ÇÖPÜ BURAYA AT

Gazeteler yazıyor. Hem de fotoğrafıyla beraber. Almanya’da çöp kutusunun üzerine büyük harflerle “ÇÖPÜ BURAYA AT, MEHMET” yazmışlar. Mehmet, Türkler olarak bizim göbek adımızdır. Onun için olmalı. Askerimize Mehmet, ya da Mehmetçik deriz. Bu bakımdan çöp kutusuna yazılan bu uyarıdan alındık ve üzüldük. Almanya’da bizden başka hayli yabancılar yaşıyor. Neden sade MEHMET? Sonra Mehmet yeni mi başlamış Almanya’da yaşamaya uyarının zamanı manidar gibi geldi bana. Kıskançlık ya da bağımsızlık benzeri kavramlar olmasın sakın...

Ama dönüp bakınca milletçe aşağılanmak diye algıladığımız uyarı tamamen haksızdır mıdır? Arkadaşım anlatmıştı:

-Fransa’da ateşe iken eşim ziyaretime gelmişti. Arabamla gezmeye götürdüm. Yolda yeriz diye muz almıştım. Baktım eşim muzu soydu kabuğunu pencereden atmaya yeltenince hemen mani oldum. Kabukları bir poşette biriktirmesini, inince bir çöp kutusuna atmasını rica ettim. Gittiğimiz yerde yakında çöp kutusu göremeyen eşim, poşeti aracımın tekerinin dibine bırakıvermiş. “Mösyö mösyö!” diye bir ses duydum. Bana seslenen zat, önce poşeti, sonra çöp kutusunu işaret ediyordu. Utancımdan ne hale geldiğimi tahmin edersiniz...

Yine rahmetli Cihan öğretmen anlatmıştı:

—Çorum’da bir parkta oturuyoruz eşimle. Yan masaya ellerine kocaman bir çekirdek poşetiyle gençler geldi. Biz, masanın çekirdek kabuklarıyla dolacağını tahmin ederken onlar, masaya boydan boya bir gazete yaydılar. Atıklarını biriktirdikleri gazeteyi katlayıp çöpe attılar. Biz, tahminimizden utandık.

G.O. P. Stadının tozlu parkurunda sağlık yürüyüşü yapanlar, kullandıkları kâğıt mendilleri, suyunu içtikleri pet şişeleri “Nerde trak, orda bırak” hesabı bulundukları yere atıverirlerdi. Sevgili dostum emekli öğretmen Mehmet Tapar, ileri yaşına rağmen onları bir, bir toplayıp poşete ata, ata yürüyüşçüleri utandırdı da şimdi o kadar atık görünmüyor çok şükür.

Ne var ki bu sabah staddan evimize dönerken Almanların yaptığı edepsizliği konuşuyorduk. Gündeme göre dikkatimiz daha çok yöneldi kaldırımlara. Temizlik görevlilerinin henüz mesaiye başlamadığı saatte neler atılmamış ki, bir çit eski çorap, mısır koçanı ve somakları, yarım üzüm salkımı, ısırılmış armut artığı, içi boşaldıktan sonra sıkılarak deforme edilmiş boş pet şişeler, öbek, öbek çekirdek kabukları… Elimizde bir poşet olmadığına hayıflandık. Hiç olmazsa çöplerin irisini toplardık, diye.

Almanlara kızıyoruz ama sabahın erken saatinde temizlik görevlilerin işbaşı yapmalarından önceki kaldırımlarımızın görüntüsü bu. “Temizlik görevlilerinin işi ne, toplasınlar” diye düşünenler olabilir. Onlar yine işini yapsın ama biz da atıklarımızı çöpe atarak onlara yardım etsek kötü mü olur?

Acaba bu yazıyı da “Ülkemizi kötü gösteriyorlar, turistlere” diye yorumlayanlar olur mu ki… Elin Alman’ına kızacağımıza kendimize çekidüzen versek daha iyi olmaz mı?