Engelli övgü değil destek bekliyor

                                             Engelli övgü değil destek bekliyor

Ağzımıza geleni söylemek kolaydır.

Çünkü ağzı olan konuşur.

Bu yüzden vaat etmeyi, konuşmayı severiz. “çok laf yalansız, çok mal haramsız” sözünü hatırlamadan konuşuruz. Düşünmeden konuştuğumuzdan konuştuğumuzu da hemen unuturuz. Bunda bizli konuşmam toplumu ifade ediyor. Yani hepimiz düşünmeden konuştuğumuz içinde unutuyoruz. Unuttuğumuzdan da yarın biri karşımıza çıkıp bunu hatırlatınca hemen inkâr ediyoruz. Muhatabımız tabi bunu unutmuyor. Bize güveni sarsılıyor. Sonra bunlar başka sorunları da beraberinde getiriyor. Özellikle engelli olan ama unutmayan insanları yalanlamayı seviyoruz toplum olarak. Gerçi sözde kabullenmesek de bu.  Yaşlı olanı genelde dikkate almıyoruz. “engelli unutmuştur, yaşlı unutmuştur” diye düşünüyoruz.

Engelli ile karşılaşınca bol vaat de bulunuyoruz. “Hele kitabını çıkar destekleriz” diyoruz ama çıkınca parasını vermeden almak istiyoruz. Ya da engellinin adını kullanarak duygu sömürüsü yaparak “onu çok seviyoruz” diyoruz. Sonra engellinin niye evi arabası yok diye küçümsüyoruz. Sonra üç kuruşluk engelli maaşı için “çok güzel maaşın var” derken kendimizin onun 3–5 misli maaşımız olduğunu unutuyoruz. Bunun adı insanlık, engelliye yardım oluyor. Ne yardım Yarabbi.

Engelli laf değil destek istiyor.

Engelli eserinin değerini manevi olarak ve maddi olarak görmek istiyor. Engellinin lafa karnı tok.

Ünlü yazarların kitaplarına desteğin yarısını bu toplum engelli yarların kitaplarına gösterse, resimlerine gösterse, ülkemizde fakir engelli kalmaz. Engelliye bir öğün yemek ısmarlayıp bir ömür başına kakmanın nimet olarak gösterenlerin olduğu bir toplumun manevi olarak gelişemediğini görmek insanı şaşırtmıyor. Engelli üniversitede mi okur? İnanamıyorum. Kitap mı yazar, resim mi yapar? Diye hayret etmek yerine engellilerin daha üretken olması için insanların biraz laf desteğini maddi desteğe çevirseler, hayat onlara daha rahat olacak.

Hep ibadeti ile övünen ama ibadetinin çokluğunun ahlakını güzelleştiremediğini görünce düşünmeyen toplumdan engelliye yardım beklenir mi?

 Hz. Muhammet “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” demişken ahlakının güzelleşip, güzelleşmediğini sorgulamayan toplumdan ne bekleyebiliriz ki?

Kitaplarımızın çok satmasını istediğini söyleyip, sonrada engelli yazardan hep kendisine kitap hediye etmesini isteyen ikiyüzlü insandan ne bekleyebiliriz ki. Sanki onlara kitap hediye edince onlarda engellinin kitabını tanıtınca yüz binler hemen sıraya girip engellinin kitabını okuyacak.

 

Zengin ama cimri toplumuz. Ama cimriliği kabullenemeyiz. Okumadığımızı kabul ederiz ama cahilliği kabullenmeyiz. Allah’ın ilk emri “Oku” dur ama önemsemeyiz. Okumamanın sonucu cehalettir ama cehaleti de kabul edemeyiz. Başımıza ne gelirse cehaletimizden gelir ama başımıza gelenleri hep başkalarından bulur, güzellikleri ise kimselere bırakmayız. Övgü samimi olmayınca sövgü haline geliyor. Engelliye artık laf yetiştirmeyi, onun dedikodusunu bırakıp destek olalım.