KOSGEB KREDİLERİ KİMLERE PEŞKEŞ ÇEKİLDİ

KOSGEB KREDİLERİ

KİMLERE PEŞKEŞ ÇEKİLDİ

                Ülkemizin zenginlikleri bitip tünecek gibi değil, tabii yağmacılar, hırsızlar, talancılar ve leş kargaları gibi ekonomik varlıklarımızın üzerine çökenler olmasa…  Doğrusu son bir haftadır, organize sanayi esnafına, gittim geldim. Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Moraller bozulmuş, dükkânlar boş, kimsenin iş yapmaya eli varmıyor.

                Sordum soruşturdum.

                Çoğu ”Biz devletimizden de hükümetimizden şikâyetçi değiliz. Ancak ülkenin ekonomik gücünün eşit şekilde dağılmayışı, devlet tarafından verilen kredilerin hak edenlere değil, eş dost, akraba, gerdanı sarkmış, ensesi kalın insanlara verilmiş olmasından son derece mustaribiz!” diyorlar.         Yalnız Tokat’ta değil İstanbul’da da, Ankara’da da buna benzer şikâyetler duymuştum. Büyük şehirlere pek aldırmamıştım. Fakat iş kendi şehrimin insanına gelince bir tuhaf oluyorsun.

Cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın;  genç işletmeciler, kadınlarımız ve küçük esnafımızın gelişip büyümesi için ortaya koyduğu kredilerin kimlere gittiğini duyunca doğrusu son derece üzüldüm. Ortada büyük bir haksızlık, belki de yolsuzluk var.

                Bahar başında dağıtılan faizsiz 50 000 bin liralık kredileri hak edenlere dahi kredi vermeyen anlayışı; ülkenin her yerindeki esnaf telin ettiği gibi, şehrimizin esnafı da telin ediyor. Trilyonluk işletmelere bu para sorgusuz sualsiz tahsis edilirken, küçük işletmelerin belinin doğrulması, işlerini yola sokması için bir türlü verilmiyor.  Üstelik bu tür toplantılara katılanlara zaman zaman hakaret de edildiği oluyor.

                KOSGEB’de 12 işletmeci neden dükkânlarını boşalttı, çekip gitti? Onların dertlerini dinlemekten, çözüm üretmekten aciz olan yöneticilerin hala orada ne işi var? İçerdeki esnafa Pazar bulma, işlerini kolaylaştırma açısından yardımcı olmayan, sadece koltuk dolduranların hem şehrimize, hem de ülke ekonomisine büyük zararı olduğu unutulmasın

                Reşadiye Kaplıca işletmelerine verilen 50 bin+50 bin TL kredi hangi gerekçe ile veriliyorsa; Sanayi ve Organize sanayindeki herhangi bir esnafa aynı şartlarda verilmeliydi. Fakat bu işin raconu galiba birilerinin kulu kölesi olmak, birilerimin arkadaşı akrabası olmak, ya da siyasilere yakın olmaktan geçiyor. Belediyedeki ihalelerin, özel idare ihalelerinin hemen hemen aynı kişilere veya onların yakın tanıdık bildiklerinde kalması da bir başka sıkıntıyı gündeme getiriyor.

                İŞGEM Projelerinde de, durum bundan farklı değil.  Bazı Avrupa Birliği- Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ortak projelerinde de benzer sıkıntılar gündeme geliyor.   Kurum adı vermek istemiyorum fakat Organize Sanayi tarafında Avrupa Birliği- Türkiye Cumhuriyeti iş birliği işle yapılan “ Kadınlar İşte” sosyal projesine onlarca kadın müracaat etti. Bu projede, kadınlar için kursalar açılacak, yemek, servis temim edileceği gibi her kursiyere de belli bir maaş verilmesi bahis konusuydu. Kursiyerlerin şahsına para yatılacak kartların sorumlu müdür tarafından toplanıp bugüne kadar kursiyerlere tek bir maaş ödenmemesinin gerekçesini kim izah edebilir?

                Hayır, işler hiç de iyi gitmiyor. Üç beş kendini bilmez yüzünde halkın ve esnafın morali bozuluyor. On binler, yüz binler, büyük şehirlerde milyonlar, iş beklerken, aş beklerken;  devletlin imkânlarının birilerinin birilerine peşkeş çekmesi, yenilir yutulur lokma değil…  Devletin kredilerini güle oynaya, hatta meze masalarında alanlar, müdürlere teşekkür etmek için geldiklerinde yeni krediler için, yeni dostluklar kurmaktan da geri kalmıyorlar. Sanki kredi dağıtan kurumların müdürleriyle, kredi alanlar arasında bir çıkar ilişkisi var gibi… Olmasa da bunlar düşünülüyor, esnafın içinde bunlar dile getiriliyor.

                Bütün bunlardan benim bir çıkarım olduğunu düşünenler varsa iftira ederler. Ben iftira etmiyorum. Olanları ve esnaf arasında söylenenleri yazdım. Bir vatandaş olarak duyarlı olmak yetkileri uyarmak görevim. Milletin uyumadığını herkesin her şeyi bildiğini ve bir tarafa yazdığını unutmasınlar.

Yetkililerden tek ricam var. Küçük esnafı koruyup kollasınlar. Devletin verdiği kredileri, kimler hangi şartlarda aldı, bu kredileri nerelerde kullandılar, ekonomiye ne tür katkıları oldu, kaç kişilik yeni istihdam meydana getirdiler? Bütün bunlar sorgulansın…

Yoksa sonucu düşünmek bile istemiyorum.

 

MEHMET EMİN ULU