600 EVLER'E ERKEN TEŞHİS

Bizde âdettendir.  Bir yerlerde tedbirler almamız için öncelikle hatırı sayılır birkaç olayın olmasını bekleriz. Küçük uyarıcı olaylar bizim harekete geçmemiz için etkili olmaz. Bu tavır, memleketin dört bir köşesinde aynıdır. Haberlerde sık sık görüyoruz. Ölümlü bir kaza gerçekleşmeden ne bir tedbir alınıyor ne de halk duyarlılığını ortaya koyup tepkisini gösterebiliyor.

            Evlerinin yakınındaki kuyuyu aylarca görenler, ancak oraya bir çocuk düşüp de can verdiğinde “ Nerde bu yetkililer, niye tedbir alınmadı?” diyerek veryansın ediyorlar. Aynı şekilde kontrolsüz bir kavşaktan sürekli gelip geçen vatandaşlar seslerini pek çıkarmıyorlar da orada ölümlü kazalar olmaya başlayınca sesler yükselmeye başlıyor. Yani, iş işten geçtikten sonra, ocaklara ateş düştükten sonra.

            Yeşilbağ İlköğretim Okulu’nun önünden çok sık geçiyorum. Orada bir üst geçit olması da beni son derece mutlu ediyor. Geçenlerde dikkat ettim, üst geçitte bir isim yazılı. Sordum, oradan geçerken ölen bir öğrencinin adıymış. Yani bir can kaybetmişiz ve oraya bir üst geçit yapma fikri ancak o zaman ortaya çıkmış. Ayrıca üst geçide öğrencinin adının verilmesi de bana çok iç burkucu geldi. Oradan geçen arkadaşları, aileleri her zaman o elim olayı hatırlayacak. Talihsiz bir seçim olmuş. Tokat’ta zaten mekânlara isim verme konusundaki sıkıntımı bu köşeden sık sık dile getiriyordum, bir örnek daha görmüş oldum.

            Asıl konuma dönmek istiyorum. Bu öğretim yılında 600 Evler İlköğretim Okulu ile Arif Nihat Asya Lisesi yer değiştirdi. İlköğretimin eski yeri biraz yukarılarda olduğu için ve genelde o mahallenin çocukları o okula gittiği için tehlike bu kadar büyük boyutta değildi. Şimdi yön değişti, okul aşağı indi, öğrencilerin büyük bir kısmı okula gelmek için çok işlek bir caddeden geçmek zorundalar. Hem de Malyakası mevkiindeki yokuştan bütün hızını almış arabaları gözeterek. Öğrencilerin en sık kullandığı yer, bir dört yol niteliğinde. Ne kadar telkinde bulunulsa da çocuk her zaman çocuktur. Aklına gelen ilk yolu tercih etmek istiyor.

            Çocukların kullandığı bu dört yolda şükür ki hiçbir olay meydana gelmedi. Tabii ki tedbirleri dualarla almak yeterli olmuyor. O kavşakta şimdilik hiçbir uyarı işareti yok. O bölgede okul olduğuna dair tabela yok ve öğrencilerin geçmeleri için yaya geçidi de bulunmuyor. Tehlike büyük. Bunun şimdilik aileler ve okul personeli farkında. En kısa zamanda tedbirler alınmazsa bütün Tokat tehlikeyi fark edecek.

            Örneğin, Yeşilırmak İlköğretim Okulu da işlek bir cadde kenarında. Dikkat ediyorum, okul çıkış saatlerinde bir trafik polisi çocuklara ve araçlara rehberlik yapıyor ve trafik güvenliğini sağlıyor. Çok faydalı bir tedbir.  Yaya geçici de bulunan bölgede trafik polisinin olması tedbiri daha da arttırıyor. Ne yazık ki Tokat’taki şoförlerde yaya geçicinden geçen insanlara yol vermek gibi bir nezaket (!) kuralı yok. Yaya geçicinde bekleyip de bir fırsat bulan kendini karşıya bir solukta atıyor.

            Okulların daha yeni başladığı bu dönemde alınacak köklü tedbirler, yaşanacak acı olayların önünü kesecektir. İş işten geçtikten sonra bir şeyler yapmak ancak insanlara büyük acı verir, o kadar. Kavşaklara, üst geçitlere acı kayıpların adını vermeyi beklemeden en kısa sürede bir şeyler yapmak için kolları sıvamak gerek.  Kazasız, sağlıklı günler yaşamak hepimizin hakkı. Yeter ki bazı şeyler için geç olmasın.