye köylüsünün kalkınmasında arıcılığın kısaca önemi:

                Ziraatın türlü şubeleri içerisinde en az emek ve masrafa mukabil en çok kar getiren, köylünün diğer meşgalelerini sekteye uğratmayan, Reşadiye gibi arıcılığa elverişli olan yerlerde başlı başına bir geçim vasıtası olabilen Fenni Arıcılık, kazamız köylüsünün kalkınmasına refaha kavuşmasına pek büyük bir destek olacaktır.

                Senelerin ortalaması olarak Reşadiye kazası yılda 10.000 ton buğday istihsal etmektedir. Yegâne sermayesi verimsiz tarlası, tohumu, çift – çubuğu, karısı ve çocuğu ile bütün sene boyunca çalışarak istihsal ettiği bu miktar buğdayın değeri azdır ve ancak kendi yemeklik ve tohumluk ihtiyacını zor karşılayabilmektedir.

- Yaz aylarında arıcılık müsabakaları tertip ederek en iyi çalışan ve muhitine örnek olan arıcı ve öğretmenleri maddeten ve manen mükâfatlandırmak.

-Netice ve Kanaat:

                Hükümetimizin ana prensibi olan köylünün kalkınması mevzuunda, Reşadiye için en büyük rolü oynayacağına kuvvetle kani bulunan Fenni Arıcılığın kalkınması için başta sayın valimiz ve köylünün kalkınmasıyla ilgili diğer idare büyüklerimizin teşvik ve yardımlarıyla pek kısa zamanda kazamızda faydalı ve verimli bir netice alınacağına, bu mevzuda Reşadiye’deki çalışmaların ve alınacak sonuçların mücavir il ve ilçelere de örnek olabileceğini arz ederim.

**

Zile olayları TBMM’de de gündeme gelmiş, meclis kürsüsünde bu konuda konuşmalar yapılmıştır.Tutanaklardan kısa bir bölüm aktaralım:

                “Zile olaylarını tahkik için başka yerden tâyin edilmiş olan müddeiumumî muavini gelmiş, vazifeye başlamış. O da yetmiyormuş gibi Sinop'tan yeni müddeiumumî gelmiş, dört müddeiumumî Zile gibi bir kazada toplanıyor, öbür tarafta Turhal gibi bir kaza da müddeiumumîsiz kalıyor. Tokat Müddeiumumîsi işe başlamıyor, bu bulaşık işe âlet olmamak için gelen bu arkadaşlar vazife kabul etmiyorlar. işte bu hava içinde yaptırılan tahkikat sonuna göre dâva açılıyor, ve arkadaşlarımız beraat ediyor. Tevfik Kurma ve Fazıl Kaftanoğlu Beyler vekillerine yaranacaklar diye bu millet mahkemelerde süründürülemez. Siz niçin buna tahammül edemiyorsunuz?... Biraz evvel burada bir tahkikat açmakla şerefle mi oynayalım, dediniz. Hayır. Tahkikat açmak şerefle oynamak değildir. Tahkikat açılan insan şerefsiz olmaz. Siz bundan dört sene evvel vekilleriniz hakkında tahkikat açtınız, onlar şerefsiz mi oldular, hayır. Onları tekrar vekil yaptınız. Şimdi siz burada Meclis murakabesinden kaçarken orada zavallı insanlar hürriyetlerinin tehdit edildiği bir tarafa günlerce mahkeme koridorlarında süründürülüyor, mahkeme huzurunda ifadeleri alınıyor, karakollarda günlerce bekletiliyor ve nihayet hepsi beraat ediyor.

                Beraat etmeyenler hakkında da müddeiumumî âdemi takip kararı (takipsizlik)veriyor. İşte kararların hepsi burada.  Beraat kararlarının, âdemi takip kararlarının hepsi burada Namık Bey. Fakat bunun yanında bir şey daha var. Kaymakama, siz hâdiseyi yanlış aksettiriyorsunuz, yanlış anlatıyorsunuz diyoruz ve yüzlerce Zilelinin imzasını taşıyan zabıt varakasını takdim ediyoruz. Ses yok... Ondan sonra hürriyetlerinden mahrum edilen ve sonra, beraat eden veya âdemi takip kararı alan Vatandaşlar, teker teker, şahit göstererek, delil göstererek kaymakamı şikâyet için müddeiumumîye gidiyorlar. Ses yok. Müddeiumumî, kaymakama, isnat edilen suçların vazife sırasında vuku bulmuş olması sebebiyle idari makamlar tarafından lüzumu muhakeme kararı ile takibat yapılacağına karar veriyor. Fakat idari makamlarınız harekete geçirilmiyor. Orada insanlar dövüldüğü, orada insanlara sövüldüğü ve oradaki insanlar yaralandığı, göz yaşartıcı bombalar atıldığı halde idari makamlar harekete geçmiyor. Dâhiliye Vekili bu işi o kadar benimsemiş ki, bizzat kendisi, Başvekile yanlış malûmat veriyor.

                Başvekil iki gün sonra Uşak'ta söylediği nutukta Zile hâdiselerinden, Zile'de birtakım insanların kanunları çiğnediğinden, bombaların atıldığından bahsediyor. Bunu fırsat gibi ele geçiren Menderes, «Fakat öğrendik ki, diyor göz yaşartıcı bombalar onların iktidarı zamanında Zile'ye gönderilmiştir.» Bunu bir an için kabul ediyorum. Bizim iktidarımız zamanında belki bir eşkıyaya, belki bir soysuza karşı kullanılmak için gönderildi. Ama bir gün atılmadı. Sırf bir millî kahramanı görmek, elini öpmek için gelen masum vatandaşlara atılmadı arkadaşlar. Biz göndermiş olsak bile siz kötü maksadınız için kullandınız.

Fakat arkadaşlar, Namık Gedik'in (İçişleri Bakanı)huyu budur. Buraya çıkar, seçimlerin hemen akabinde 5'nci Menderes Kabinesinin programının müzakeresi sırasında Gaziantep'i benden sorunuz, diye buraya fırladığı gibi fırlar. Mahkemelerin ne söyleyeceğini beklemeden konuşur. Ne oldu, hepsi beraat ettiler. İşte bu itibarla, bu hâdise ile de, Namık Gedik yakından alâkalıdır. Arkadaşlar; şimdi takririn mahiyeti malûm. Tüzüğün  177'nci maddesi, Meclis tahkikatı faslında mütalâa ediliyor. Ama 176. maddesinde, Meclis tahkikatı biter; ondan sonra, 177'nci madde, yani bir mebusun; soru, gensoru veya hususi mahiyette, bilgi edinemeyeceği mevzularda, Meclisten rica eder ve memlekette cereyan etmiş olan bir hâdise hakkında, bir mesele hakkında, bir mebus olarak veya mebuslar olarak bu meselede hakikati öğrenemiyoruz, öğrenmek istiyoruz, bize hakem olunuz der.”