FATİH ÇELİK İLE RÖPORTAJ

Yazar Fatih Çelik: “İçinizdekileri kâğıda dökmek istediğinizde kâğıt sizi yargılamaz, kınamaz, sadece dinler. Gerçek bir dost gibi, bir arkadaş gibi...”

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

FATİH ÇELİK -Öncelikle zatıma bu şansı verdiğiniz için teşekkür ederim. İsmim Fatih Çelik, 1988 Erzurum doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Aydın iline bağlı Nazilli ilçesinde tamamladım. Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümünden 2012 de mezun oldum. Bir dönem Nazilli Devlet Hastanesinde memur olarak görev yaptıktan sonra 2014 den bu yana mesleğimin ifasını Aydın da yapmaya devam etmekteyim.

SORU- Yazmaya ne zaman başladınız? Yazmaya başlama hikâyenizi anlatır mısınız?

FATİH ÇELİK- Yazmaya olan ilgim ortaokul yıllarından beri vardı. Türkçe sınavlarındaki kompozisyonlarda hep güzel yazılar yazmaktaydım. Türkçe Öğretmenim Emsal Olgen, benim ileride Türkçe öğretmeni olacağımı söylemişti. Onu mahcup etmediğim için de ayrıca sevinçliyim. Lisede de yazmaya devam ettim. Yazmak gibi bir sanata insan bağlandığı vakit vazgeçmesi kolay olmuyor açıkçası.

SORU- İlk kitabınızı çıkarma hikâyenizi bizimle paylaşır mısınız?

FATİH ÇELİK-İlk kitabımı çıkarmayı düşündüğüm zaman üniversite dönemi oldu. Çok sevdiğim bir yazarımızın kitaplarını liseden beri hep okurdum. Üniversiteye kadar da şiir ve denemelerim vardı ufak çapta. Ardından üniversitenin ilk dönemlerinde “Kızıl Gelinlik” adında bir eser ortaya koymaya çalıştım. Fakat tekrar okuyunca yeteri kadar iyi olmadığını fark ettim. Bu hadisenin gerçek mana da bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyduğunu düşünerek çeşitli araştırmalardan sonra kendimi hazır hissederek 2012 yılının ortalarında başlayarak 2015 başında zorlu bir süreçten sonra eserimi elime aldım. İlk baskısını kendi imkânlarım ile çıkarıp tüketmeyi başardım. 3 Aralık 2015 de Sayın Cumhurbaşkanımıza eserimizi Beştepe deki davette imzalayıp takdim ettikten sonra fuarlar ve üniversitelerden söyleşi davetleri alınca eserimiz yeniden basılması kolaylaştı.  Biraz önce de bahsettiğim gibi kitabın yazılışı da çıkarılması da hiç ama hiç kolay değil eserinize sahip çıkmalı ardında durmalısınız. Yazmak için asla yazmamak gerek. Çünkü diğer türlü bu kelam israfından başka bir şey olmaz.

SORU- Şimdi gençler okumadan yazmak ve hemen şöhretli yazar olmak istiyor. Bu konuda neler anlatacaksınız?

FATİH ÇELİK- Evet, aslında bu sadece yazı hayatı için değil gençlerin her konuda kısa yoldan bir şeyler kazanma arzusundan kaynaklanıyor. Lakin yazmak bir sanattır. Bir denemeye, bir şiire hâkim olan o duyguyu yansıtamazsanız asla yazdığınızdan bir şey anlamazsınız. Tanpınar, Beş Şehri, Akif Çanakkale yi, Tarancı, Otuz Beş Yaş ı yazarken söz gelimi hep yaşadıklarını sayfalara resmetmeyi başarmıştır. Yazmayı bir madde kapısı olarak görmek en büyük yanlış olacaktır. Bu bir gönül işidir. Asıl maksat gönüllerde hoş bir seda bırakmaktır.

SORU- Yeni kitap çalışmalarınız neler?

FATİH ÇELİK- Evet, ilk kitabım “Çığlık”ın yanı sıra 2 yılı aşkın süredir devam ettiğim “Nefes” adlı roman türündeki eserimi tamamlamak üzereyim. Lal i Aşk adında bir hikâye kitabımın çalışmasını yine bitirmek üzereyim. Farklı dönemlere ait yürekte izler bırakan farklı hikâyeleri bir arada topladım. Şiir ve denemelerimi bir araya getirdiğim Damladan Deryaya adlı eserim de kitaplaşmak için bana göz kırpıyor.

SORU- Öğrencilerinize okumayı mı yoksa yazmayı mı daha çok  tavsiye ediyorsunuz. İyi bir roman nasıl olur sizce?

FATİH ÇELİK- Öğrencilerime bir Türkçeci olarak dil bilgisinden ziyade okumalarını ve yazmalarını tavsiye ediyorum. İnsanın günümüzde en büyük noksanlığı kendisini ifade de zorlanmasıdır. Kendisini ifade edemeyen birey, ne duygularını, ne isteklerini ne de hayallerini anlatabilir. Akademik anlamda da tüm derslerin soru köklerini anlayamadıktan sonra çözüm olanaksızdır. İyi bir romanda farklı bir kurgunun olması bence ziyadesiyle önemlidir. Okuyucu kitabı eline aldığı vakit ben buna benzer bir şey okumuştum dememelidir. Kurgu da özgün olduktan sonra olay akışı ve olaylar arasındaki bağlantı muhakkak sağlam olmalıdır ve ana karakterin okuyucu da güzel anlamda etki bırakması da elzemdir.

SORU-Yazmak mı zor yayınlamak mı?

FATİH ÇELİK-Yazmak da yayınlamak da bahsettiğim gibi zor meşgalelerdir. Evvela büyük beklentiler içerisinde bu yola adım atılırsa sükût u hayale uğramak kaçınılmazdır. Edebiyat, sanatların içerisinde farklı bir yere haizdir. Bir kere gönüllerin bam teline dokunursunuz. Bunu farklı bir sanatta ifa etmek zordur. Bir simadaki sevince hüzne ortak olursunuz. İçinizdekileri kâğıda dökmek istediğinizde kâğıt sizi yargılamaz, kınamaz, sadece dinler. Gerçek bir dost gibi, bir arkadaş gibi...

Vaktinizi bana ayırdığınız için teşekkür ederim saygılar sunarım...