Can yakanın da yanacaktır bir gün canı…

İki haftalık izin günlerimin ardından, bayram tatili de eklendi o yüzden haftalık yazılarıma biraz ara vermiştim. Dönüşüm muhteşem olsun isterdim ama maalesef olmadı. Çünkü keyifli bir yazı yazmak isterdim. Ben kolay kolay gündemdeki olayları, yaşanılanları illa yazacağım diye kendimi kasmıyorum. Bazen yazılarımı okuyanlardan yorumlar alıyorum. Şu olmuştu, bu olmuştu, onu da yazdın mı, bunu da yazdın mı? Hayır yazmadım… Ben yazı yazarken kendimi gündemi takip etmek için kasmaktansa, aklıma gelen ilk şeyi yazıya dökmek isteyenlerdenim. Fakat şuan ki durum biraz farklı.

Gündem ARAKAN…

Orada katliam varken bu acıyı paylaşmamak, acımızı dile getirmemek mümkün olmuyor. Eğer televizyonlarda bu katliam, vahşet haberleri yapılmasaydı, şahsen ben Arakan nedir, nerededir bilmiyordum. Burman sınırları içinde bir bölgenin adı olan Arakan’da Müslümanlar yaşıyormuş. İşte en büyük mesele de burada… Orada Müslümanlar var.  Ve şuan o Müslümanlar dünyada eşi ve benzeri görülmemiş işkence yöntemleri ile katlediliyorlar. Orada yaşayanların tek suçları Müslüman olmak. Ve onlar orda onca acıyı yaşarken uzaktan ettiğimiz offf, tühhh, vaahhhlar çare olmuyor ki yaralarına… Hadi izle de dayan o masum kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden insanlara yapılan işkencelere. Yürek dayanmaz, ama elden de hiçbir şey gelmez. Uzaktan yapılan dua dan başka… Ve bunun üzerine sosyal paylaşım sitesinde okuduğum yazıyı paylaşmak istiyorum…

Kalmasın Allahım, ne kötülüklerin yaptıkları yanına, ne de senin adaletine sarılanların umutları yarına… Ne bir serçenin yuvası bozulsun taş ile, ne de bir masum kalsın gözünde ki yaş ile… Ne iyilerin bahtına bu dünyada yalnızlık düşsün, ne de iyi niyetlerinden dolayı acı çekenler artık şu hayata küssün. Biliriz ki Sen; sadece sana başını öne eğenleri yarı yolda bırakmazsın. Biz yolun yorgun yolcularıyız Allah’ım... Bizlere güç ver, sabır ver, üzerimizden merhametin ve şefkatin ne olur hiç eksik olmasın… (Amin)