DUYGUSAL ANLAR…

İnsanın kendini bilgiye ulaştıracak yolları biliyor olması, hedefe ulaşmanın önemli basamaklarında rahatça yolunu buluyor anlamına gelir. Bilgiye ulaşmak başarıya yakın olmanın işaretidir. Geçmiş ile ilgili güne ulaşan ne varsa yarına yönlendirmek sağlıklı yola salmak güven duygusunu da zinde tutacaktır.

Okumak, yazmak ve sevgi kelimelerini bir araya getirdiğinizde kültür olgusuna ulaşıyor ve kendinizi rahat hissediyorsunuz diyebiliriz. Nefes alışlarınız değişir, sıkıntı ve stresi uzak tutmayı başardığınız anlamı taşır. Etrafa gülümsediğiniz dakikaları yaşarsınız. Her yaşta insanda olumlu izler bırakacağını bildiğiniz okumanın tatlı serinliğinde kendinize güven tazelersiniz.

Bütün nesillere ulaşmak, “okuma kültürü” adı altında sohbet tadında bilgi ve birikimlerinizi aktarıyor, dinleyicilerden aldıklarınızı da havuzda biriktiriyor olmanın rahatlığıyla günü tamamlıyorsunuz anlamındadır.

Yazma kültürünün zorluğunu ve vaktini yaşayanlar bilirler ki kelimeler etrafınızda dans eder de bir cümle kuramazsınız. Kelimeler yutkunur, her şey kendi halinde kontrolsüz kaderine doğru yürüme telaşındadır. .

Düşünme ve hayal kurma iradesiyle bilgisayarın başına kendinden emin olarak otursanız da bir türlü yazmaya başlayamazsınız. İşte o an masanızın üzerinde size gülümseyen bir kitap rahatlatacaktır. Okuma vaktidir.

Gözlerinizin önünde akıp gider sular, dere olur, çay olur, nehir olup denize ulaşır da siz halen Ağustos ortasında onca sıcağa rağmen serinleyip serinlememe de kararsız akarsuyun kenarında beklersiniz.

Adım adım, kulaç kulaç ilerleyişe çoktan hazırken, kalp ritminin ses verişindeki titreşimle kararsız kalır, matlaşmış yüzünüzü aynada dahi görmek istemezsiniz.

Hâlbuki başta Kelkit olmak üzere tanıdığınız onlarca nehir vardır. Hayatınızın her anında ve gönül coğrafyanızda size gülümseyen, sizi bekleyen ve dahi dalgalarıyla hasret türküleri söyleyen akıntılar.

Unutulmaz anları çok olanlar çabuk mu yorulur, yaşlanır, hastalanır, saçlarına aklar düşer benim gibi. Yoksa dünya hayatının tüm güzellikleriyle daima on dokuz yaş günleriyle mi hayata devam eder. Sanırım yaşamak, tutmak, dokunmak, gülümsemek ve biliyor olmak gerek.

Ömre bedel kalıntılar. Farklı akıntılar. Bugüne ve yarına olumlu katkısı olacaksa eyvallah! Yoracak, üzecekse işin çok zor demektir. Mutluluk ve şans, acı ve hasret, ilaç ve yara dünya hayatının var olan ve çoğu zaman yan yana yürüyen anlamlardır.

Şairler alıngandır. Duygusaldır. Kırılgandır. Kendimden biliyorum. Bir lokma ekmeği beş parçaya bölüp ikram eden yüreğin damarlarında pıhtılaşan mısralar sevgi üstünedir.

Bölüştükçe çoğalır. Dize olur, dörtlük olur, şiir olmak için sağlıklı bir şekilde yoluna devam eder.

Damla damla büyür, kulaç kulaç büyür, büyüdükçe sevgi çoğalır. Çoğaldıkça aşk ateşinde olgunlaşır. Vakit tamamsa, yanış kor halindeyse, gözde oluşan damlalarla bir oluyor, bütünleşiyorsa, her şey kendi halinde gülümseyecektir. Bu gülümseyiş ezelden ebede tatlı bir yürüyüşün tenden çıkışıdır.

 

10. 09.2017 /Ankara

Osman BAŞ